Esma Koç, Stratejik Oyunlar

ben büyük bir riskim
bilmediği bir trene binerken
kendi ayaklarına takılmamalı insan
bazı geceler sabaha yavaş ilerliyor
alnına dokunarak yürütebiliriz güneşi
bir talihsizlik olarak
başka bir acıya benzetilmek
onları da senin kadar sevebilirdim

yok uçakların kimseyi kavuşturduğu
hepimizin biraz güvene ihtiyacı var
sakin olursak cam kırıklarını birleştirebiliriz
bir yaşama belirtisidir kırılmak
çok yorulayım, aşırı yorulayım
aklıma yorulmak gelsin
sen gelme, o gelmesin, kimse gelmesin
diye,
mutfağa koşmanın stratejik bir anlamı var

çok günah
tutamadığım ellerin -hepsi- bana
şarkıda geçen yalnızlığı kes
o yüzden yarım, o yüzden şarkı yok
bütün dilencilerin duası aynıdır
şimdi bir uçurum bulsam, dayanamam
cebimde taşırım
beni biraz kendinle açıkla
yıktığım duvardan deniz sökülüyor
çocuğu sırtında yemek yapan kadınların rahminde ana var

şimdi savaşı başa alalım,
yırt aklının perdesini sonuna kadar
ben çıldırabilirim
sevmek en doğal hakkım
fotoğrafa dokunarak anlıyor insan
asıl ne eksik aramızda?
yükselen bir dua var iki meridyen arasında

elbiselerim, ellerimden gelir
yıkar yıkar, sarılmayı öğretirim
bir gerçeği kanırtarak belletir zaman sana
seni annenden çok sevdim
bir şey çok gelir şurama

artık biri kalkıp kapıyı örtsün

 

Esma Koç
İZDİHAM

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın