Fatma Şengil Süzer, Ay Vakti Dergisi’nden Mısralar Seçtik

Fatma Şengil Süzer, O Mısralar Var Ya

ben hep beyaz acılar tanıdım
kalp atışlarım ağır bir zincir şakırtısıdır
çünkü doğdum ve yaşlandım
Ferman Karaçam
(Ay Vakti, 151)

 

Her nefes daha da yaklaştı miski amber kokusuna
Yorgan yaptık üzerimize karanlık ıssızlığı
Toprak çok soğuk yandıkça üşüdü bedenimiz, üşüdü…
Salih Çevik
(Ay Vakti, 151)

 

kürek kürek ölümler içiyor
avuç avuç ab-ı hayat
payına düşen son tazminat
kömür karası senet
gölgelikte emzirdiği oğla
Hakan Özbek
(Ay Vakti, 151)

 

Çatlamış dudağında söylenmemiş türküler
Hüzünlü bir nehir gibi sessizce akıyorsun
Hayalin duldasında gelip geçerken günler
Mehmet Baş
(Ay Vakti, 151)
Tihame sahrasında
Bir kum fırtınasında
Bırakılmış gibi uçurtmalarım
Güven Fatsa
(Ay Vakti, 151)

 

Kalın yorganları vardı çocukluğumun
Avcıları ve canavarları sızdırmayan
Tatlı uykular gelirdi sonra, serin sular
Yalnızca küçük, kadife balıkların yüzdüğü
En nazlı balık bendim, en ortadaki
Bu denizler kimin annesinin çeyizi ki
Yalçın Ülker
(Ay Vakti, 151)

 

 

İZDİHAM

Fatma Şengil Süzer’e Teşekkürler.

 

 

  İzdiham Dergisi 36. Sayı   Ağustos-Eylül 2018   İzdiham 36. Sayısını söyleyemediklerini sessizliğe emanet edenlere ithaf ediyor.  Siz de okurken bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşacaksınız.  Bu sayının sürprizi Sadri Alışık’ın hiç bilinmeyen ve yarıda kalmış filmi olan Ayyaş’ın hikayesi ve hiçbir yerde yayınlanmayan fotoğrafları.  İzdiham, büyük keyif alacağınız bir sayı ile karşınızda.   Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın