Feyza Özcan, Kader’e İman

Karısıyla her gün kavga etmekten usanmış bir bedendim artık. Eskileri unutsak da mutlu olamayacaktık. Uzun zamandır da hayatında başka bir herif vardı, adamın yolu bir gün terziye düşmüş, eşim o yüzü yontmuş istediği hale getirmişti. Aralarındaki bu ottan ilişki saçma sapan bir şekilde başlamıştı.
İstediği adamı kendi elleriyle var etmişti, mutluluğunu elinden almadım. Kendi istediğiyle defolup gitmesini bekliyordum.

Koparılan sayfa diğer bir sayfanın da kopmasına neden oluyordu, hayatımda bunun gibi zincirleme dökülüp devam ederken, rezilce bir istekle beklediğim bir anıma düştü Kader, sesimi çıkarmadım.

Henüz on dokuz yaşında öpüşmeyi beceremeyen dudaklar, çocukluk ve genç kızlık arasında sıkışıp kalmış o yüz beni yeniden hayata bağlamaya yetmişti.

Bunların hiçbiri olmasa da bedenim yine onu hayvanca bir açlıkla-açıklıkla isteyecekti.
Yine o; mikrop gibi bütün hücrelerime yayılacak, kanserli uzuvlarımla kaldığım yerden sevmeye devam edecektim.

Gizliden gizliye sevdiğim kadınlar yüzünden insan içine çıkmak istemiyordum. Sanki işlediğim bütün günahları insanlar bir şekilde anlıyor, bana o şekilde muamele ediyorlardı. İçimdeki dipsiz eziklik yüzünden başkalarına karşı hep mahcup oldum. Onlara vefa borcumu ödemek için kaçtıysam da kurtulamadım.

Çirkin adamlar üsluplarını güzelleştirerek hayata devam eder. Yazgının ara sokaklarından ana caddeye çıkmanın yolu budur. Ya tamamen yenik ya da az yenik. Ben az olanı tercih ettim.
Ve ceza sahasına rengi kestaneye çalan lüle saçlarından girdim. Çoğunun fark edemeyeceği sıradan bir güzelliğe sahipti.

Kader yine çıkıp gelmişti. Karşıma oturttum.
Kader, sana söylemek istediğim küfürler var. Artık defolup gitsen diyorum.
Bir yandan o herifin koynundan çıkıp bir yandan omzuma denk gelen saçlarını boynuma sürtmen dayanılmaz bir hal aldı. İnsan birinin omzunu öpmek istiyorsa onu öpmelidir, bunu uzatmanın bir anlamı yok.

İlk günden beri bana böyle değer vermene şaşırıp kaldım. Ben hiç böyle adam yerine konmadım Kader.

Doğdum mahvoldum. Büyürken, evlenirken, az önce mahvoldum mesela. Bir tek seni severken bu his azalır gibi oldu.

Gelecek kaderin ellerindedir, yani senin ellerinde. Mahvolacak bir çocuk dünyaya getirmek istiyorum yine de. İnan bunu tek başıma yapmam mümkün değil.

İman olan kalpte merhamet olur Kader. Dünyadan elimi eteğimi çektiğim sırada, ihmal ettiğim fıtratıma kamçı gibi ileri sürüldün. Etten kemikten bir sızı olarak dikildin karşıma. Ölmedim. Allah’ın zamanı gelince gerçekleştireceği bir kazaya iman ettim. O zaman da geldi.

Kader’in kollarını kucağıma alarak yatak odasına gittim.
Ellerini omzuma koydum.
Hala bana güven vermeyen ellerini yüzüme yasladım.
Ellerini göğsüme koydum. Ama yok.
Kader, bu ellerini kazaya kurban olsun diye mi kınaladın?

Kader’in kollarından sızan kan çarşafı kırmızıya boyamaya yetti. Gidip gözlerinden öptüm. Derisine sinen adamın kokusunu kazıdım vücudundan. Kader’in su içse gözükecek saydam damarlarını öptüm, ağzımı kana buladım.

Feyza Özcan
İZDİHAM

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın