Turgut Uyar Yazıları

Turgut Uyar, Tel Cambazının Tel Üstündeki Durumunu Anlatır Şiir

Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Tanrınız büyük âmenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Bütün ağaçlarla uyumuşum Kalabalık ha olmuş ha olmamış Sokaklarda yitirmiş cebimde bulmuşum Ama ağaçlar şöyleymiş Ama sokaklar böyleymiş Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Aşkım da …

Turgut Uyar, Söylenir ve Yarım Kalır

Söylenir ve yarım kalır bütün aşklar yeryüzünde bir kaktüs bol sudan nasıl nasıl çürürse, öyle En sevdiğim temmuzdu aylardan hazirana benzediği için biraz biraz da kendiliğinden belki de müşteriye iyi davranan efendi bir bakkal kimliğinde Nasıl mutlu oldum iki yaz nasıl mutlu oldum kardeşler Salkımsöğüt bir, ben iki bir üçüncü …

Turgut Uyar, Geyikli Gece

Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta Her şey naylondandı o kadar Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı. Ama geyikli geceyi bulmadan önce Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk Geyikli geceyi hep bilmelisiniz Yeşil ve yabani uzak ormanlarda Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan Hepimizi vakitten kurtaracak Bir yandan toprağı …

Turgut Uyar, Yokuş Yol’a

güllerin bedeninden dikenlerini teker teker koparırsan dikenleri kopardığın yerler teker teker kanar dikenleri kopardığın yerleri bir bahar filân sanırsan kürdistan’da ve muş – tatvan yolunda bir yer kanar muş – tatvan yolunda güllere ve devlete inanırsan eşkıyalar kanar kötü donatımlı askerler kanar sen bir yaz güzelisin, yaprakların ekşi, suda yıkanırsan …

Turgut Uyar, Malatyalı Abdo İçin Bir Konuşma

  her şey akıp gider oh onlar birer ayçiçeğidir yüzler güneşe ve aya dönen hep güneşe    ve ben ruhçulara göre şaşkın zevcelere göre alkoliktim evet gerçekten hayatımda çok içtim ne kadar içtim, ne kadar duraklardan geçtim öfkenin ve sevincin özrüne sığınıp ama. bir akşam oldu muydu iyi bir akşam …

Turgut Uyar, Bir Süregen İlkbahar

    Turgut Uyar ise.   Dursun Ali’yi mi sordunuz nevşehir’den, dışardadır, almanya’da “karanfil suyu neyler”i söyler durmadan nevşehir koca bir şehir, bakmadan kim geçebilir yanından Seyfettin’i mi sordunuz, dışardadır, almanya’da “adına gül denen menekşe”yi hatırlar durmadan aslında ne menekşe ne güldür hatırlanan topluca bir coşkunluğa varıldığı zaman şöyle ki, …

Turgut Uyar, Hızla Gelişecek Kalbimiz

hızla gelişecek kalbimiz kalbimiz hızla. sürgünlerin umutsuzluğunda kırık kalpler, yaralılar, onulmazlar farksız çarpanların umutsuzluğunda ve köprü başlarının umutsuzluğunda ve köprü başlarının umudunda. sular bitse bile, çiçekler atılırken oralara temiz bir ilişkinin bulutsuzluğunda ve eski dağlarda, eski dağlarda kış kovalarken ülkesini hızla gelişecek kalbimiz. kendi öz hüznümüzün öz tarlasında bozkır dayanıklılığımızın …

Turgut Uyar, Uzak Kaderler İçin

bir gün, bir yağmurla garip garip  -Çoluğu çocuğu terk edeceğim.-  Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım  Alıp başımı gideceğim.  Asır yirminci asırdır, amenna  Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım  Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi  Uzaklar daha uzaklaşır  Bir define çıkarır gibi kayalardan, Âdem’ den beri  Sımsıcak sevgilere muhtacım.  Bir gün alıp …

Turgut Uyar, Ölümlü Yaşamaya Hergünkü Çağrı

  Halbuki birçok şey söylenebilirdi. Yadsınırdı örneğin. Ben vurmadım denirdi. Yalvarırdı, kaçardı hiç değilse insan. Türkü bile çağırabilirdi. Herif sokağın ortasında yatıyordu. Kan içimde yatıyordu. Tıpkı ölmüş gibi. Belki de ölmüştü. Öldüyse eğer, sinemalara gidemeyecekti. Sıkıldı mı oturup ağlayamayacaktı. Saçları kandan yapış yapıştı. Hem geceydi hem karanlıktı. Bir direkte bir …

Turgut Uyar, Üçyüzbin

Bu kıvırcık ateşten yalanlar 300.000 Kimi sularca inanıyorum kimi zulüm yakıcı Çocuksu, deli deli zincirler boğuntusu gök Elimde kolumda senin seslerin var gel de aldırma Kadınları çıplak görüyorum koşup seni soyuyorum Bir açıcı gerdanlık görsem boynun aklıma geliyor bilemezsin Seni kentlere seni bankalar seni seni 300.000 Seni zamansız ölümlere karşı …

Turgut Uyar, Eski kırık bardaklar

  İşte bu ellerimle yalnızım bu inanmazsan bak  Bu saçlarımla bu iyi giyimlerimle paralarımla Sen varsın ya sen çoğu kez yetmiyorsun Uzakta mısın sen misin söylemiyorsun Bakışın mı eksik dudakların mı anlamıyorum O adamlar geliyor aklıma karanlık iri yarı O gemiler ipleri yelkenleri dümenleri dönük Unuttuğum kırlangıç kuşları kırık bardaklar …

Turgut Uyar, Kurtarmak Bütün Kaygıları

Yanlışlıkla şehit olunca insan şehit sayılır mı acaba? Sularsa akmak birgün birgün birgün Birgün dağlara çıkmak birer birer dağlara çıkmak birgün Çıkmak çıkmak birer birer birgün dağlara dağlara birgün Birgün birer dağlara Ah nasıl dağlara birgün Ey yorgun atlar, ey geri dönenler, sayı bilmiyen çocuklar Ey birgün Çiçek açmak birgün …

Turgut Uyar, Acının Coğrafyası

  kente kapandık kaldık tutanaklarla belli sirk izlenimlerinden seçmen kütüklerinden yüzlerimiz temmuzdan ötürü sallanır ve uzar ve her köşe bir tuzaktır birer darağacıdır her meydan saati öğle vaktini kesinlikle gösteren oysa hep güçlü dağları görmenin zamanıdır çığlığım uzun uzun kalır içimde yani güller giyinmiş bir adam nerde ben nerde rüzgâr …