Esra Köse, Haklılık Payı

efendim, haklılar: kapımı çalmayan komşular, selam vermeyen cemaat
bir kızı olduğunu unutan annem, olmaz öyle şey demeyin; unutturduğum
haklılar, öyle çirkin öyle çirkinim ki yüzüm bendeki en güzel yer
ona da ara sıra rastlansa yeter.

şöyle söyleyeyim: güpegündüz ağlıyordu çocuk
caddenin kenarına oturmuş tüm vaktini
tüm sabrını tüm gücünü kullanırcasına bir çocuk
caddenin kenarına oturup saatlerce ağladı
birileri vardı seyreden kendi arasında fısıldaşan
yürüyüp giden birileri kafasını çeviren birileri
birileri vardı ben vardım, asrın problemi: ilgisizlik hastalığı
kimse bir şey sormadı, kimse bir şey anlamadı
sorsak dünya mı değişecekti, belki cevap bile alamazdık
sorsak belki hiçbir şey değişmezdi
sorsak sormuş olurduk

haklılar yani, adım geçince küfür eden eski sevgili
bayramda seyranda dahi aklına gelmediğim arkadaşlar akrabalar
yahu ben öyle çirkin öyle çirkinim ki bir lokantanın kapısından içeri girdiğim an
insanlar masalarından kalkıp koşarak evlerine gidiyorlar
kapıyı sımsıkı kapatıp, kendilerine sokağa çıkma yasağı veriyorlar.

o kadar da değil mi
vallahi o kadar, o kadar
beni kimse sevmiyor, eğri oturalım doğru konuşalım: haklılar.

 

Esra Köse
İZDİHAM

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın