Dido Sotiriyu, Benden Selam Söyle Anadolu’ya

Duygu Sezer hazırladı. 

*“ …’Hadi biraz dalga geçelim!’ diye başlardı. ‘Gülmek kurtarır bizi. Gülmek besler, gülmek kuvvetlendirir! Kızarmış kuzu, çalkanmış yumurta, turfanda yemiş gibidir gülmek.’ “

*“ ..İzmir’de gördüğüm bir filmin beni çok derinden etkilemiş olan bir sahnesi geliyordu hatırıma: Ölüm saatlerinin yaklaştığını sezen bir fil sürüsü, önceden ölmüş yoldaşlarının cesetleriyle dolu büyük bir çukura doğru yol alıyorlardı. “

*“ ..Ama göreceksin yarın burada, lanetli topraklarda hakiki trenler işleyecek; bizim döşediğimiz rayların üzerinden geçip gidecek o trenler ve bu yolun biz Rumlar tarafından can pahasına döşendiği, yolculardan hiçbirinin aklına bile gelmeyecek.. “

*“ ..Onlar yazarken ben ölüye bakıyor ve gıpta ediyordum: Ölümde bile öylesine emindi ki kendinden. “

*“ ..Hayatı hüzne bulanmış kadınlar nasıl sevilmek isterse, öyle sevmek isterim seni… Ama bir erkeğim ben. Benim de kusurlarım var: Mağrur, bencil ve inatçıyımdır. İstediğimi, araya kurnazlık sokmadan ve hesap karıştırmadan, pazarlıksız istiyorum. Bak sana bütün içimi olduğu gibi söyledim. “

*“ …Bir an bile jandarmalar bizim evlerimize girdiği zaman duyduğumuz dehşeti hatırlamıyorduk; oysa daha dün, bu yüzden Türklere hayvan diyorduk biz! Savaş, barbar silahlarını bizim ellerimize vermişti şimdi; kuvvet bizim tarafımızdaydı, efendi bizdik.. “

*“ Uyumak istiyordum; bir daha uyanmamak üzere uyumak… Ama böyle anlarda bile insanın en değerli hazinesi hayattır… Ayakta durabilecek hale gelinceye kadar bir böcek gibi süründüm yerde. Sonra da sahipsiz bir akordeon gibi haykırıp inleyen, çırpınıp kıvranan kalabalığa karıştım.. “

*“ …Nice varta atlatmış dev yapılı adamlar, kendilerini yere fırlatıp, yaralı yılanlar gibi kıvranıyorlardı:

-Suuuu! Suuuuuuuuu!

Sonra sesler yavaş yavaş sönüyor gözler sabitleşiyor; ağızlar açık kalıyordu. Susuzluktan ölümü anlatacak değilim, görenler bilir. “

*Gene başladı işte felaket hikayeleri. Burgu gibi gelip saplanırlar adamın kulaklarına! Bir bunağın kafasındaki çınlayan hayali çığlıklar gibi.. “

*Ve sen Kör Mehmed’in damadı! Hele sen! Niye öyle tiksinerek bakıyorsun yüzüme! Öldürdüm evet seni, ne olmuş! Ve işte ağlıyorum. Sen de öldürdün! Kardeşler, dostlar, hemşeriler! Koskoca bir kuşak, durup dururken katletti kendini! Anayurduma selam söyle benden Kör Mehmed’in damadı! Benden selam söyle Anadolu’ya!

*Toprağını kanla suladık diye bize garezlenmesin!

*Ve kardeşi kardeşe kırdıran cellatların Allah bin belasını versin!

 

Dido Sotiriyu

İZDİHAM

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: