Fatma Şengil Süzer, Yedi İklim Mayıs 2014’ten mısralar seçti

Fatma Şengil Süzer, O mısralar var ya.

 

-ben Abdullah
hikayesi yazılmış olan sarı çiçekler tarihinde
sizin de yok muydu bir zamanlar
bütün kalplerden ötede yok gibi kalan aşkınız

Seyfettin Ünlü
(Yedi İklim, Mayıs 2014)
Babam işte başka düşler başka soğuk
Odalar boyu keder yumağı
Borçlar bir dağdan iner gibi gece boyu
Amansız gıcırtılı fındık kurdu
Dilini ısırarak babam öyle uyanırdı

Özcan Ünlü
(Yedi İklim, Mayıs 2014)

 

bu sancı
bir yenilgiyi hafifletebilir mi?
bir zaferi taçlandırabilir mi
bu sancı?

Suavi Kemal Yazgıç
(Yedi İklim, Mayıs 2014)
Burası duvara sinmiş uykular evi
Oysa evin küçük kızı kaçıyor beşikten
Ve yatağını arayan sel kadar hırçın
Kalbur zamandan can aşırıyor gözkapakları
Belki farkında
Önce boynu düşecek dua durunca

Gökhan Serter
(Yedi İklim, Mayıs 2014)
savaş, barış ve huzur
hepsi aynı yanaktaydı ya
bir sen eksiktin, ay ışığı…

Serkan Doğan
(Yedi İklim, Mayıs 2014)

 

ben o yaşa ne zaman erdim öğüt ne zaman değdi dilime
beyaz bir yumak olarak dururken
kırçıl heybesinde bir ölünün

seni ellerinden tutup hangi söze çekiyorum şimdi
ve sen ne zaman soracaksın bunun hesabını
salıncakla sarkacın farkını ne zaman

Bahtiyar Aslan
(Yedi İklim, Mayıs 2014)
eğerek yüreğini meryemsiz kadınların
az geçmedi dünya
köşesine bir kız inceliğiyle

beni sürseydin ruhuna allık diye

Serdar Kacır
(Yedi İklim, Mayıs 2014)
oyuncak parayla
oyuncak almaya çalışan bir çocuk
esnaf amcalar
iktisadın rasyonel insanı
gözleri kan çanağı bir
ilik düğme ustası
bilir geri çekilemez
bir kadının kıyas sınırları

Ahmet Cora
(Yedi İklim, Mayıs 2014)

 

– Dudağında kelimeler yanarken
yakmak kolay değil bir başka canı
gözlerin puslanır titrer ellerin
kurşun seker gelir sen vurulursun
ılık ılık kanın akar içine
ayakların birbirine dolaşır
bulutların bir şimşekle alaşır
yağmurların ırmaklara ulaşır
bir türkü dolaşır küçük diline
sen sana düşersin tüfek bir yana
gözlerin dikili kalır tavana
ağlamayı beceremem vesselam.

Tayyip Atmaca
(Yedi İklim, Mayıs 2014)

 

siyah kuşlar kıramazsa kafesleri
demirle çelikle tunçla
ölsün bütün kuşlar ölebiliyorlarsa

Raşit Ulaş Çetinkaya
(Yedi İklim, Mayıs 2014)
Gökyüzüne bir salıncak
gel beraber oturak
kurdum
yana kaydım
hep bağırak
hep bağırak

anne biz attaya gittik

bundan böyle
ezandan önce
bil ki
karıncalar dönecek eve.

Hacer Akıcı
(Yedi İklim, Mayıs 2014)

 

 

şaşkın çocukları oluyor şehrin
evlerin ve sevincin uzağında
parklarda kaldırımlarda metro gişelerinde
kılıksız ve bitap bir korku, biteviye harlanan
eczasız bir merak sessizliğinde.

Berat Bıyıklı
(Yedi İklim, Mayıs 2014)

 

kurtlanabiliyor aşık maşukun içinde
balık balığın yüzgecini
eritiyor yalnızlık sözcükleri
konuş belki ereriz visale

Çağla Göksel Çakır
(Yedi İklim, Mayıs 2014)

Fatma Şengil Süzer
İZDİHAM
 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın