İsmet Özel Yazıları

İsmet Özel, -Mış Gibi Türkiye’nin Sonu (II) ve (III)

Ortalık temiz görünüyordu. Bilhassa ben yaştakiler (Alman Harbi’nin sonlarında doğup da her kötülüğün geride kaldığı, dikkatli olursak elimizdeki her şeyin mükemmele erişebileceği telkinatı altında yetişen kimileri) dünyanın her yerinde 50’li yılları tertipli birinin göze görünmeyen; ama kolayca hissedilen müdahalesini tasdik edercesine pırıl pırıl yaşadı. Gün gelmişti ve Aydın Yalçın bu …

İsmet Özel, -Mış Gibi Türkiye’nin Sonu (I)

The past is never dead. It’s not even past. William Faulkner Duanızı edin. Gücünüzün buna, ancak buna, bilhassa buna yeteceği haberi verilmiştir. Verilen haberin alınan haber haline girmesi insanlık tarihi olarak adlandırılmaktadır. Bu yüzden haber değeri taşıyan her hangi bir şeye omuz silkmeniz sizin insanlığınızda yıkıcı tesir uyandırır. Siz bu …

İsmet Özel, Faciayı Yazmasaydım Yaza Yazık Olurdu

Beri bak ben o zamanlar genç idim tek başıma çılgınca Neler yaptım bilir misin etrafımda başka gençler bulamayınca İt resmini kartonun bir yüzüne özene bezene yaptım Öte yüzüne çiziverdim geniş bir kafes Don lastiği takıp noktasız suratla Dondurtduğum zaman kartonu Noktalarını koyup sür’atle Döndürtdüğüm zaman kart-önü Kafese girmiş görünüyordu it …

İsmet Özel, Sebeb-i Telif

Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız yaprakla yağmurun aşkı meselâ kim olsa serpilen coşturuyor bizi imreniyoruz başkalarının mahvına. Yağmur mahvoluyor çarparak kendini parçalıyor mâşukunun açılan kıvrımında yaprak dirimle irkiliyor nazlı ve mağrur silkiniyor vuran her damlayla. Başkalarının aşkıyla başlıyor hayatımız bakıp başkasının başkayla kurduğu bağlantıya aşka dair diyoruz ilk anı bu olmalı …

İsmet Özel, Evet, İsyan

Demirden sağnaklar altında uyur sevdiğim göğsünde hazin ayak izleri eski Şubatların onu yaralar kıpırdatıyor ve o sertelmektedir yaralardan kasıklarına boşalmaktadır nal sesleri saçları bukleli bir çocuğu öperek uyandıran içimize güneşler bırakan nal sesleri. Keserle yontulmuş bir ağzı var sabahın varınca bayrakları, marşları duyuyorum başım çılgınca sarsılan dallarla uğraşıyor durup dineliyorum …

İsmet Özel, Nihayet Bulmuş Seferberlik Başlamamış Alman Harbi

Niçin cehennemi tatmağa heveslendiler? Dünya sistemi politikasının ihya ettiği bütün devletlerin dünya liderliği özentisine son veren Birinci Cihan Harbi hangi sebeple başladı? Çocukluğumdan beri harbi başlatan zahirî sebebin Arşidük Ferdinand’ın suikasta kurban gitmesi olduğunu işittim. Bize görünürdeki sebebi es geçmemiz, dikkatimizi asıl sebebe çevirmemiz telkin edildi. En başta her millet …

İsmet Özel, Kalk Düğüne Gidelim*

Sarardın üzüntüden, üç gün ağladın baktım gözlerine şıçramış halkın gözleri incesin bardakta bir karanfile benzemiyor inceliğin serçeler sekmiyor hayır, dudaklarında ham demirden bir çanakta dövülmüş otlar olur ısınmış taşlar olur yazları geceleyin sazlar kanımda Çiçek Dağı’nı vurur doldurur öylece göz yerlerimi inceliğin Tenimde iz bırakmış kar kokusu terli, muğlak adamların …

İsmet Özel, Taşları Yemek Yasak

Ormanın derinliklerinde yürümekte olan bir avcı ağaçlardan biri üzerinde bir levha görmüş. Levhanın üzerinde şu sözler yazılıymış: “Taşları Yemek Yasaktır !” Bu alışılmadık uyarı karşısında avcı meraka kapılmış. Levhanın asılı olduğu ağacın önündeki ayak izlerini takip etmeye başlamış ve izlediği yol onu bir mağaraya götürmüş. Mağaranın ağzında bir derviş oturmaktaymış …

İsmet Özel, Batum’suz, Selanik’siz, Halep’siz Ne Bir İzmir Olabilir, Ne Türkeli

ZENCİ İMİŞ BAŞKANI KADIN İMİŞ BAŞKAN TAKİP EDERSE BİZ DE KIZIL TEHLİKEYİ SAVUŞTURMA BAHANESİYLE BİR SİYAH-YEŞİL KOALİSYONU KURAR WOHLSTAND FÜR ALLE YOLUNU DÖŞERİZ (II) Karşımıza aniden bir yeşil-siyah uzlaşması çıkınca hayretlere düşmemiz hayret verici değil. Hayret etmekteyiz; çünkü modernlik bizi XIX. Hıristiyan yüzyılında siyahın yanında kırmızı görmeğe şartlandırdı. Ne kadar …

İsmet Özel, Mataramda Tuzlu Su

West Indies, Kızıl Elma, İtaki, Maçin! Uzun yola çıkmaya hüküm giydim. Beyazların yöresinde nasibim kalmadı yerlilerin topraklarına karşı suç işledim zorbaların arasında tehlikeli bir nifak uyrukların içinde uygunsuz biriyim vahşetim beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı kendime dünyada bir acı kök tadı seçtim yakın yerde soluklanacak gölge bana yok uzun yola …

İsmet Özel, Üç Frenk Havası

1. Capriccio Alum Gülünç bir ölümle öldü deniyor Max Stirner için çünkü mahvına sebeb nihayet bir sinektir ama Fanya Kaplan nasıl öldü diye sorarsak sanırım işimiz fazlasıyla ciddileşir. Bize ne başkasının ölümünden demeyiz çünkü başka insanların ölümü en gizli mesleğidir hepimizin başka ölümler çeker bizi ve bazen başkaları ölümü çeker …

İsmet Özel, Şiir Gelinceye Kadar Şiir Gidene Kadar

      Can tatlıdır. İnsanoğlu şiire gelinceye kadar canının kıymetini bilir. Herkesin bünyesinde hayvanlık temelinden yükselen bir “kendi olma” hali şiirle tanışma öncesinde hükümranlığını gösterir. İnsanın insan olarak, yani ulvî ile süflî arasındaki yerini tanıyarak kendisi olması için şiir uğrağından haberdar edilmesi elzemdir. Hal ve hareketini katıksız şehvet hazinesinden …