Cesare Pavese, Yaşama Uğraşı

“Bugün her şeyi gözden çıkarırcasına çılgın bir yenilik düşkünlüğüne karşı son savunma dayanağımı, elimdeki görünüşte tekdüze ve süssüz anlatım gücümün iç yaşantımı açıklamada gene de en iyi araç olduğuna duyduğum sarsılmaz inançta buluyorum.”

“Yazdığım sözleri düzeltip parlatmaktan başka bir şey yapamaz olmuştum artık.”

 

“Belirsiz bir tedirginliğin dışında hiçbir şey vermiyordu bu yer bana.”

 

“Şiir, bir budalanın denize bakıp, “Tıpkı yağ gibi!” demesiyle başlar.”

 

“Bu fırtınalı denizin ötesinde nasıl bir dünya var bilmiyorum, ama her okyanusun, uzak da olsa, bir başka kıyısı vardır.”

 

“Aldırma, hepsi aynı kapıya çıkar. Aramızdaki aşk hikâyesi çarpıcı olaylardan değil, en ince sezgilerle dolu iç yaşantılardan oluşuyor. Şiir de öyle olmalı. Ama dayanılmaz bir acı bu.”

 

“Ben hiçbir zaman dünyayı umursamadan hayatın tadını çıkarabilen rahat bir insan olamadım. O yürek yok bende.”

“Kendi korkaklığım bile böğrüme çarpan bir mahmuz olacaktı.”

 

“Yaşamak uzun bir toplama işlemi gibidir, arada bir toplama yanlışı yaparsan, doğru sonucu hiçbir zaman bulamazsın.”

“Yanlışlar hep başlangıçlarla ilgilidir.”

 

“Yalnızlar dünyasının destanı yok.”

 

“Bir kadın, eğer budala değilse, eninde sonunda bir insan yıkıntısı ile karşılaşır ve onu kurtarmaya çalışır. Kimi zaman da başarır bu işi. Ama bir kadın, eğer budala değilse, eninde sonunda akıllı, sağlıklı bir adam bulup onu bir yıkıntıya çevirir. Her zaman başarır bu işi.”

 

“… yaşama sanatı, sevdiklerimize onlarla birlikte olmaktan ne büyük bir zevk duyduğumuzu belli etmemekten başka bir şey değildir; bunu başaramadık mı bırakıp giderler bizi.”

 

“Derdini söylemekle ona çare bulmanın aynı şey olmadığını anlamakla insan çocukluktan kurtulur.”

 

“Asıl başarısız insan, büyük işleri gerçekleştiremeyen değil –bunu kim başarmıştır ki-  bir yuva kurmak, bir dostluğu, bir kadınla mutlu bir ilişkiyi sürdürmek, ekmek parasını kazanmak gibi küçük şeylerde başarısızlık gösteren insandır. Başarısızlığın en acısı budur.”

 

“Herkesin korkusu budur; ahmak olmaktansa kalleş olmayı yeğleriz. Eski hikâye.”

 

“Gençliğinde oyunun kurallarını öğrenmeye yanaşmamış, aklı beş karış havada hayalperest bir budala tanıyorum, şimdi hayaller dağılıyor ve oyun un ufak ediyor onu.”

 

“Eleştirmen kritik yaş dönümündeki kadını andırır: kinci ve doyumsuzdur.”

 

“Basitlikten gelen kendine özgü bir becerikliliği vardır saflığın: ‘O kadar aptalsındır ki kimse karşı gelmez sana.’”

“Bir kere şunu anla ki, birini sevmek, bunun karşılığında sevilen bilse bile, sevilen kimseyi ilgilendirmeyen kişisel bir sorundur.”

“Ya kesinkes bir barışçıdır ya da acımasız bir savaşçı; ya ermiştir ya kasap. Nasıl bir çöküş içindeyiz!”

 

“Birisine iyilik etmeye çalış. Çok geçmeden onun hoşnutlukla parlayan yüzünden nasıl tiksindiğini göreceksin.”

“Ama hiç kimse, hatta erkekler bile belli bir güçlülük yayamıyorsan çevrene, yüzüne bakmaz. Kadınlar da ‘Aldırma.’ filan derler, ama bir başkası ile evlenirler. Evlenmekse yeni bir hayat kurmaktır, bu da senin hiçbir zaman yapamayacağın bir şey. Demek ki gereğinden fazla sürmüş çocukluğun.”

“… o korkunç çöküntü, olgunluğa giden yolda basit bir bunalıma dönüştü.”

“Geleceğe umutla bakmanın pek sırası değil, çünkü savaş çıkıp hepimizi havaya uçurabilir. Bu da kaderin kozmik bir cilvesi olur doğrusu.”

“Sen bir fedakârlıkta bulunmayı tasarladığın zaman, bunun öyle yoğun, öyle kendine özgü bir şey olmasını istiyorsun ki, sonunda kimse için bir anlamı olmuyor bu davranışının.”

“Senin yazgın öyle ki, yıllar geçtikçe artan, direnme gücün değil, kopup uzaklaşma yeteneğin.”

“İnsanın parayı önemsememesi için bol parası olması gerekir çünkü.”

“Artık kaya ol, dalga değil.”

“Kendi yaşayışına hakim olamadın, bir de başkalarının hayatını yönlendirmek, anlatmak mı istiyorsun?”

“Bir insan acı çekiyorsa, başkaları bir sarhoşmuş gibi davranırlar ona: ‘Hadi, kalk bakalım; yeter bu kadar; hadi işine; öyle değil şöyle…”

“Kimse zarar görmüyor senin yıkılıp gitmenden.”

“Her türlü soylu davranışı bir yana bırakıp saygıdeğer bir yurttaş, göbekli bir burjuva gibi yaşamaya bak.”

“Hiçbir zaman öfkelenmeyen adamdan kendini koru.”

“Yapmamız gereken, önemli işleri gerçekleştirmek için önemsiz gerekçeler bulma sanatı.”

“İnsanın kendine yapacağı tek iyilik, kendi acıklı güçsüzlüğünü büyük bir hoşgörüye karşılamasıdır.”

“Talihsizlikler bir budalayı akıllı insan yapmaya yetmez.”

 

“Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum.”

 

“Yaradılışları gereği eksiksiz olarak acı çekebilenlerin bir üstünlüğü vardır.”

 

“Bir yıkımın büyüklüğüne üzülecek yerde, onun bir işe yaramayışına üzül. Biracıya bir hayvan gibi edilgin bir şekilde katlanmak onu azaltmaz. Bunun yerine insan bir yıkıma serinkanlılıkla bakıp onun üzerinde derin derin düşünerek onun boşunalığından bir yarar sağlamalı kendine.”

“Hiçbir kadın para için evlenmez: Kadınlar bir milyonerle evlenmeden önce ona aşık olacak kadar kurnazdırlar.”

“Gizlice, en çok korkulan şey hep gerçekleşir sonunda.

Yazıyorum. Ey, sen, acı. Peki sonra?

Bütün gerekli olan biraz cesaret.

Acı ne kadar ortaya çıkar ve kesinleşirse, yaşama içgüdüsü o kadar ağır basıyor ve intihar düşüncesi zayıflıyor.

Kolay sanmıştım ilk düşündüğümde. Zayıf kadınlar yapmıştı bu işi. Alçakgönüllülük istiyor, kendini beğenmişlik değil.

Tiksiniyorum bütün bunlardan.

Sözler değil. Eylem. Artık yazmayacağım.”

 

 

Pavase, Yaşama Sanatı

İZDİHAM

 

 

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın