Zeliha Yurdaer Yazıları

Zeliha Yurdaer, Kudüs ve Sinema Kaleme Aldı

Üç dinin kutsalı, bilhassa Müslümanların “mübareği, bereketi” ilahi dinlerin gözbebeği şehir: Kudüs. Müslümanların ona bereket, mübarek olma anlamına gelen Kudüs ismini verdiği şehir. Şehrin en eski sakinleri olan Kenanlılar’ın Ursalim, Yahudilerin Ariel, Yebus, Siyon gibi isimleri verdiği Kudüs, Hz.İbrahim’den itibaren birçok peygamberin yaşadığı kutsal bir bölgede bulunan, Hz.Süleyman’ın inşa ettiği …

Sibel Atagün, Babam ve Oğlum Filminden Halil Kantarcı’ya Bakınca

Kelimelerin ve düşüncelerin zihnimde havada uçuştuğu bir an. O kadar çok düşünce, duygu var ki karşısına bir kelime koyamadığım. Aklımda uçuşan hangi kelimeyi koysam yerine, parçalanıyor. Havaya dağılıyor tüm harfler. Bulamıyor yerini duygunun. O yüzden niyetimi yazının başında ortaya koymayı deneyeceğim. 15 Temmuzda milletçe yaşadığımız kabus ve şok gününde bir …

Zeliha Yurdaer, ”Noel’de Neden Kar Yağar?”Makas Eller

90’lardan fantastik bir öykü. Bu ayaklar benim değildir alın! “Tırmansak içimizdeki merdivenden yukarıya Yüzümüze bakan bizi pencerede görecek”* İçinde olduğumuz dünya dışında başka bir gezegene ait, insan oğlu – bazen de ürünü – ama insan dışı bir zeka ve kişiliğe sahip “yaratık”ları konu edinen filmlerden dünya sinemasında birçok örnek bulunmakta. …

Sibel Atagün, Sinemanın Umutsuz Kurtarıcısı Tarkovsky

 “Gelecekten korkuyorum. Çinlilerden, afetlerden, kehanette bulunulan felâketlerden. Çocuklar için, Larissa için korkuyorum. Tanrım bana gelecek için güç ve inanç ver. Seni yüceltecek bir gelecek ver bana! Ben de içinde yer alayım. Tanrım nasıl perişan bir haldeyim! İçim bulanıyor, kendimi asma noktasındayım. Çok yalnızım ve bu duygu yalnızlığın ölüm olduğunu anladığımda …

Sibel Atagün, Gerçeğin Umutsuzluğu; Yeşim Ustaoğlu

Yolculuk. Kimlik arayışı. Ötekileşme. Yabancılık. Yüzleşme. Filmografisine hakim olduğunuzda zihninizin ve kalbinizin duvarlarına çarpa çarpa geride kalan bu kavramları bırakan Türkiye’nin en iyi bağımsız yönetmenlerinden Yeşim Ustaoğlu. Trabzon kökenli, Sarıkamış doğumlu, öğrenimini Trabzon’da tamamlamış bir mimar olan Ustaoğlu beyazperdeye ilki İFSAK ödülünü kazanan “Bir Anı Yakalamak” olmak üzere yurt içi …

Sibel Atagün, Sinemada Kadın

Sinemada Kadın Dünya Sineması İkinci Dünya Savaşı ve Sinemada Kadının Yerinin Değişimi Dünya sinemasında kadının dikkate değer çıkışını 1946 sonrasına kadar dayandırabiliriz. İkinci Dünya Savaşı yıllarına kadar kadını karakter özelliğiyle öne çıkaran, erkekten ayıran yönler pek vurgulanmazken, bu tarihten sonra kadın bir tehdit unsuru olarak ön plâna çıkıyor. Zira o …

Sibel Atagün Kudüs’te bir amcayla konuştu; Mescid-i Aksa’da nöbet tutmakla şereflendirildik

Yüreğimize taş gibi oturan, sırtımızı kamburlaştıran, kulaklarımda yankılanan Filistinli amcanın bu sözlerini düşünürken aldım kalemi elime. Şimdilik dedim en azından şimdilik denizde damla da olsa bir katkısı olacaksa yazabilirim gördüklerimi, konuştuğum insanları. Ürdün ve İsrail sınırı arasında Allenby Köprüsü girişinden sınır kontrol noktasına vardık. Filistin’e sıkıntısız girebilmek için İsrail polislerine …

Zeliha Yurdaer, Hitchcock’tan Gökyüzünün Efendilerinin İntikamı

The Birds / Kuşlar(1963) “Şu gezegeni yaşam için gitgide daha zor bir yer kılmak konusunda inat edip duran insanoğlundan başkası değildir.” Daphne du Maurier’in aynı adlı öyküsünden, biraz da olsa değiştirilerek sinemaya uyarlanan, dönemin haberlerinden, gerçek olaylardan da esinlenerek kameraya çekilmiş bir Alfredd Hitchcock klasiği gerilim filmi Kuşlar. Kaliforniya’da o …

Zeliha Yurdaer, Otorite, Baba ve İnsan

Günün yeni kelimeleri ; deniz, otoyol, tüfek. Deniz: Oturma odasındaki ahşap kolluklu koltuk. Otoyol: Bir rüzgar türü. Tüfek: Beyaz bir kuş. Kasetçalardan gelen bu sesle başlar Yorgos Lanthimos’un 2009 yapımı filmi Köpek Dişi ( Dogtooth – Kynodontas). Bize George Orwell’ın 1984’ündeki Yenikonuş dilini  hatırlatır bu replikler. Zira Lacan’a göre dilin …

Zeliha Yurdaer: Sıkıntının Resmi Bergman Sineması

Zeliha Yurdaer’den Bergman kritiği… “Suskun gölgeler, soluk yüzlerini bana çevirerek işitilmeyen seslerle en gizli duygularımla konuştular. Aradan altmış yıl geçti ve hiçbir şey değişmedi; hâlâ aynı ateş.” 89 yıllık yaşamının 27.yılında sinemaya atılan bir sinema aşığı, İsveçli yönetmen İngmar Bergman, yaşamının son yıllarında sinemaya olan tutkusunu bu şekilde dile getirir. …