Deniz Binici, Türkü Dökülmüş Dile

Atarlı aşk şarkıları, giderli şarkı sözleri ve bangır bangır tekno müzik – biraz rap karışmış – R&B tınılı her bir yerinizi çalkalatan günümüz melodileri, değişen müzik zevkimiz ve kırılan naif edamızın somut göstergelerindendir. Yaşadığımız toprakların nazende havasını koklamayı unutalı çok oldu. Duyarsızlığımız bu toprakların ürettiği yeşil mendilin, nasıl olsa hep bize ait olduğu yanılgısından ya da uzaklara duyulan özlemden olsa gerek!

Neşet Ertaş bile yüz üstü bırakıp gitmişken bizi, türkülerin derde derman, bukağılı yüreklere anahtar dokunuşunu Fırat’ın serin suları gibi kim damlatacak altın kafesimize…

Dökülen zülüfleri tel tel toplayıp hülyalı sesleriyle çok uzaklardan toprağımızı koklayan ve bizlere de koklatan MinorEmpire grubu,içine doğduğumuz ama dinlemekten vazgeçtiğimiz türkülerimizi içgüdüsel biçimde yeniden yorumluyor.

Gitarist-yapımcı Ozan Boz ve vokalist Özgü Özman liderliğinde 2010 yılında Toronto’da kurulan grup, 7 kişilik bir ekipten oluşuyor.

Kültürümüze özgü türküleri, bugünkü müzik anlayışı içerisinde bu türküler yapılsaydı nasıl olurdu düşüncesinden hareket ederek yorumluyorlar.

Grubun adı küçük asya – asia minör ve türk müziğinde sık kullanılan minör akorlardan esinlenerek oluşturulmuş. Albüm adı da yine benzeri bir düşünceden esinleniyor. Albüm adı Second Nature, yani içgüdüsel. İçine doğulan içinde büyüdüğümüz ezgileri içgüdüsel biçimde yani düşünmeden, kendiliğinden bir şekilde duyma isteği, albümü isimlendirmiş.

Kanada’da 2011 yılında hazırlanan ve piyasaya çıkan albüm, ülkemizde ancak 2014 yılında adını duyurabildi.

Bülbülüm Altın Kafeste, Haydar Haydar, Mendilimin Yeşili, Dostum Dostum, Fırat Türküsü, Zülüf Dökülmüş Yüze grubun seslendirdiği türkülerimizden bazıları.

Grubun en önemli özelliği, türkülerin orijinal melodisinin korunarak yeniden yorumlanmasıdır. Farklı enstrümanlar kullanılsa da bir türkünün müziğini duyduğunuzda o türküyü tanıyabiliyorsunuz. Her parçada sadece bir geleneksel enstrümanın kullanıldığı albümde Doğu ve Batı elementleri özgün bir şekilde yer alıyor. Albüm içerisinde 4 farklı geleneksel enstrüman yer alıyor; ud, kanun, klarnet ve saz. Her türküde kullanılan geleneksel enstrümana odaklanılarak, sadece türkünün değil o enstrümanın da tadına doyum sağlanması amaçlanıyor.

Deniz Binici

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın