Murathan Mungan Yazıları

Murathan Mungan, Eskidendi, Çok Eskiden

Hani erken inerdi karanlık, Hani yağmur yağardı inceden, Hani okuldan, işten dönerken, Işıklar yanardı evlerde, Eskidendi, çok eskiden. Hani ay herkese gülümserken, Mevsimler kimseyi dinlemezken, Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken, Eskidendi, çok eskiden. Hani hepimiz arkadaşken, Hani oyunlar tükenmemişken, Henüz kimse bize ihanet etmemiş, Biz kimseyi aldatmamışken, Eskidendi, çok …

Murathan Mungan, Çe

sayılmamış kapıların için adımlarını dinlemeye geldim karanlıkta gören sokaklar için adımı verdim et değil ceset kendini tekrarlamaktan ve unutkanlıktan kaybolmuş hayalet her yoklamada tenden eksildim kış değil tipi adlandıran kendi küresinde kaybolduğumuz mevsimleri ben unuttum kalbim sakladı seni can unuttu cam sakladı seni her sokağı çıkmaz yapan çocukluk ve aşktır …

Murathan Mungan, Fay

kaç kişiyim bu yalnızlığın ortasında bir boğa, bir leopar Arena ve Opera İyot ve Rüzgar Arsenik ve Sözcükler arasında yüzüm çalılıklarla kaplı aralayan gözüpek avcılar için parslar geziyor kuytularında iyi yürekli bir canavar saklanıyor yazdıklarımın ve yüzümün satırlarında kendim için büyük bir tehlikeyim artık ilerliyorum içimdeki yer çatlağı boyunca Murathan …

Murathan Mungan, Şairin Romanı

Açık denizde dev dalgalarla boğuştukları aylarca süren fırtınalı deniz yolculuğunun sonunda o sabah, Anakara’nın güneybatı körfezine özgü yumuşak rüzgârın o tanıdık kokusuyla uyandı. Kendine özgü bu sakız kokusuyla birlikte Bendag’ın kendisinden önce gömülü anılarını uyandırdı körfez rüzgârı; belleğinin kuytu derinliklerini uyandırdı. Güneybatı körfezinin sezdirmeden insanın içine işleyen meltemiydi bu. Bunca …