Nurdal Durmuş Yazıları

Nurdal Durmuş, Böyle Bir Dünyada Nasıl Yaşanır?

Yorumsuz istatistik! Yaklaşık 6 bin yılı bulan yazılı insanlık tarihi boyunca kayıtlara geçen 15 binden fazla savaş yaşanmıştır. Yaşamı boyunca savaş görmemiş ya da tanık olmamış insan sayısı yok denecek kadar azdır. İnsanlık tarihi boyunca yaşanan savaşlarda bugünkü dünya nüfusu kadar insan ölmüş, bir o kadar insan da engelli kalmıştır. Birinci …

Nurdal Durmuş, Bugün Cumartesi – 3

Elimde eski bir oyuncak: Pinokyo. “Yalan söyleyince burnu uzar” diyen yalancılarınki gibi burnu uzamıyor. Üstelik tahtadan… Bir ceset gibi duruyor avuçlarımda. Bir oyuncağa yakışmayacak kadar renksiz ve soyut. Bir çocuğu ağlatacak kadar ürkünç ve ruhsuz. Hangi çocuk Pinokyo’yu sever bilmem? Zaten çocukluğumu yaşamak istediğimde çok büyümüştüm. Bu yüzden ben sevemedim. …

Nurdal Durmuş, Bugün Cumartesi – 2

Bugün Cumartesi ve hayatımda önemli sayılabilecek yeni bir şey yok! Ofise geldim ve bir bardak çay eşliğinde Sting’in “Shape of My Heart” şarkısını dinliyorum. Cumartesi çalışmalarından nefret ediyorum. Uzun zamandır sinemaya gitmedim. Bilgelik taslamak için okuduğum kitapları da yazmayacağım. Ama en sevdiğim kitaplardan birinin Saint Exupéry’nin Küçük Prens’i olduğunu söyleyebilirim. …

Nurdal Durmuş, Aliya Sen Olmasaydın

Bir komutan tanıyorum: Dünyanın en büyük üçüncü ordusunun başındaki  Sırp komutanın “Öldürün, yakın, yıkın, katledin!” emirlerine karşı, “Savunmasız insanlara zulmetmeyin! Ancak halkın ordusu olduğumuzda ve insanlar bizden korkmadığında muzaffer olabiliriz. İnsanları tehdit eden bir ordu sefildir. Muzaffer olamaz!” emri veren bir komutan. Bir devrimci tanıyorum: “Bizler sadece özgürlüğü için savaşan …

Yazarların Aşk Mektupları

Her mektubun ayrı bir öyküsü ve yaşanmışlığı var. Her biri bir başka şahitlik bekliyor. Bu mektupları okuyunca insan, yaşamını şekillendiren en büyük değerlerden birinin de aşk olduğunun farkına varıyor. Elbette yaşanan aşkların hikayeleri ya da kahramanların hayatlarıyla ilgili detaylı bilgiyi bu satırlara sığdıramadım. Sizi, sadece kahramanların isimleriyle buluşturup, satırlarıyla tanıştırıp onları tanıma ya …

Nurdal Durmuş, Bir Bayram Düşlemesi

Her insanın özlediği kadardı bayram. Doğduğumuz ev, tahtadan arabalar, çocukluk arkadaş­ları, düşe kalka büyüdüğümüz yollar, tırmandığımız kiraz ağaçları, korkusuz yürünen caddeler-sokaklar, uzak mahallelerden bile edindiğimiz arkadaşlar, çocukluk aşkları… Apartman kapılarından kovulmadığımız, sokaklardan kaçırılmadığımız, camilerden dışlanmadığımız, başımıza çorap örülmeyen o günler… Kötü nedir bilmeyen çocukların hep iyilerle karşılaştığı dünya… Kent nedir, kaos nedir, cinnet nedir, …

Nurdal Durmuş, Eylülün Rengi Ölüm mü?

Eylül artık bütün gün benimle. Elimdeki kitapta, balkonda, yürüdüğüm yollarda, bulutların arasında… Gökyüzü, kuş, yağmur, rüzgâr… İlk aşk, ilk acı, ilk ayrılık… Beyaz zambak ve hüzün.

Nurdal Durmuş, Orada bir şey oldu: BOSNA

Avrupa’nın orta yerinde yaklaşık 312.000 kişi katledildi. Bunlardan yaklaşık 35.000’i çocuktu. 50.000 kadın tecavüze uğradı, 2 milyondan fazla insan evini terk etmek zorunda kaldı. Bosna resmi makamlarına göre 18.000 kişi hâlâ kayıp. Sırp ve Hırvat katliamının dehşetini iliklerimize kadar hissettiren o kahredici acının en önemli sembolü toplu mezarların sayısı ise …

Nurdal Durmuş, Bayrama yolunuzu gözleyenler soruyor: Gelecekler mi?

Nasıl devam ediyordu Beatles’ın şarkısı: “Ansızın gördüm ki o eski halimin yarısı bile değilim.” Annemden öğrendiğim ilk şey; kendimden büyüklere, öğretmenlere, yaşlılara her şartta ve her ortamda saygılı olmamdı. Her gördüğüm yaşlıyla selamlaşıp hal hatır sormak, hayat tecrübelerini dinlemek, öğretmenlerime hayatımın çıkmaz sokaklarında çıkar yol bulmamı sağlayan pek çok şeyi …

Nurdal Durmuş, İnsan ilişkilerinin insana öğrettikleri

RUH SAĞLIĞIMIZ İÇİN UZAK DURULACAKLAR LİSTESİ; 1- Siyaset 2- Haberler 3- Köşe Yazarları 4- Tartışma programları 5- Gazeteler 6- Troller 7- Din, mezhep ve cemaat tartışmaları 8- Mevki, makam sahibi olan eski dostlarınız 9-Yokluk, dostluk ve ölüm görmemiş insanlar

Nurdal Durmuş, Medya, Sinema ve Şiddet İlişkisi

Senaryo: Yılmaz Güney’in yazdığı Şerif Gören’in yönettiği Yol (1982) filminde Doğu’da “Namus Sorunu” yüzünden babası eşini terk eden kızını ahırda yıllarca bağlı tutar. Yaşanmışlık: “Babası kızını ahırda bağlı tuttu, 6 yıl kimseyle görüştürmedi.” “Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde eşi tarafından terk edildikten sonra babasınca 6 yıl boyunca ahırdaki bir bölmede bağlı tutulan …

Nurdal Durmuş, Annesinin büyümeyen oğlundan.

Anneler için hiç büyümeyen oğulları vardır. Yaşı kırklara gelse bile bir akşam eve geç kaldığında pencere önünde uzun kederlere dalar anneler. Anne dilinde oğullar, endişe ve bekleyişin adıdır. Dünya döner, dünya çirkinleşir, dünya bütün yükünü insanın omuzlarına yükler, ama oğullarının bütün yükünü kendi sırtında taşımak ister anne. Çirkinleşmeyen, kaybolmayan ve …

Nurdal Durmuş, Bugün Cumartesi

Bugün Cumartesi Bugün hiçbir şeyden daha hızlı yaşamamalı. Hayatla aramızı birkaç adım açmalı. Mesela bir şarkıya ikinci nakaratında eşlik etmeye baş­lamalı. Bir kitabı son cümlesi okuduğunda anlamalı. Bir film sonu tahmin edilmeden izlenmeli. Telefon kapatılıp bir meçhule yürünmeli. Cebe çakıl doldurup deniz taşlanmalı. “Şuraya yetişmek gibi bir derdim yok!” diyerek …