Ergin Günçe Yazıları

Mandolin, Ergin Günçe

Eski bir mandolindi ölümdü anlatılan Kır kahvesinde çocuklara çalardı Temmuz örerken evini sarmaşıkla Çan çiçekleri göğsünde kuru kalbi Serilince bahçeye rakı sofrası Kucağında mandolin, mandolin ve parmakları Ne yalnızlık kalır ne aşk Ne gizlice bildiği av şarkıları Ay dudağında kuruduğu zaman Ve ne zaman görse çocukları Serin yaz geceleri penceresinden …

Ergin Günçe, Olmak ya da Vurmak Öldürmek

Bir suç oluyorum ben de külümü karıştırınca Kimleri, kimleri, kimleri vursam Önce kendimden mi başlasam şakalaşmaya Önce kendimden mi başlasam Ben istesem horoz gibi öterim Alıngan ve içli çocuk olduğum için Rahatlarım Bankanın camını kırsam Sularım sonra atımı bir derede Ne zaman ne zaman kırlara kaçsam Ben istesem kilidimi kırarım …

Ergin Günçe, Türkiye Kadar Bir Çiçek

Soğuk suda çarpa çarpa yıkadım Yüzümün niyeti bir aşk şiiri Ayçiçeği Gümüş çiçeği, Kavun Karpuz Mevsimi Çiğdem: yağmur sonu çiçeği İlk cemreden sonra bulduğumuz çiçekler Gül güldür, Gül de güldür Ben bu kadar anlarım bu işten Ekinler sarardı biçtik güz geldi Eskiden sevdiğim kızlar çiçeği Öpemedik birbirimizi işte bunun çiçeği …

Ergin Günçe, Gencölmek

Ay mıdır kar mıdır pencerede Boğulmuş çocukları martılara taşıyan Kara köpek karşı kıyıda uluyor Bence o çocuk öyle gülmemeli Atları çayıra saldım diş kamaştıran erik ağaçları altına Nisan toprağı kalbimde ağarıyor Bence o çocuk öyle gülmemeli Şimdi bir kadın çay demlese Bahçemdeki korkuluk nar ağacıdır Erken ölmüş, iyi giydirilmiş Sular …