Doğukan İşler, İbrahim Tenekeci İle Nasıl Tanışamadım?

Doğukan İşler, İbrahim Tenekeci ile nasıl tanışamadığını yazdı.  

Murat Menteş’in Türkiye Yazarlar Birliği’nde söyleşi varmış. Haberi biraz geç almamdan ve klasik bir neden olarak “İstanbul Trafiği” nedeniyle geç kalsam da ucu ucuna yetişebiliyorum Sultanahmet’e. Yoğun bir ilgi, yoğun bir kalabalık. Kapı eşiğinde ve ayakta katılıyorum dinleyiciler arasına.

Biraz sonra bir bakıyorum, İbrahim Tenekeci! Yanıma geliyor. Yanıma geliyor dediysem beni tanıdığı için değil tabii. Ben kapı eşiğindeyim, Tenekeci de kapıya geliyor içeriye girme amacıyla. Ama amacına ulaşamıyor, içerisi tıklım tıklım. Ayakucunda yükselerek bakıyor salondan içeriye. “Maşallah!” diyor. Üzerine bir de “Maşallah!” ekliyor. Ve son olarak bir daha “Maşallah!” diyerek devam ediyor sözüne:

“Amma da kalabalık, vay be!” Sonra bana dönerek ve eliyle koluma dokunarak: “Biliyor musun, biz ‘bilmemkaçsene’ evvel Murat’la burada bir söyleşi düzenlemiştik. O zaman sadece altı kişi vardı bu salonda!”

Önce heyecan, sonra şaşkınlık (ya da her ikisini aynı anda) yaşadıktan sonra ben de: “Valla o zamanlar İstanbul’da olaydım, ben de gelirdim. Yedi kişi dinlerdik o zaman sizi!” diyorum.

Gülümsüyor. Sonra bir hal çaresini bulup yavaştan salondan içeriye giriyor. Ve tabii herkes kendisini tanıdığı için de yollar açılıyor. Ben de halen kapı eşiğinde mutlu ve mesut, bu küçük anıyı cebime katıp dinlemeye devam ediyorum Murat Menteş’i.

Ve işte, İbrahim Tenekeci ile böylelikle tanışamıyoruz!

 

 

 

Doğukan İşler

İzdiham

 

 

 

 

 

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın