Dilek Kartal, Birnokta Dergisi’nin Nisan Sayısından Mısralar

Dilek Kartal hazırladı.

Bir gün postallarıyla tarlaya giren candarmalar
Şaşırdılar tetik düşürdüler mısır püsküllerinin arkasından
Kendi devrimlerine benzemiyordu bu yeşil çılgınlık
Bu bağ bu bahçe bu ölümlü çiçekler vazolarda
Selam duruyordu gece gündüz buz gibi abdest eşliğinde
Yahut bir türküyle yol boyu adımlarına gölge

Özcan Ünlü
(Birnokta / Nisan 2015)

 

 

vapurun dumanı, tatlı bir rüzgarla uçuyor
o rüzgar, kahrediyor bir güzele değmediği için
sevmeliydi
lüfer ucuzladı, bir başka tat limonlu roka
kekiğin kokusu var, taze
sevmeliydi

Resul Tamgüç
(Birnokta / Nisan 2015)

 

 

Sabrı buluyorum saçlarıma doluyorum
Bir narçiçeği düşlüyorum gözlerimi kısıp
Rengine erdiğinde saçlarımdan çözülecekmişim gibi

Meryem Çelik
(Birnokta / Nisan 2015)

 

 

şimdi bir yastıklık canım var
o da kaçıyor avuçlarımdan

Suavi Kemal Yazgıç
(Birnokta / Nisan 2015)

 

 

Ve kimseler hatırlamıyor şimdi
Sessizlik diye bir ülke vardı çok eskiden
Orda herkes peygamberdi

Mahmut Feyzi
(Birnokta / Nisan 2015)

 

 

Kurutulmuş tütünlerin içine bastılar oysa
Derelerden geçerken düşen aşkları
Balıklar duydu
Şükür ki herkesler unuttu
Tütün akşamlarının sevdalarını.

Metin Erol
(Birnokta / Nisan 2015)

 

 

 

ağız dolusu güldüğümüze bakmayın
birer çift mutsuzluk diyarıdır ömürlerimiz
hadi türkü söyleyin birlikte, deseler
söyleyemeyiz

Bünyamin Durali
(Birnokta / Nisan 2015)

 

 

Dilek Kartal
İZDİHAM

 

 

 

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın