Cesare Pavase, Yalnızlığa Düşkünlük

Akşam yemeği yiyorum biraz, aydınlık pencerede
Oda kararmış gökyüzü görünüyor. Dışarı çıkınca

Geniş kırlığa götürür dingin yollar az sonra.
Göğe bakıyor ve yiyorum- kimbilir şimdi
Kaç kadın yemek yiyordur- gövdem dingin;
Sersemleştiriyor gövdemi iş ve her kadın.

Dışarıda akşam yemeğinden sonra, yıldızlar gelip

Geniş ovanın toprağına dokunacaklar.
Yıldızlar canlı, değersiz ama bu bir başına yediğim kirazlar.
Göğü görüyorum.Biliyorum ama paslı çatıların
Arasında parıldayan ışıkları ve altında yapılan
Gürültüleri. Koca bir yudumla bitkilerin ve ırmakların
Tadını alıyor kendini her şeyden ayrı duyan gövdem.
Biraz sessizlik yetiyor, her varlık kendi gerçek
Yerinde duruyor, gövdemin duruşu gibi.

Sessizliğin uğultusunu dağıtmaksızın benimseyen
Duygularımın önünde her varlık yalıtılmış.
Damarlardan geçen kanımı bildiğim gibi
Her varlığı karanlıkta bilebilirim.
Tüm varlıkların akşam yemeği, koca bir suyun
Otların arasında aktığı yerdir ova.
Kımıltısız yaşıyor her bitki ve her taş.
Bu ova üzerinde yaşayan her varlığın damarlarını,
Beni besleyen besinleri dinliyorum.

Cesare Pavase
İzdiham

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın