Edip Cansever, Doğa Çeşnicisi

Hiçbir ses yakalayamaz beni
Dağlarda küskün, küçük
Bir ot parçasının yankısından başka.

Hiçbir ses yakalayamaz beni
Nar ağaçlarının çıngıraklarından başka
Duyuyorum burukluğumun tadını
Kendimden uzaklığımın da
Bir şarap çeşnicisi gibi
Parmağını dünyaya
Tedirgin bir Tanrı gibi uzatmış da.

Değil ki her gün bir giysi eskitiyorum
Yaşama dadanmış da iğreti suratıyla
Hayır,sığ sularda kaybolmuşum ben
Gösterip kıskaçlarımı nasılsa
Üstümde çakıp duran bir kent boğuntusu
Yüreğimde hırpalanmış bir arma
Kaygılı bir yüz gibi boynunu uzatmış da.

Hiçbir ses yakalayamaz beni
Susuz bir gökyüzü çınlamasından başka
Bir doğa çeşnicisiyim ben alışılmadık
Belki böyle son defa
Yudumlayaraktan öfkemi
Avucunu yüreğine daldırmış da.

Hiçbir ses yakalayamaz beni
Dağlarda küskün, küçük
Bir ot parçasının yankısından başka.

İzdiham…
Edip Cansever

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın