Dilek Kartal, Aşkar Dergisi’nin 34. sayısından mısralar seçti

Elinde toprağı annenin
Koşuşturuyor evlatlarının ardından
Nerden geldiğini
Unutturmuyor insana anne
Hikmet Çamcı Aşkar-34

Yağmurdan başka
Kalp atışları nedir
Birbiri içinde erimiş
Ev eşyaları
Topla aramızda mutluluk oluşturan masaları
Bıyıklarımın içinden çıkan bıyık
Sarmaşık Adam
Sarıl Sarıl Sarıl -Sen Bana
Osman Özbahçe Aşkar-34

Peşini bıraktığım şiirler üstünü çizdiğim mısralar
Çalmasın kapımı bir daha toprağımda bitmesin
Ayaklarımı beklemesin kapımda ayakkabılarımı düzeltmesin

Beni germesin ne çok büyüksünüz
Dünyayı başıma, başımı ayaklarıma yıkmak mı istediniz.

Uzak bir kışta, muş’ta
Bende başlayan başkaları neden bitmiyor bende.

Dokunmatik bir hafiflik mi var aramızda

Korkunç bir yorgunluk ısmarlıyor arkadaşlar korkunç bir bağ stop.

Hüseyin Karacalar Aşkar-34

Ne denli koçyiğitler olsak da polis devleti taraftarıyız. Uzlaşalım
Nasıl olsa polis bizi de korur düşmanlarımızı da
Gerekirse pavyonlara sadaka kutusu da koyalım,
Camilerin son cemaat yerine ufak ve lokal bi bar da
Bize dokunmayan yılan da yaşasın dokunan da
Mustafa Melih Erdoğan Aşkar-34

biz değil miydik aşk ile yanan eğer ayrılırsak ölürdük falan
diyor bak şarkıda biz yeniliriz edebiyat bir yenilme sanatıdır
en önemli acılar aşk acılarıdır insanın kalbi kanar ya nasıl
kanamasın zaten kız çok güzeldir oğlan esas oğlan
Özgür Ballı Aşkar-34

Daha önemlisi rahman suresini bir kez olsun anlayarak okumadım
Şöyle kaç defa okuduğum şiir kadar bile
Bütün kavgalardan haklı çıksam ne.
Dursun Göksu Aşkar-34

sizce diyordu müfredat sizce okuduğumuzu anladık mı

okuduğunuzdan hiç mi bişey anlamadınız gençler arap mısınız kürt mü
müfredatımız fransızcadan
amerikancaya devrilmiş türkçesiydi monteynin
çuval çuvaldız iğnelenmek bizeydi anlaşılan
yine bahtımız inebahtıydı

ben çocuk isteyen adamdım Allah’tan
‘lise bitsin evlenicem fakülte bitsin çökücem tepenize’ falan
fakat evladın bir adak olduğunu
bilmiyordum kızımı kollarıma alana dek
uğramıştım ibrahimin imtihanına ben de bir ismail olarak
Muhammed Sarı Aşkar-34

affedersiniz. toprağı kaçmış kulaklarıma
koşarken tozuttuğum yolların
her koşucu biraz sağırdır bu yüzden
biraz da kendi gürültüsü
kaçar k u l a k l a r ı n a.
Musa Günerigök Aşkar-34

bıraktığım yarımlar için bin af
yorgun evlerine dönemeyenler hatırına
artık azaltma içimi
Esma Koç Aşkar-34

Kadınlar sımsıkı meyve sepetlerinde
Evlerinde temiz günahlar
Süslenirler
Süleyman Unutmaz Aşkar-34

herkes kendinden başlıyor
bir başkası olmaya
böylece evetleniyor dünya.
Sadık Koç Aşkar-34

Öleceğiz kardeşlerim, bir bulut gibi gideceğiz
Her cümlenin vebali yüklenecek sırtımıza
Savunacağımız aşk, izleyeceğimiz film olsun yeter
Hadi sevinelim, Allah büyük
Toplandığımız yerden dağılacağız bu kesin
Dünya sıcak, ölüm soğuk, Allah bir.
Mustafa Uçurum Aşkar-34

ekmek sepetlerini doldurur gibiydi
ellerin göğsümün üzerine tünerken.

ah ki avuçlarından cesaret üleştiğim
hırpalanmışlığımız gözükmez aynada
dışımız çok janti.
Eyüp Aktuğ Aşkar-34

bu bir isyansa ve ben bir isyankarsam ve
buna rağmen burada unutulacaksam bileyim
isyanımın ayakları yere bassın
o ayaklarla karşı eve kadar gidebilirim
Cihad Özsöz Aşkar-34

Çıkarına mürit ademler müteahhit oldular hep
Ha gayret çabayla araklayıp Allah’a mahsus ne varsa
Bir artı birle pazarladılar yalnızlığı
Bireysel banka bireysel emeklilik bireysel kül
Rıfat Eroğlu Aşkar-34

ve türküm ocak yakar sakal bıyık arasında
Betül Aydın Aşkar-34

Kadınlar; en çok uykularında ermeyi dilerler
Çünkü bu, kibirli bir çıngarın kopuşudur.

Beni ey!
En sessiz sevincimden,
O, en onulmadık yâremden yakala.

Saçlarından güvercin uçur bir seferlik.
-biz yârimizi, iç sesinden tanırdık-
Öpüşmek hangi dilde çiçektir şimdi?
Bedia Belkıs Aşkar-34

Klasör, dosya, imza ve gülücük
Faizcinin yüzünde eğreti duran
Sevdiğimin yüzünde varlığını ispatlayan gülücük
Şerif Hamideddin Tektaş Aşkar-34

Gözlüklerim değil sen kirliymişsin dünya
.
Lütfen
Bana biraz samimiyet
Çocukluğuma da bir oralet
Selma Şipleme Aşkar-34

böyle buyurdu âşık:
ağzımdaki sakızın adı yâr
uyursam tatlı rüya
sayıklarsam şiirdir
tam da şuramda bir kömür
bana ne etsin ölüm
Yusuf Kadıoğlu Aşkar-34

Vapurda bir kadın boydan boya ojeli bir kır düğünü olsa diyor
Gitsek geline yaralar taksak
Üstü başı balo olsa kara bir delik açılsa
İrfan Dağ Aşkar-34

Dilek Kartal hazırladı. Kendisine teşekkür ederiz.
İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın