Eugene Guillevic, Kayalardan

I

Kayalar bilmez
Konuşur durursunuz onlardan

Avuçlarında başlayıp biten
Büyüklüktür yalnız

Ve unutmak gelip gidişini yanıp sönüşünü denizin
Güneşlerin kırmızı

II
Gülmek ağrısını duymazlar
Yahut sarhoş olmak

Karanlık ortasında
Ateş yakmazlar

Çünkü hiç mi hiç
Korkmazlar ölümden

Korku bir konuk
Yuvalarında

Onlar deli ve çılgın
Gerçeği çırılçıplak görürler

III
Ve sonra sevinç

Düşmanı bilmekten
Yaşayabilmekten doğan

Kıyılarda
Taşların çekmesine rağmen

Dalga ve rüzgârların
Öğle uykusunda oldukları zaman

VI
Tapınak olmak istemez kayalar
Orda huzur rahat ve gurur

Düşmanla karşı karşıya
Düşmanla çevrili olmak

Adıyla sanıyla sevinci
Onlara yalnızlık getirir yalnızlık yalnız

Deniz ister kapkara olsun ister bulanık
İster masmavi

VIII
Bazen onların gecesi içinde
Bir ses duyulur bir ses
Uzun uzun çınlayan

Ve kaybolur her zerresi onların
Korkunç bir korkunun içinde

Bir sesten ibarettir
Artık onlar

X
Felaket ne orda ne burda
Kendi kendinin dışında olmakta

Çılgınlığın kör olduğu
Boz bulanık gördüğü zaman
Bir kayanın hatırası olmak
Ve uzanmak dışa dalgalara

 

 

 

 

 

Eugène  Guillevic

Çeviri: Sezai Karakoç 

İZDİHAM

 

 

 

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın