Ela Alagöz, Muhasebe Kaydı

kabuk tutmamış yaralarımdan sızıyorum
suçluyum, kirli ellerinizi tuttum
koşar adım kaçmak isterken
hazırlıksız yakalandım
hava durumunun bununla alakası yok, hayır
yağmurdan kaçarken doluya sarıldım

sürekli beni aşağı çeken bu öfke sırtımda kambur
düşerken dünyanın kırılgan yanlarına tutundum
hiçbir düşüş bu kadar dramatik değil
sustuklarım serenat hazırlığında
dilimin ucunda kambersiz düğün
kulaklarımı kapatmak susturmuyor bu uğultuyu

sudaki aksimden belli
dalgalanan sadece deniz değil
kalbim, nedir böyle ritmini bozan?
ne kadar sakınsam da seni, güç
aynada gördüğüm düşman ben değilim

aklımın sorgu odalarından bakıyorum yüzlerinize
bir isyanın habercisiyim
haklılıktan hiç pay biçmedim kendime
sizinse kaleminiz baştan kırık
hesap defterim bir hayli kabarık

sizinle aramızda sonsuz bitiş çizgileri
kızarmaz yüzlerinizi gördükçe
dingin ruhum şaha kalkıyor
gözleriniz çelme takıyor sevinçlerime
öyle bakmayın
yakasından tutup dünyanın
sökmek istedim kokuşmuş kalbini
kabaran göğsümde bir dar ağacı
ipin ucunda sallanan ben değilsem kim?

ey kendim, kendine gel!

çok acı biriktirdim Allah’ım dünyaya dair
ölürsem diğer yarım dünyada kalır diye korkuyorum
kalbimi temizle

Ela Alagöz

İZDİHAM

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın