Emrah Tahiroğlu, Başka Bir Yenilgidir Kışın

beni bir dağ yüksekliği sanarak
siliyor arka ayaklarımdan çamurlu yollarını çocuklar.
ölüm hamile bir kedinin memelerini sıvazlıyor
kemiklerimde ince işçiliği dost sandığım ağrı
kızakla taşınıyor inadına çarparak şehrin kuralsızlığına.
çiğnenmiş gül yapraklarıyla saldırıyorum ırmaklara
hangi ipe asılsam kurutmaz bir güneşle ıslanıyorum
ilgiyi eksik ettiğim bazı günler
ağrıyan yerlerime çarpıyor
ustaca kavradığım tasmasını hayat
ateşleniyor yürüyüşüm, yanan her ateşe inat
o vakit kalbi ısınsın istiyorum her baktığımın

rahata kavuşmak sanısı beni ürkütüyor
bebek mezarı kazımış kadar hüzünlüdür
örgülü saçları ay ışığında kesilmiş kızlar.
aç karnına evlendirilmiş elleri ısırılmaya hazır
ağzı açık bırakılmış kuyu gücündeler
yağlar dökünüyorlar dişi parmaklarıma
durmadan yanlış katladıkları çarşaflarında
yeni ateşlenmiş silah desenleri.
güzel alışkanlıklar yalnızca kucaklarını ısıtıyor
ve eteklerinin bittiği yerde başlıyor kar.

yüksek damlara bağlanmış yularsız atlar
iplerini çekip nasıl bakınırsa aşağı
öylece bakıyorum genç yüklü denizlere
ayakkabı mağazaları ve satılmayan koltuklar
bilek şakırtısını hatırlatıyor annemin
o kumral ülkede kardeşlerim
bensiz çoğalıyor ve bensiz sayılıyor bayramlarda
durma noktasına geliyor sevilmem.
kiralık evlere bakar gibi bakıyorum yüzüme
çünkü iyi biliyorum genç yüklü denizlere
serecek olursam sakallarımın aşağısını
sanırsın kına yakılmış yakılmışta tutmamış
kaygılı ve kararsız diyeceklerdi hayatıma

oysa ben göğün açık olduğu saatlerde bile
bıçakla korkutulmuş bir ağacın
hiçbir yere gidemeyişini
çoğu kez unutmak için
suya inerdim.

 

Emrah Tahiroğlu
İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın