Cihan Ülsen, Marazi Bir Denkleme Giriş

Sükûta yakışıklı bir endam.

sokaklara bulaşırsa göğün çatlaması
yer birden bire sarsılır ve altımızdan akıp giderse bombalanan cesetler
kayıp giderse ellerimizden kaldırıma değen çaresizliğimiz
işçiler bir grev arifesinde baştan aşağı verem kokarsa
göçük altında kalırsa çocuğunun gözlerine okunan dualar
cinnetin kollarında can verirse evlatlar
cumartesi ve perşembeden ibaret sayılırsa anneler
gömlek ceplerine sinen ağır iltihap bir başlangıç ise
vişne ağaçları kızarmaktan vazgeçmiş ve bir kıyıya teslim ederse kurtlarını
yokuşlardan baş aşağı düşerse şehirler
ortanca düşlere iliştirilmiş kanlı mendiller taşırsa artık koca adamlar
göçen günler hesaba konu, kitaba bahane değilse
evde kaynayan tencerede terbiye olursa artık yoksulluk
ağır çekim yaşanırsa film
boğazda düğümlenen ukde yapışırsa göğe
kuvvet yoksunu kalmışsa melek, yere çakılması işten bile değilse
atılan sloganlar zalimin alnında yankılanmıyorsa
esmer türkülerin üstünden geçen tankların çokça bahanesi varsa
çiçekler botanik bahçelerinde teşhire kurban verilirse, sistematik devlet terörüne denk ve aşina
bu aralıkta susmanın bir yolu bulunmazsa
her şeyi her yerde konuşmanın derde derman olacağına dair sarsılmaz kanaatlerimiz var ise
bahanelerimiz ve kanaatlerimize halel getirmezsek…

Göğün çatlaması sadece sokaklara bulaşıp da kalbe sirayet etmiyorsa
yerin birden bire sarsılması altımızdan akıp giden cesetleri görmemize engel oluyorsa
çaresizliğimiz ellerimizden kayıp gidiyorsa
verem kokuyorsa grev sonrası işçiler, gözlerimizin ferinde yer bırakmamışsak bunun için
çocukların omzundan geçen dualar göçen günlere kurban veriliyorsa
cinnet bir kokunun adını alıyorsa artık
günler annelerin tülbendine değmeden geçip gidiyorsa
bütün başlangıçlar baştan sona cerahat kokuyorsa
kıyıya teslim edilen kurtlar, başkasının sürgünlüğüne terk edilmeye reva görülüyorsa
şehirler hep yokuş yol’a akıyorsa
mendiline değen kan sesleri boğuyorsa ortanca düşlerini koca adamların
mevzu kitaba konu, hesaba bahane olmuyorsa
ağır çekimde terbiye ediliyorsa tüm acılar
boğazda düğümlenen ukde göğü sarsmıyorsa
yere çakılan Melek’in ellerinden tutmuyorsa birileri
birileri zalimin alnına savurmuyorsa sloganlarını
tankların da bir bahanesi vardır, cümlesi çıkıyorsa bir ağızdan
devlet terörüne denk ve aşina susuşlarımız bütün seslerin hakkından geliyorsa
bahanelerimize ömür sayıyorsak
yetmedi kanaatlerimizi kutsal addedip artık dinlemiyorsak hayatı/insanı

toparlanın!
söze, sukut düşürmenin vaktidir artık
sükuta yakışıklı bir endam

 

 

Cihan Ülsen
İzdiham

İzdiham 28 Çıktı. İzdiham 28. Sayısında da yine herkesten farklı, her şeyden özgün, her şeyden daha şiir. 28. Sayı ile İzdiham yepyeni bir yolculuğa daha başladı.  Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Bekir Şamil Potur, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Alper Çeker, Yunus Meşe, Emine Şimşek, Ferhat Toka, Bilge Çiğe, Mücahit Gündoğdu, Sema Evin, Meltem Gülname Kaynar,  Hatice Çay ve Yağız Gönüler hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham 28. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: