Lale Müldür Yazıları

Lale Müldür, Buğu Banyosu

Kırgızistan’da batık bir vadide Men seni bela sandım. Kalbimden uzakta çok uzakta bir kurt öldü. Şarap kızılı bir lale sızıpdur şimdi orada farkında mısın? Geceyarısı batkıları ve al kanlar içinde ekşimden öle budum. Yıllar ve yıllar var ki Bizansiyya’nın tungasında erguvani balıkçıl gibi yaşadım. Çünk heeç, heç görmedim dosttan vefa. …

Lale Müldür’ün Anne Ben Barbar mıyım Kitabından Seçmeler

“Yaraların iyileşmesi isteniyorsa, yaralayan yay ele geçirilmeli. Çünkü arp kırıksa, kırılmışsa, bir akor titreşir ve ağlar…” (s.31) “İnsanlara dayanmak gerekiyor. İnsanlara dayanmak; kişinin yüreğinde açık bir ev saklaması, bu güzel bir şey ama çok fazla bir şey de değil. ‘Soylu misafirperverliğe yetenekli öyle yürekler var ki’ diyor Nietzsche, ‘pencereleri ve …

Lale Müldür, Seni Bırakıyorum

Seni bırakıyorum semender ellerimle Seni bırakıyorum Seni bırakıyorum Duvarlarda kurutulan anemon ellerimle İçimdeki sulara İçimdeki sazlıklara İçimdeki bataklıklara Seni bırakıyorum Seni bırakıyorum kendine kapanmış Kollarımın anarşik güzelliğiyle İçimdeki yosun yeşili sulara İçimdeki tehlikeli kıyılara İçimdeki siyah ışığa Seni bırakıyorum Seni yatıracağım ellerimde Bir ıhlamur yaprağı gibi Seni yatıracağım göğüslerimde Menekşeler …

Lale Müldür, Saatler ve Geyikler

Gizem bir geyik başı gibi uzanıyor aramızda Boynuzlarında senin karmaşan ve sana ait Bilmediğim, Bilmek istemediğim onca şey. Buna benzer çözemediğim bir çok şey Ormanda sarı yapraklar düşmeye başladığı zaman saçlarının arasından Sarı bir yaprak fosili boynunun tam kenarında İki geyik ormanın kuytularında Birbirine sarılmış yatıyor. Boynuzları birbirine geçmiş… Kırmızı …

Lale Müldür, He Shot Me Down Bang Bang

  Seni bir gün en yakının ele verirse eğer, öğren susmasını ve ağlamamasını. bir kavanozun içinde mavi bir gül yetiştir her gün daha çok yaşayan. bir masalın ağzını kapat ve yat geniş odalarda. bir oksijen çadırında. ona kötü bir şey olsun istedim. bana aşık olsun istedim.         …

Lale Müldür: Pirinç

pirinç ülkesi pervazlarda beliren ilk bir erik yeşili gibi dağılan tepelere güneş nasıl kayarsa gölge-tarlaların üzerinden kalem öylesine kayıyor pirinç kelimelerle bu sabah yatağımın kenarında bütün günahlarımın silindiğini gösteren bir işaret buldum: kayık şeklinde bir leğenin içinde yüzen bahar dalları… ah evet, uzak okuyucu, günahların hatırlanmadığı bir yer olmalıydı bizim …