Ertuğrul Evyapar, Evler Aynıdır

Zaman az.

 

her sabah aynı saatte
aynı gök yüzüne
aynı güneşi monte ederim,
sokak aynı sokaktır ve ben aynı ben,
gömleğim ,pantolonum ve ayakkabım değişir.
evler aynı evlerdir.
ancak her sabah aynı saatte
bim marketin köşesinde,
gördüğüm aynı insanların
boyları kısalır gelir bana,
sanki yaşayakalabilmek için,
çalışırlar tekstil fabrikasında.
tekstil fabrikası iplerini kullanır da
makasla kestiği yerden ipleri kaçmıştır,
bunun içindir belki
aynı sokağın başında, aynı insanlara
aynı elbiselerle ve ayakkabılarla
her farklı günde aynı aşırı gülücüğü sunmaları,
düşünüyorum yolda yürürken
ve her gün aynı simit , ayrandan
kahvaltımı yaparken.
bu sarıldıkları işteş erkeklerin hepsi ağabeyleri mi ?
ve bu kızların onda dokuzunun
başı örtülüdür neden?
neden diktikleri elbiselerin iki tanesinin bile satış fiyatına çalışmazken
omuzları düşükken bu kadar güleçtir yüzleri ,
ve tekstil işçileri nietzsche haklı diye haykırırlar böylece neden
tekstilin kızları,
evlerinde oturup annelerine üf bile demeseler ya
evlerinde oturup babalarına kahve pişirseler ya
ve Allah haklı diye haykırsalar ya öylece
tekstilin erkekleri her zaman patron olamazlar.
bazıları ortacılıktan makinacılığa yükselmek için
oturup günde on iki saat makinadan
insanca muamele görebilmek için
çabalarlar çünkü
makinadır onlarla birlikte arabesk dinleyen
tam on iki saat günde,
her akşam aynı saatte
aynı güneşi sökerim yerinden
ve karanlıkta düşünürüm onlarda oturup
bol şekerli bir kahve içebilseler ya
fonda saraydan kız kaçırma

 

E. Evyapar

İzdiham

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın