Dergâh Dergisi 297. sayıdan mısralar seçtik

Dergâh Dergisi 297. sayıdan mısralar seçtik

 

Fatma Şengil Süzer, O mısralar var ya

 

sapa sokaklara girip çıktıkça sen

bir kadife yırtılıyor semt pazarında

düşündün mü çiçeklerin niye annesi yok

ve neden süt vermez kimse onlara

de ki:

insan ölünce, çiçek doğunca

gömülüyor toprağa.

 

Kübra Nur Duran

(Dergâh, 297)

 

 

bir yağmur nasıl dineltirse insanı kendi sessizliğinde

ansızın hatırlar insan bir yarayı…

 

İsa Karaaslan

(Dergâh, 297)

 

 

soğuk

yetişkin bir aslan edasıyla

ısırmış tenini

saçları demir parmaklık olmuş gözlerine

 

Cemal Pınar

(Dergâh, 297)

 

 

Bak şimdi birden birini hatırladım

Söylemişti de inanmamıştım

Her şeyin birdenbire olduğunu her şeyin aktığını

Şimdi şimdi hatırlıyorum

Hatırlamıyorum aslında unutmadım ama anlıyorum

 

Bahri Gördebak

(Dergâh, 297)

 

 

Kavgada yaralının yarasına vurulur

iktizasından hâlin olununca bî-haber.

hüzünlü sularımız akacak bir yer bulur

göğe gönüllü bakıp desen: Allahuekber!

 

Abdulhâlik Aker

(Dergâh, 297)

 

 

Onlar ansızın çıkarırlar kutularını,

Ütüsüz pantolonlarının buruşuk ceplerinden

Üşüyen elleri titreyerek seçer kükürtlü çubukları

Ve çakarlar: “çıss…”

 

Emre Taş

(Dergâh, 297)

 

 

ben yokum, eksiklik yok, çekildim aradan

sen uzatmışsın maviliğini dünyaya;

“dünya” benim kelimemdir, bilirsin

ona çarpar şiire dönerim ben

şiir demişim kalp; bir kalp ele batan

 

Sena Turgut

(Dergâh, 297)

 

 

 

Fatma Şengil Süzer
İZDİHAM

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın