Zeynep Arkan Yazıları

Füg, Zeynep Arkan

Yalnızlık yalnızlığı yer ikimiz kalırız, böyle kalalım Eski ve yeni yaralardan, yaraları kaşımaktan Vazgeçerek çoklukla şikâyet edip az ile çatışmaktan Kâğıda bir kesikle kapanan makas gibi işimiz bitince İki kapı varsa, biz hep tekinden bakalım Dünyaya çıkartma yapalım, dünya çıkılan bir yer Ne öpen ne söyleşen bir hali var, ansızın …

Zeynep Arkan, Çok güzel ilerliyor

Çok güzel ilerliyordu kızın kitabı Okur oturur oturduğu yerde, kitap ilerler çünkü Bir fincanın altında, tercihen fincanın renginde Görünmek için bekliyor, keyif verici maddeler listesinde yeri olmalı, -yüzyılın şifresini kırıyor haz denen bu kelime- Yazarın raflardaki son kitabı ve kızın kucağında Birine ellerini uzatmak kadar bile Yorulmuyor kız, çünkü çok …

Zeynep Arkan, Dilek Kartal’ın Çifte Açmaz’ını Değerlendirdi

Öyleyse neden şiirin Bir kadının suya değincedir ayakları Ve şiir sayılmaz, neden Kadınların ayaklarına değen su (s.29) Hem kişisel hem de siyasi olanı şiir meselesinin merkezine koyan şair sayısı çok değil. Yaşarken ve yazarken dünyaya dair özümüze değen şeyler bizde buruk umutlar veya katı bir bilinç meydana getirir. Şahsi veya siyasi çözümsüzlük …

Zeynep Arkan, Şiir Nasıl Okunur kitabını değerlendirdi

Doğruyu Söylemek adlı eserinde Michel Foucault, Parrhesia (apaçık doğruyu söylemek) kelimesinden ve tarihteki önemli örneklerinden bahseder. Hiçbir şeyi saklamadan kalbi ve zihni konuşma yoluyla başkalarına açmaktır Parrhesia. Yalnızca doğruları apaçık ifade etmek anlamıyla sınırlı değildir, söylendiğinde bir risk açığa çıkıyorsa o fiil gerçek bir Parrhesia’dır. Bu apaçık söyleme fiilini …

Zeynep Arkan ile söyleşi

Şair Zeynep Arkan ile arkadaşımız Büşra Avşar konuştu.   Çoğu şairi şiire götüren bir hikâye ya da şiire yönelmesini sağlayan bir büyük şair vardır, Zeynep Arkan’ın hayatına şiirin dahlinin böyle bir hikâyesi ya da kahramanı var mı? 1987, Cahit Zarifoğlu’nun öldüğü ve O’nu tanıdığım yıldır. Eve gelen Kadın ve Aile, …

Zeynep Arkan, Orada Merhamet Varmış

Uçmaklara uçanlara uçuşa  Bu çok fazla İlk sendin elini tutunca ayakları yerden kesilen Hep aynı kalmanın laneti üzerinden gitti İlk uçuşundu ya da kaçıncı acemiliğin Yüzünü aydınlatan güneşe sırtını dönerek döne döne Yine yüzün sonra sırtın ve yine Yükseliyordun uzaklaşıyordun gidene benzemiyordun İstiyordum, devam etmeye devam etmek Sağlam ipler, metal …