Nizar Kabbani Yazıları

Nizar Kabbani, Yasaklanmış Şiirler

Nasıl söyler türküsü o ağız, Dudakları dikilmişken, beyim? Bir Arap ozanı ölünce bugün Kim yakarır onun için? Benim şiirim el öpmez Şiirimin ellerini öpmek Sultanlara düşer! 1 Dostlarım Başkaldırmıyorsa, neye yarar şiir? Azgınları ve azgınlıkları yıkmıyorsa, neye yarar şiir? Zamanı ve mekânı Sarsmıyorsa, neye yarar şiir? Satrapların başındaki tacı Yere …

Nizar Kabbani, Teşekkürler

Aşkına müteşekkirim O benim son mucizem Mucizeler çağı geçtikten sonra Teşekkürler aşkına.. O bana öğretti okumayı, yazmayı O donattı beni sözlerin en güzeliyle Aşkın bir anda sildi bütün kadınları hayatımdan Yok etti en güzel anılarımı.. Teşekkürler.. Ta derinden Ey kutsal kitaplardan çıkıp gelen Teşekkürler beline Rüyalarımda gördüğüm, hayalini kurduğum Defterlerimin …

Nizar Kabbani, Resim Dersi

Yaşarken henüz ayakları karıncalanmaya rastlanmamıştır.  1 Boya kutusunu önüme koyuyor oğlum Bir kuş çizmemi istiyor benden Kül rengine batırıyorum fırçayı Bir dörtgen çiziyorum, üstüne bir kilit ve çubuklar Oğlum, gözleri dehşet dolu, diyor ki bana: “Ama bu bir hapishane… Yoksa bilmiyor musun baba, kuş çizmeyi sen?” Oğlum, diyorum ona, ayıplama …

Nizar Kabbani, Kudüs

Kabbani 1923’te Şam’da doğdu, 1988’de vefat etti. Ağladım tükeninceye kadar gözyaşlarım Namaz kıldım sönünceye dek kandiller Usanıncaya kadar rüku ettim Muhammed’i sordum sende kaybolan Ey Kudüs, ey nebilerin çıktığı şehir Ey Kudüs, ey şeriatler feneri Ey parmakları yanan güzel çocuk Hüzün var gözlerinde, ey iffet şehri Ey Resulün uğradığı bahçe …