Hikaye Yazıları

Nihat Genç İyi Bir Hikayecidir Ama O Artık Hikaye Yazmıyor; Cenaze

Acil servis göz kliniğinin gece nöbetinde gideni geleni azdır. Demir tornada çalışan genç bir işçi çocuk gözüne batan demir kıy­mık için geldi. Göze saplanmış demir kıymığı görünce bir tuhaf oldum. Çocuk, “ağbi o kadar korkma, ben her hafta gelirim, büyük kıymıkları elimle, veya cımbızla kendim çıkartırım, kıymık çok küçük olursa …

Barış Bozdağlı’dan Üç Küçürek Öykü

MÜTAREKEYE SON 1 GÜN İki müttefik ülke binlerce füze imal etmişti. Diğer ülkeler de hakeza aynı şekilde ordularını sıkı bir eğitimden geçirmekteydi. Savaşa son bir gün kalmıştı. O gün yeryüzündeki son filiz için savaşacaklardı.   YIL 2100 1.DURUŞMA Şikayetini şöyle dile getirdi insanoğlu: “Ne kedim, ne köpeğim, ne de kuşum var. Hiç …

Zeynep Kahraman Füzün, Üç Küçürek Öykü

Katil Silah sesini duyan mahalleli apartmanın önüne koştu. Sokağın her tarafına yayılan soğuk hava ve barut kokusuna ambulans sireni karışırken polis arabaları da göründü. Herkes ağzında tükürüğünü biriktirmiş yumrukları sıkılı vaziyette iken elleri kelepçelenmiş katili çıkardılar. Gördükleri karşısında yutkundu mahalleli. Aylardır çığlıklarının eksik olmadığı evden polis eşliğinde çıkarıldı kadın.   Çöp …

Mustafa Kutlu, Bulut

Bulut seni severiz, sakın yanlış anlama. Evet konuştuk biraz, tartıştık açıkçası. Ben söz aldım, dedim ki endişeye mahal yok. Bulut bu gelir elbet. Ötekiler tepkili; sabret demesi kolay. Bulutsuz geçer sanma şu önümüzdeki ay. Ben çocukken yatardım çayır, bayır. Gökyüzüne bakardım bir bulut geçsin diye.Bulut işte kırmazdı çocukları, görünürdü o …

Jose Saramago, Bilinmeyen Adanın Öyküsü

Bilinmeyen Adanın Öyküsü kitabından bir alıntı   Peki ya tayfa, diye sormuş kadın, gördüğün gibi kimse gelmedi, Geleceğim diye söz veren bile mi çıkmadı, diye sormuş kadın, Bilinmeyen ada diye bir şeyin kalmadığını ve kalmış olsa bile evlerinin huzurunu terk edip yük gemilerindeki güzel hayatlarını bırakarak denizin karanlık olduğu günlerde …

Etgar Keret, Duvardaki Delik

Bernadotte Bulvarı’nda, otobüs terminalinin hemen yanındaki duvarda bir delik var. Bir zamanlar bir ATM makinesi varmış orada, ama bir gün bozulmuş ya da makineyi kimse kullanmıyormuş, öyle bir şey, banka personeli de gelip makineyi oradan almış ve hiçbir zaman geri getirmemiş. Biri bir keresinde Udi’ye o deliğin içine dileğini haykırırsa …

Mustafa Kutlu, Bayram Hediyesi

Köyü defalarca bombaladılar. Öyle ki yıkılmadık hane, taş üstünde taş kalmadı. Erkekler cepheye gitmişti. Köyde çocuklar, kadınlar ve ihtiyarlar kalmıştı. Onların da çoğu ölmüştü. Köy kuşatma altındaydı. Ne yiyecek kalmıştı, ne içecek. Kadınlar çocuklarını alıp cenazeleri gömüp daha yukarılardaki tepeye çıktı. Bir kaya dibi, bir ağaç gölgesi bulup gizlendiler. Ne …

Güray Süngü, Kısa Kısa Öyküler

BİLDİM Hiçbir şey bilmiyorum evet. Çamura can verildiğini biliyorum. Bunu okudum. Okuduğumda öğrendim. Öğrenmek yetmiyordu aslında, inanmam gerekiyordu. Ya da inanmayabilirdim de. Bu, öyle bir bilgiydi. İnanmayı tercih ettim. Ya da tercih etmedim, ben seçmedim, inandım sadece. Bunun dışında bir şey bilmiyorum. Bunu ona da söyledim. Çamura can verildiğini bildiğimi, …

Yunus Meşe, Balıktın Kuş Oldun

Önce ellerini gördüm senin. Esmer ellerini. Bir çocuğun ayakkabılarına uzanan ellerini. Yüzünü gördüm sonra. Sonra sesini duydum. Karşındaki çocuktan bir adım, küçük bir kıpırtı bekleyen sesini. Ona şöyle diyordun; duvardaki çatlağı, çatlaktan fırlamış küçük sarmaşığı göstererek Eğil bak. İyice bak. Beton duvarı parçalamış bu cılız fideye iyi bak. Güneşe çıkmak …

Güray Süngü, Kasaba

Köyün girişinde atlı bir araba vardı ama arabanın atı yoktu. Muhtar atı kesmiş, köy ahalisine pay etmiş, payını alanlar payını evlerine götürmüş, payını evine götürenlerin karıları payı pişirmiş, payı alıp eve götüren adam, payı pişiren karısı ve payı eve götürenle pişirenin çocukları payı yemişti. Dört gün böyle idare ettiler. Dört …