Esra Köse, Telefonu Meşgule Atmak Yasaklansın

Teknoloji çağı. Herkesle istediğimiz an iletişim kuruyoruz. Bir tıkla istediğim kişiye ulaşıyorum. Ulaştığımı sanıyorum. Öyle olmayabilir de. Mesela gece rahatsızlansam kimi ararım, komşumun kapısını saat kaç olursa olsun çalabilir miyim? Hadi ben şimdi iyiyim, yaşlı biri ağrıları arttığında açık bir kapı bulabilir mi? Yahut öksüz bir çocuk, evde ansızın kimseyi bulamadığında veya babası kalp krizi geçirdi de kımıldamadan yatıyor diyelim; ilk kimi arar? Arayacak biri bulunur ama telefonu açacak biri? Telefonu açacak biri bulunur, yardım çağrısına atlayıp hemen gelecek biri? Gelen biri bulunur; çocuğa sarılacak biri? Çocuğa sarılacak biri bulunur,  göz kulak olacak biri… O saatte, gecenin bir yarısı, tatlı uykusundan uyanıp..tanıdık ya da tanımadık; her şeyin şakaya dönüştüğü ve ertelemelerin normal karşılandığı bir zamanda gerçek olup olmadığı belirsiz bir telefona..koşup gidebilir mi insan, kaç kişi? Açan olur mu ki o telefonu, sessizdedir, çalar duymaz, sessizde değildir, çalar meşgule atar..

Ben gencim,sağlıklıyım. Fakat yarın ne olacak? Ya bir ihtiyacım olursa ve son gücümü telefon etmek için kullanıyorsam ve tek bir telefon edecek kadar gücüm varsa.. Kimi arayacağım?

Esra Köse

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi 36. Sayı   Ağustos-Eylül 2018   İzdiham 36. Sayısını söyleyemediklerini sessizliğe emanet edenlere ithaf ediyor.  Siz de okurken bu dünyanın gürültüsünden uzaklaşacaksınız.  Bu sayının sürprizi Sadri Alışık’ın hiç bilinmeyen ve yarıda kalmış filmi olan Ayyaş’ın hikayesi ve hiçbir yerde yayınlanmayan fotoğrafları.  İzdiham, büyük keyif alacağınız bir sayı ile karşınızda.   Dergiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın