Eyüp Can Şimay, Nurhan Settaroğlu’nun Yaşadığı İlginç Olay

bazen yanında yürüyorum
bu çok gerçekçi geliyor
ayağını şeker kamışına benzetmiştim
bunun için çok üzgünüm

bilseydin bu iyi bir tabirdi
çiçekleri koparmana gerek yoktu
topal olabilir,yine de şeker kamışı gibiydi

sahi uzun su kanalları vardı
onlardı göğü kirleten yılanlar
ya da bu hayaller

biliyorum ki o çimenler,o yeşiller
döndü hep kırmızıya
ya ben ağlıyordum
ya da kesmişlerdi bir horozu
gidemedim
burnumdan nefes almama rağmen
aksak kademine and olsun
bir adım daha atamadım
ya korktum
ya da kesmişlerdi parmaklarımı
arkamdaki yollar üstü üstüne katlandı

neden seslendiğini şimdi anladım
boş bakışlarla o ağacın
beni uyardı ve ben bunu anlamadım
bana yaslandı ve ben bunu görmedim
bir rüzgar samimiyetiyle bana dokundu
uzaktan gelmiş bir dua gibi
ve bana miras kalan bu oldu
sadece bir saniye

sonra ayağın demire döndü,iyi değil
ama bir gazel gibi kusursuz koştun
en kötüsü de bu
el bile sallayamadım sana
bilirim, korkarsa bir kelebek
tüm renkler ona yardım eder ve
sırra kadem basarmış
yarım ömrüne yemin ederim
yiten sen değilsin

doğmayan gün ona yardım etti
bundan her sabahın laneti”

 

 

 

Eyüp Can Şimay

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın