Faruk Beşer: İslam’ın kolay anlaşılmasının yolu doğallıktan geçer

Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği “Sağlıklı Yaşam Kültürü” söyleşisinin Nisan ayı konuğu Yeni Şafak gazetesi yazarı Faruk Beşer oldu. Ekinin ve neslin korunmasının fıkhi boyutlarıyla ele alındığı söyleşide, İslam’da helal ve haram konusu içerisinde yer alan şüpheli gıdalar konusuna değinen Faruk Beşer “Kola, boza, kefir gibi içecekleri laboratuarda inceleyip içinde alkol var diyerek haram demek bize göre değil” dedi.

Can Kemal Özer’in sunumuyla gerçekleşen Sağlıklı Yaşam Kültürü söyleşi dizisinde “Ekinin ve Neslin Korunması” konusu ele alındı. Söyleşi, Can Kemal Özer’in insan, bitki ve hayvanlar üzerine çalışma yapanların gerekçe olarak “biz ıslah ediyoruz sözlerine değinmesiyle başladı. Kur’an-ı Kerim’in Bakara Suresi 11. ayetinde “Onlara ‘yeryüzünde fesat çıkarmayın’ denildiği zaman, ‘biz ancak ıslah edicileriz’ derler. Şunu bilin ki, onlar bozguncuların ta kendileridir.” denildiğini hatırlatan Özer; günümüzde insan, bitki ve hayvanların genetiğinde yapılan oynamalar sebebiyle kısırlık oranında artış görüldüğünü ifade etti.

KISIRLIK PROBLEMİNİN SIKINTISINI KADINLAR ÇEKİYOR

“Dünyada bitkilerde, insanda ve hayvanlarda kısırlık oranında bir artışla karşı karşıyayız. Din ve kavimlerin nüfusunda geleceğe dair hazırlanan tahmin raporlarına göre, ileride dünya nüfusunun yarısının Müslümanlar olacağı belirtildi. Buna karşı ülkemizde ise son yıllarda yeni evlenen çiftlerde kısırlık oranı yüzde otuz beşin üzerinde olduğunu görüyoruz. Her yer tüp bebek merkezi ile dolu. Devlet üç kere bu imkânı tanıyor ve bunun yüzde onu başarılı oluyor. Kısırlık konusunda ise en büyük sıkıntıyı ise maalesef kadınlar çekiyor. Ayrıca dünyada sperm bankası, taşıyıcı anne meseleleri de var. Bu yöntemler ahlaki, dini ve sosyal problemlere neden oluyor. Örneğin son zamanlarda Angelina Jolie üzerinden başlatılmış bir kampanya var. Rahim ve göğüs kanserine yakalanma ihtimaline karşı bu organları aldırmanın reklamı yapılıyor.”

Faruk Beşer ise konuşmasında ülkemizde son yıllarda gündemin sık tartışılan konularından olan helal ve haram gıda meselesine değindi. Konuyu İslami boyuttan değerlendiren Beşer, şüpheli gıdalar konusunda temel kuralın tabii deneklik olduğunun altını çizdi.

İSLAMIN KOLAY ANLAŞILMASININ YOLU DOĞALLIKTAN GEÇER

“Varlığımızı temiz gıdalarla beslemeli, letaifimizi –maneviyatımızı- ise helal gıdalarla beslemeliyiz. Gıda politikamızda helaller ve haramlar bellidir. Bunun yanında şüpheli görülen gıdalar da oluyor. Biraz bilgisi olan insanlar ise bu konuda karar verebilir. Bir şeyin iki ucunu belirleyebilirseniz doğrusunu bulmak kolaydır. Mesela İslam’da sarhoş edici içkiler yasaklanmıştır. “Her sarhoş edici şey haramdır” denir. Ölçümüz bu. Fakat kola, boza, kefir gibi içkileri alıp laboratuarda inceleyip, biz bunu inceledik, içinde şu kadar alkol çıktı, haram deniyor. Biz böyle demeyiz. Bizde tabii deneklik vardır. Birine mesela o içecekten bir litre falan içirirsin, sarhoş olmadıysa tamam deriz. Yemeğe eti yumuşatmak için alkol koymayız, ama birçok çorbada, yemekte kendiliğinden oluşan bir alkol vardır. İslam’ın kolay anlaşılmasının yolu doğallıktan geçer, fıtrata müdahale edilmemesinden geçer. İster hayvan, ister bitki, ister insan olsun; doğallığı bozmamak gerekiyor.”

 

İZDİHAM

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın