Felsefe Yazıları

Sandra M. Lynch, Dostluk Üzerine

“Dostluk umuttur. Her dostluk girişimi dünya ile benlik arasında yaşamak adına girişilen çatışmaların ezici maliyetlerini biraz olsun hafifletme çabasını içerir. Hiçbir dış gücün dayatması olmaksızın, bir başkasına karşı duyduğumuz kendi içimizden gelen derin duygular, ona ilişkin gönüllü olarak edindiğimiz bilgiler, onunla paylaştığımız deneyimler, kısacası onun dünyasının tadı bizi bireyselliğimizin dar …

Ayhan Küflüoğlu, Metabilim: Sihrin Yapısı

Bilimsellik Felsefesi; başlangıçta yola çıkarken, aksiyom olarak doğru önvarsaydığı: “Evrende Tanrı’nın olmadığı; varsa bile işleyişe karışmadığı ve hiçbir şeyin nedeni ve faili olmadığı” inancıyla tutarlı olarak; Bilimsel İfade ve Yayınlarında, “Tanrısız (ve Tanrıya dair hiçbir işaret ve delil de olmayan)” evren tasvirleri inşa eder. Bilim’in bu seküler ve lâik, hakikâtte …

Jean-Paul Sartre, Varlık ve Hiçlik

Kendimizi açmazdan kurtarmak istiyorsak, kendini aldatma davranışlarını daha yakından incelemek ve buradan bir betimlemeye ulaşmaya çalışmak uygun olur. Bu betimleme, kendini aldatmanın imkânının koşullarını daha açıklıkla saptamamıza, yani başta sormuş olduğumuz soruya cevap vermeye imkân verecektir: “insan varlığı ne şekilde olmalıdır ki kendini aldatabilsin?” Örneğin, ilk randevusundaki bir kadını alalım. …

Dücane Cündioğlu, Daraltı

Kendiyle yüzleşmeyi kim göze alabilir?  Elbette sadece değişimi umabilen! Hiçbir şey değişmeyecekse kişi kendisiyle niçin yüzleşsin? Niçin yüzleşmenin o ağır yükünü taşısın? Gerçekliği belleğinde niçin saklasın? * * * “Sanki burnum değdi burnuna yokun / Kustum özağzımdan kafatasımı.” İnsanın kendiyle yüzleşmesini Necip Fazıl’ın bu mısralarından daha iyi ne anlatabilir, doğrusu …

A. Sait Aykut, Varlık, Benlik, Hatırlayış ve Unutuş Üzerine

Cehalet mutluluktur diyorsanız lütfen bu metni okumayın ve mutlu mutlu yaşamaya devam edin. -I- 1. Bu deneme, varlık, unutuş ve hatırlayış çevresinde kümelenen bazı kavramları önce açıklama sonra da İbn Arabî, Sühreverdî ve Heidegger üzerinden arama hedefini güder. Ancak amaç, birebir aynılıklar bulmak değil, daha çok, bağlam ve çağrışım açısından …

Dücane Cündioğlu, Hayat Hep Berbattı Zaten

  Ne olup bittiğinin farkında olanlar için daha da berbattı. Farkında olmayanlara gelince, hayatın berbat olup olmadığının ne önemi var onlar için? Farkında olmak, ızdırab çekmek demek, hayata alışmamak, bir türlü rahat olamamak demek. Farkında olmak, varolmak demek, varoluşu idrak etmek demek. Farkında olmak, dahil olmak, oyuna katılmak demek değil, …

Isaac Asimov, Yanılgının Göreceliliği

  Geçen gün bir mektup aldım. Okuması güç, eğri büğrü harflerle yazılmış bir mektuptu. Yine de, içinde önemli şeyler olabilir düşüncesiyle mektuptaki yazıyı sökmeye çalıştım. İlk cümlede yazar bana İngiliz Edebiyatı okuduğunu, buna rağmen bana bilim dersi verme ihtiyacı hissettiğini söylüyordu. (İç çektim, bana bilim öğretebilecek sadece çok az İngiliz …

Albert Camus, Sanatçı ve Çağı

Doğulu bir ermiş, dualarında, kaderin kendisini ilgi çekici bir çağ yaşamaktan alıkoymasını dilermiş ( Bu nutuk, 14 Aralık 1957 tarihinde Upsala Üniversitesinin büyük salonunda söylenmiştir.). Ermiş olmadığımızdan, kader bizleri korumadı; ilgi çekici bir çağ yaşıyoruz. ilgi çekici, hiç değilse kendisi ile ilgilenmemizi isteyen bir çağ. Günümüz yazarları da biliyorlar bunu. …

Alain de Botton, Mutluluğun Mimarisi

Büyük mimarî yapıtlar ortaya koyma hırsına kuşkuyla yaklaşmak için pek çok neden var. Binalara bakınca insan onları inşa edenlerin ne büyük çabalar harcadığını, ne fedakârlıklar yaptığını anlayamıyor. Binalar ser verip sır vermiyor. İnşaat sürecinde yaşanan olumsuzluklar, iflaslar, gecikmeler, panikler, toz toprak içinde oradan oraya koşuşturmalar… Bunların hiçbirini göremiyor insan onların …

Bertrand Russell, Psikoloji ve Politika

Bu denemede psikolojinin yakın zamanda politika üzerindeki olası etkilerinin niteliği üzerinde durmak istiyorum. Bu anlamda, hem olumlu, hem olumsuz etkilerden söz etmek niyetindeyim. Politik fikirler mantığa dayanmazlar. Altın standardının kabulü gibi teknik bir konunun kararlaştırılmasının temelinde bile duygusallık vardır; ve psikanilizcilere göre, bu duygusallık kibar bir toplulukta dile getirilecek türden …

Elias Canetti, Sürü

Sözcüğün modern anlamıyla kitle kristalleri ve kitleler, hâlâ aynı olan daha eski bir birimden türemiştir. Bu birim sürü’dür.* On ya da yirmi kişilik küçük gruplar halinde dolaşan küçük hordalar** arasında sürü, komünal heyecanın ortak ifadesidir. Sürünün karakteristik özelliği büyüyememesi olgusudur. Etrafı boşlukla çevrilidir ve kelimenin tam anlamıyla ona katılabilecek hiç …

Meryem Genel, Nurettin Topçu’da Hürriyet Anlayışı’nı Yazdı

Felsefe tarihinde hürriyet meselesi üzerinde düşünen ve bu konuda fikir beyan eden her düşünür gibi Nurettin Topçu’da kendi felsefesi bağlamında hürriyet anlayışını ortaya koymuştur. Topçu’nun hareket felsefesine dayalı düşünce sisteminde hürriyet bir harekettir. Çünkü hürriyet, insanın bizatihi kendi eliyle eşyayı ve kendisini değiştirmesi demektir. Hareket olmadan bu değişimin gerçekleşmesi mümkün …

Kitle, İktidar, Deşarj, Ateş, Sızı Ve Ölümsüzlük

DEŞARJ Kitle içinde meydana gelen en önemli olay deşarjdır. Deşarj olmadan kitle gerçek anlamda mevcut değildir; kitleyi yaratan deşarjdır. Deşarj anı, kitleye dahil olan herkesin farklılıklarından kurtulduğu ve kendilerini diğerleriyle eşit hissettiği andır. (…) İnsanlar mesafe yüklerinden ancak hep birlikte kurtulabilirler; kitle içinde olan da işte budur. Deşarj sırasında ayrımlar bir kenara …