Siz Yazıları

Ezgi Özcan, 166

Zira Ellerini öpüp kalbime koyduğum biri var. Kaç yaşında olursa olsun benim için masumiyetini yitirmeyen biri. Kalbimin tüm odaları onun, İsterse çamurlu kramponlarıyla, isterse parmak arası pamuk tutmuş güzel ayaklarıyla gezebilir, Zira; aklımın tüm köşelerindeki toz zerrecikleri bile onun adını ezbere bilir.   166 Çeşit çeşit yemekle dolu masa örtüsünü …

Mahmut Dilmaç, Bir Avuç Dünya

Sanatımız acılarımızdan daha büyük olmamalı Ayakları çıplak çocuklar dururken Dramı sadece tiyatrodan anlıyorsa eğer bir insan Hayatı hiç yaşamıyor demektir Midesine zarar veriyorsa açlıktan çıkmış bir çocuk Ve aç kalmak için takılıyorsa midelere kelepçe Bu bir dram değil midir? Değilse boş verin yaşamın canı cehenneme deyip sizde geçin üstünden Oysa …

Liya Zerya, Deli Atlar Zamanı

burada herkesin delirmekten sustuğu yerdeyim baktığım suretlere ayna olamayan ben içimin sarkıtlarından salladım kendimi tekinsiz bir rüyayım şimdilerde kim yorumlasa tersine akıyor ırmaklar göğün dibini deldiğimden beri huzursuz atlar koşuyor içimde diktiğim sökükler ellerimi kanatmaya yetmedi yetmedim kimseye kaçtığım şehirler ardımca yağmalandı topuklarıma iğneler batırdılar kendime geleyim için gelmedim gelemedim …

Bilal Korkmaz, Ölü Tanrılar Mezarlığı

Bekledim ölü tanrılar mezarlığında Asırlar geçti. Salı pazarlarından; Boyunlarında asılı erkekler, Kokusuyla ikindi kadınları geçti. Sular geçti değirmenden. Un, biçilmiş ter kokusuyla Sofralardan geçti. Ne tahtlar kaldı tozlarından öte Ne kanın dolaştığı damarları hükümranların. Güneş mevsimlerden Babam dağlardan geçti Tanrıları dizdiler boydan boya Sokaklardan ibrahim geçti Mezarcılar tanıdım Mezarına su …

Mine Berberoğlu, Senfoni

Gün kırk ikindiden kendini sıyırırken, Yağmur yapraklardan süzülüyor, Güneş hafifçe gösteriyor yüzünü, Ayakkabılarım çamura bulanıyor, Aldırış etmiyorum. Vakit ikindiye doğru, Kahve panjurlu evlerden geçiyorum. Az ileride çocuk cıvıltıları, Portakal yiyorlar. Ağır ağır yürüyorum. Bad-ı sabalar sararken tenimi, Toprağın kokusu daha keskin. Menengiçler ardı sıra, Kiraz çiçeklerinden hakkını alan arılar, Transparan …

Kevser Tekin, Sen de mi şair oldun Brütüs?

Eskiden, yâr deyince kalem elden düşüyordu, şimdi ise metrekareye on beş şair düşüyor… Artık elimize kalem almadan da yazabiliyoruz. İnternet dünyasıyla paylaşıyoruz saniyeler içinde yazdığımız ve adına şiir dediğimiz o metinleri. Ya da yüz kırk karaktere sığdırdığımızı düşündüğümüz o ruh halimize edebiyat diyoruz. Günümüzde herkes biraz yazar, biraz şair olarak …

Havle Kaya, Sizin de Şaşkınlıklarınız Yok mu?

Bir hüznün ağırlığı kelimelerle tartılamaz, bu böyle biline. Ve koca bir hüznün payına düşenin kocaman bir sessizlikten başkası olmadığını da en iyi sen bilirsin anne. O halde gömülüyorum ben de sessizliğime ta ki kelimeler hüznümü taşıyacak olgunluğa erişinceye, acılar şaşkınlığıma derman buluncaya kadar. Ta ki yeryüzündeki tüm mürekkepler kuruyuncaya kadar. …

Liya Zerya, Edebiyatın Canı Cehenneme

Atladığımız çağdan nereye düştük bilmiyorum ama sanal âleme düştüğümüz kesin. Muasır medeniyet dedikleri bu tek dişi kalmış canavarın dişinin kovuğunu doldurmak için itiraf edelim yapmadığımız şaklabanlık kalmadı. Mahremiyet perdesini rüzgâr araladı, mum ateşi sıçradı, yandı. Evlerimiz yani içimiz ayan beyan ortada. Oysa eskiden perdeler vardı. Onlardan önce tüller. Şiire bile …

Liya Zerya, Sınır Hattı

iyi değilim allah’ım şuramda, tam göğsümün ortasına çöreklenen yılan beni öldürmekle tehdit ediyor başını ezsem diyorum, ezemiyorum alfabenin son harfinden başlıyorum ezberini bozmaya türkülerin iyi değilim allah’ım şuramda, gözümün ucunda seğirip duran acı beni ağlamakla tehdit ediyor döksem diyorum, dökemiyorum hep sondan başlıyorum uyuşan kalbimi sakinleştirmeye iyi değilim allah’ım şuramda, …

Ali Kaya, Helal Cinsel Ürünler

İzdiham’ın tasarım çalışmalarından dolayı geçen hafta yazı yazamamıştık. Kaldığımız yerden bu hafta devam ederken; İzdiham da yeni tasarım ve yeniliklerle yoluna devam ediyor. ‘Hepimiz ölecek yaşta’ olduğu gibi; İzdiham takipçileri olarak beğenecek ve takdir edecek yaştayız da aynı zamanda… İzdiham’ın yeni hali hayırlı olsun… Umarım beğenirsiniz! Kaldığımız yerden devam… Önceki …

Ali Kaya, Şiir, hikâye ve roman yarışmaları

Geçtiğimiz haftalarda beni arayan bir tanıdığım, hikâye yarışması olduğunu ve bu yarışmaya katılıp katılmama hakkında fikrimi sordu. Katılmamasının iyi olacağını, katılırsa psikolojisinin bozulabileceğini söyleyerek umutlarını kırdım!.. Anadolu’da özellikle genç kız ve erkeklerden birçok kişinin bu tür yarışmalara katılıp ödül alacağını, hatta şöhret olacağını düşündüğünü tahmin edebiliyorum. Üzülerek belirtmeliyim ki; bu …

Ali Kaya, Damımıza kar yağdı

Kahtalı Mıçı olarak tanınan Mustafa Aslan’ın; “Damımıza damımıza kar yağdı” diye bilinen ilginç bir şarkısı var! 29 Mart’ta bazı bölgelerimize gerçekten kar yağarken; 30 Mart’ta da, şarkıda olduğu gibi bazılarının damlarına kar yağdı ve ‘Tape’taklak oldular!.. Bu sonuç; şantajcılara, montajcılara, işbirlikçilere, tapecilere olduğu gibi, onlarla birlikte olan siyasilere de tokat …

Abdussamed Bilgili, Ben Halkıma Bakınca

  I. Ben halkıma bakınca ietete camından Bir sinek vızılca kıyamet turfanda toplar Muavinin ileri görüşlülüğü anayasaya uygundur Çağdaştır, laiktir, demokrattır başka bir boktur Şimdi ben böyle söyledim diye bana alınananız çoktur! II. Ben halkıma bakınca halkım sokaklarda halı Yıkamanın yasaklığını ama yine de bir tofaşın yıkanabileceğini Düşünürler günde beş …