Errico Malatesta

Uzlaşmadan her zamankinden çok sakınmalıyız. Yönetenler ile yönetilenler arasındaki çatlağı derinleştirmeliyiz.

1853′te Güney İtalya’da dünyaya geldi. Henüz 18 yaşındaki genç Errico, 1871′de komünarların, paris barikatlarında aydınlattığı ateşlere yüzünü dönerek Enternasyonel’in İtalya Seksiyonuna katıldı. O, kitlelerin , ezen ve ezilenin olmadığı bir dünyaya olan inancını arttırmak için Napoli Üniversitesi’ndek tıp öğrenimi yarıda bırakarak İspanya’dan başlayıp Yunanya’yı içine alan bir seyahata çıktı. Malatesta , doğrudan eylem anlayışı içerisinde enternasyonel içindeki bir grup anarşistle birlikte Bologna’da bir ayaklanma planladı. Ancak;  Malatesta ve yoldaşlarının bu ilk ayaklanma girişimini önceden ihbar alan italyan kolluk güçleri bu ayaklanma girişimini engelledi. Fakat bu başarısızlık Errico ve yoldaşlarını asla yıldıramadı.Malatesta ,  Andrea Costa ve Carlo Cafiero ile birlikte bir grup isyancı genç anarşisti de aralarına alarak Canpania bölgesinde bir köye baskın düzenledi ve vergi kayıtlarını yakarak kralın saltanatını sona erdiği deklare ettiler. Halktan insanlar bu durumu ilk anda olumlu karşıladıysa da isyancılara katılmakta tereddüt ettiler ve İtalyan birlikleri kısa sürede bu isyan girişimini bastırdı Malatesta da İtalya dışına çıkmak zorunda kaldı.

Errico Malatesta’ya sürgünde geçirdiği yıllar önemli katkılar sağladı.Hem Kropotkin ve Bakunin gibi isimlerle tanıştı hem de Arjantin , ingiltere ve Mısır gibi dünyanın çok farklı coğrafyalarında örgütlenme faaliyetleri ve kitle hareketleri içinde yer aldı.Yönetenlerin ve efendilerin olmadığı bir dünyaya sürekli devrimle , sürekli devrime de; örgütlü mücadeleyle yürüneceği inancı hiç sarsılmadı Errico Malatesta’nın.1890 da Londra’da bir konferasta söylediği “halkı mülkiyete el koymaya , zenginlerin malikanelerine girip oturmaya teşvik edin. Geleceğe ilişkin kısır tartışmaların, eylemlerimizi kesintiye uğratmasına izin vermeyelim.” sözleri döneminde önemli etkiler yaratmış ve sonraki anarşist kuşaklara bir eylem klavuzu olmuştur.
1896′da anarşistlerin Enternasyonel’den tasfiye edilmeleri üzerine Engels’le otorite üzerine uzun polemikler yaşayan Malatesta , Engels’in “Sınıflar ortadan kalkmadan otoritenin yok edilemeyeceği” tezine karşılık şu cevabı vermiştir: “Anarşi , otoritesiz ve örgütlenen toplumdur.Otorite , iradesine rağmen kişiye dayatılan iktidardır.Her kim nesneler üzerinde iktidar kurarsa kişiler üzerinde de kurar.Her kim üretimi yönetirse üreticileri de yöneteri ve onların efendisi olur.”

Malatesta, yaşamını, anarşizmin ayaklanma ve eylemci pratiği gerçekleştirmek için gerekirse sürgüne yollanarak ve ülke ülke dolaşarak örgütlenmeye adamış bir anarşistti. Defalarca sürgüne gönderilmesine rağmen İtalya’ya her dönüşünde ilk işi ya bir eylem örgütlemek ya da bir örgütlenme mücadelesinde safını almak olmuştur bu mücadele insanının. 1914′te yine bir sürgün dönüşünde, silahsız , anti-militarist bir gösteride polisin onalrca göstericiyi katletmesi üzerine haftalar sürecek bir eylemlilik sürecinin içinde buldu kendini Malatesta.İtalyan Monarşisi’ni yıkılma noktasına getiren bu ayaklanmada Malatesta ve yoldaşları  Devrimci Sendikal Birlik grubuyla birlikte Ancona barikatlarının başındadır yine.

Ancona ayaklanması Malatesta başta olmak üzere tüm İtalyalı anarşistler için bir moral-motivasyon olmuştur.Malatesta’nın da içinde bulunduğu Devrimci Sendikal Birliği’n üye sayısı 1922′de 400.000′e ulaşmıştı. Ancak 1926 da anarşsitlerin Mussolini’ye yönelik başarısız suikast girişimi sonrası bütün muhalefete yönelik faşist terör kampanyasıyla hayatının kalan 5 yılını kızı ve hayat arkadaşıyla birlikte ev hapsinde geçirdi. Errico Malatesta , patronsuz ve jandarmasız bir toplum inancına sonuna dek bağlı kaldı.Eylemci ve uzlaşmaz mücadele hattını sürekli olarak örgütlenme çağrısı yaparak devrimin sürekliliğinin geniş bir toplumsal dayanışma ağıyla gerçekleştirileceğinin propagandasını yapmış ve kendisinden sonraki isyancı kuşaklara esin kaynağı olmuştur.

“Uzlaşmadan her zamankinden çok sakınmalıyız. yönetenler ile yönetilenler arasındaki çatlağı derinleştirmeliyiz. devletlerin yıkılmasını savunmalıyız. Halkların kardeşliğini, herkes için adalet ve özgürlüğü sağlayacak tek araç budur. Bunu gerçekleştirmeye hazır olmalıyız. ”

 

 

Errico Malatesta

İzdiham

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: