Oğuz Atay Yazıları

Oğuz Atay, Hem kılıç hem demeç kullanıyorlar

Bana iyi haber getirin; ölümden, yenilgilerden bahsetmeyin. Nöbetçiler! Bu adamı dışarı çıkarın; çürümüş et kokuyor. Sıcak yüzünden, efendimiz. Çok uzun yoldan gelmiş. Elbiseleri tozlu: havayı dolduruyor, nefes alamıyorum. Pencereleri açın, duvarları yıkın: efendimiz nefes alamıyorlar. Bir elleriyle şemsiyelerini tutmaya çalışırlarken, öteki elleriyle kılıçlarını nasıl sallayabildiler? Işığı görünce pencereye uçan, cama …

Oğuz Atay, Tutunamayanlar’ın Şarkıları

DÜN, BUGÜN, YARIN When I was a little child , Bir yokluktu Ankara. Apres moi dull and wild Town ne oldu, que sera? İTHAF ve MUKADDİME King Soloman Speare’di adının İncilcesi Süleyman Kargı dosttur Türkçe’ye tercümesi Hamlet için Horatio neyse öyleydi bana. Kıbrıs dolaylarından göçmüş anavatana. Yıkık bir sur üstüne …

Korkuyu Beklerken – Oğuz Atay : Berzah Özgü Özalp

Simge tek anlamla kısıtlı olmayan metaforik bir oluşumdur. Anlamı metin içindeki yerine, kurgudaki işlevine göre değişir; okur yorumuna açıktır. Simge edebi metinlere çok katlı anlamlar katar. Bu sayede anlatıcı, kurduğu simgelerle alt metni olan eseler ortaya koyar. “Demiryolu Hikâyecileri – Bir Rüya” hikâyesinde de “hikâye satıcıları” yazarların ve edebiyatçıların bir …

Oğuz Atay, Şarkılar

DÜN, BUGÜN, YARIN When I was a little child , Bir yokluktu Ankara. Apres moi dull and wild Town ne oldu, que sera? İTHAF ve MUKADDİME King Soloman Speare’di adının İncilcesi Süleyman Kargı dosttur Türkçeye tercümesi Hamlet için Horatio neyse öyleydi bana. Kıbrıs dolaylarından göçmüş anavatana. Yıkık bir sur üstüne …

Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar Kitabından Seçmeler

“Batılılar, kendilerini tutmasını bildikleri için büyük başarılara ulaştılar, değil mi? Ölsen bir yudum su vermezler.” “Başkalarını mühim bulmayanlar, bir gün kendilerini de mühim bulmayanlarla karşılaşacaklardır, fakat bu hakikat, oların mühim bulmamış olduklarının mühim olduğu manasına da gelmez…” “Albayım sakindi, ‘Her şeyin birden unutulmasına çok ihtiyacımız var’ diyordu.” “Beni hep durduruyorsunuz …

Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlardan Seçtiğimiz Cümleler

” Belki yarın sabah soğukta uyanmanın bir anlamı olur, sana çay pişirmek gibi.” “…; kurduğum hayaller, bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu.” “Sabahları kimseyi uyandırmadan sessizce yola koyulurdum; gezici din adamları gibi. Yalnızlığın dinini yayıyordum.” ” Önce hayata atıldım. Fakat bunu nasıl yaptığımı bir türlü anlayamadım. ( Bir durumdan başka bir …

Oğuz Atay, Beyaz Paltolu Adam

Kalabalık bir topluluk içindeydi. Başarısızdı. Parası yoktu. Dileniyordu. Caminin önündeydi. Büyük bir camiydi bu. Minareleri, kubbeleri, kemerleri ve parmaklıklı pencereleri filân hepsi tamamdı. Özellikle avlusu: dilenenler için en önemli yer. Bir kenarda duruyordu. Hiçbir hüner göstermediği için ya da acındırıcı bir garipliği olmadığı için ya da kendisini çevreden ayırıp başarısızlığına …

Oğuz Atay, Unutulan

“Ben tavan arasındayım sevgilim!” diye bağırdı delikten aşağı doğru. “Eski kitaplar bugünlerde çok para ediyor. Bir bakmak istiyorum onlara.” Son sözlerimi duydu mu? “Orası çok karanlıktır; dur, sana bir fener vereyim.” İyi. Durgun bir gün. Bütün hayatım boyunca sürekli bir ilgi aradığımı söylerdi birisi bana. Gülümsediğimi gösteren bir ayna olsaydı; …

Tutunamayanlar’dan Bir Bölüm

Çıkarlarını düşünmeyenler unutulacaktır. Her olayda bir kenara çekilenler gerçekten de bir kenarda kalacaklardır. Yaptıkları işlerin gizli kalmasını isteyenler, bunda başarıya ulaşacaklardır. Kimse, onların varlığıyla tedirgin olmayacaktır. Bir gün öldükleri zaman, arkalarında küçük bir iz, bir anı, bir gözyaşı, bir eser bırakmadan yok olacaklardır. Gazetedeki ölüm ilanı bile, yedinci sayfada bir …

Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar’dan Bir Bölüm

Beni anlamalısın. Çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum. “Bu kalbin, birini sevmeğe ihtiyacı vardı. Ve sen bunu anlamadın. Ve bana eziyet ettin. Ve eziyet ettiğini bilmedin. Göz yaşımı silmedin.” Albay, “Soytarılık etme Hikmet,” dedi. Ve ben, senin bilgisizliğinin artmasına izin verdim. Fakat …

Oğuz Atay, Demiryolu Hikayecileri

Ülkenin büyük şehirlere uzak bir dağ başı kasabasında, bir demiryolu istasyonunda çalışan üç hikâyeciydik. İstasyon binasına bitişik yan yana üç kulübemiz vardı. Ben, genç yahudi, bir de genç kadın. Seyyar hikâye satıcılığı ya-pıyorduk. isimiz pek parlak sayılmazdı; çünkü- istasyonumuza tren çok seyrek uğruyordu. Ayrıca yalnız posta trenlerinin geldiği günler iyi …

Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar’dan Bilge’ye Mektup

Oğuz Atay, Tehlikeli Oyunlar’dan Bilge’ye Mektup Sevgili Bilge, bana bir mektup yazmış olsaydın, ben de sana cevap vermiş olsaydım. Ya da son buluşmamızda büyük bir fırtına kopmuş olsaydı aramızda ve birçok söz yarım kalsaydı, birçok mesele çözüme bağlanamadan büyük bir öfke ve şiddet içinde ayrılmış olsaydık da yazmak, anlatmak, birbirini …