Emirhan Oğuz, Şu Ak Kağıt Şu Kara Kalem

Şairler size ben
hep kandan karanfillerden
söz ettimse bağışlayın
-ama ölenler vardı, usulca gün ışırken
ve rüzgarda sallanıyordu durmaksızın
karla ağırlaşmış bir selvi dalı

Kardeşler / size ben
yosun tutmuş bir demirden
söz ettimse anımsayın
-sokaklarınızda devriyeler gezerken
birileri vardı alnını ayaza yaslayıp
susturulduğunuz türküleri söyleyen

Çocuklar / size ben
kuş ıslığı uykunuzda kara düşlerden
söz ettimse kınamayın
-ne bir şeytan uçurtmasıydı haşarı şaşkın
ne de benekli bir balonu uçuruyordu dünya
insanlar ölüyordu, barışı düşünürken

Anneler / size ben
acıdan özlemlerden
söz ettimse bağışlayın
-ellerinizin izi tel örgüye sinerken
ıslanmış mendilini ısırıyordu bir kadın
ülkemin yüzü geçiyordu gözlerinizden

Şu ak kağıt şu kara kalem
unutmaz belleği, yaşadığımız tanıklığın
yazıtsız gömüt taşı, bir pusula, bir teşhis tutanağı
yazılmamış şeyler vardır/ben
acıyla eğileceğim yüzünüze

susmayın

 

 

Emirhan Oğuz

İzdiham

 

 

 

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın