Charles Baudelaire Yazıları

Charles Baudelaire, Modern Hayatın Ressamı

Burjuvalara, Sayıca ve zekaca çoğunluktasınız. Demek ki siz güçsünüz, güç de adalettir. Bazılarınız âlim, bazılarınız mülk sahibi. Âlimlerin mülk sahibi, mülk sahiplerinin de âlim olacağı pırıl pırıl bir gün gelecek. O zaman gücünüz tamamlanacak ve kimse ona meydan okuyamayacak. Bu üstün ahenk gününü beklerken, mülk sahibi olanların âlim olma özlemi …

Charles Baudelaire, Gönüllü Ölü

Koyu bir çamur bulup solucanlara uysam, Bir derin çukur kazsam canım için cihanda, Serip kart kemiklerimi, bi yatsam, bi uyusam, Bataklığa gömülmüş timsah gibi nisyanda Nefretim vasiyetler, nefretim kabirler tüm. Avuç açacağıma bir damlacık yaş için, Sağken, akbabaları başıma üşürürüm, Göl kanlara belensin o cenabet cesetim! Kurtlar, gözsüz-kulaksız, benim kan …

Charles Baudelaire, Can Sıkıntısı

Sanki bin yaşındayım, o kadar hatıram var. Gözleri bilançolar, manzumeler, ilamlar, Romanslar, sevgi talan mektuplar, makbuzlara Sarılı gür saçlara dolu bir büyük masa, Saklamaz daha çok sır üzüntülü kafamdan, Bu bir ehram, bir mahzen, öylesine kocaman, Fakirler çukurundan daha çok ölüleri, -Ben ayın tiksindiği bi rmezarlığım şimdi;- Orda azaplar gibi …

Charles Baudelaire, Paris Sıkıntısı’ndan

“Ne kadar ozan olursam olayım, umduğunuz kadar aldanmıyorum, o yapmacıklı ağlamalarınızla beni fazla yorarsınız, yabanıl kadınmışsınız gibi davranacağım size, ya da sizi boş bir şişe gibi fırlatıvereceğim pencereden.” Gerçekten de ölçüsüzce, insafsızca yoruyorsunuz beni, canım; iç çekişinizi duyanlar, altmışlık başakçı kadınlardan, meyhane kapılarında ekmek kırıntıları toplayan kocamış dilenci kadınlardan da …

Charles Baudelaire, Maesta Et Errabunda

  Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra, Büyülü, mavi, derin ve ışıl ışıl yanan Bambaşka denizlere, bambaşka semalara, Şu kahrolası şehrin simsiyah havasından? Agathe, uçtuğu var mı ruhunun arasıra? Hey trenler, vapurlar beni burdan götürün! Ne var gözyaşlarından çamurlar yuğuracak? Arasıra der mi ki Agathe’ın ruhu, üzgün, “Nedametten, azaptan ve …

Charles Baudelaire, Yaşlı Hokkabaz

Tatile çıkmış kalabalık dört yana seriliyor, yayılıyor, bol bol eğleniyordu. Cambazların, hokkabazların, hayvan oynatıcıların, gezgin satıcıların bel bağladıkları şenliklerden, yılın kötü günlerinin acısını çıkaracak şenliklerden biriydi. Halk böyle günlerde acıyı, çalışmayı, her şeyi unutur gibi gelir bana; tıpkı çocuklara benzer böyle günlerde. Kü­çükler için bir tatil günüdür bu, okul korkusunun …

Charles Baudelaire, Yoksulların Ölümü

Ölüm, avutan da -ne çare ki- yaşatan da; Hayatın sonu; yine de tek ümit, tek güven; Bizi bir iksir gibi kavrayan, sarhoş eden; Karda kışta, boralar, tipiler arasında. Akşamlara kadar didinmek gücünü veren; Parıldayan tek ışık, kapkaranlık dünyada; Dört kitabın yazdığı o koskocaman handa Mümkün artık doyup, dinlenip uyuyabilmen. Sihirli …

Baudelarie de ”Gıybet” Yapmış

Baudelaire ve Hugo’nun birbirlerini sık sık övdükleri bilinir. Ne var ki, Baudelarie’in bir yakınına yazdığı mektup, Fransız edebiyat devlerinin ilişkilerinin göründüğü gibi olmadığını gösteriyor. Fransız edebiyatının devleri Charles Baudelaire ve Victor Hugo’nun birbirlerine saygıyla yaklaştıkları ve eserlerini sık sık övdükleri bilinir. İkili, birbirlerinin zor zamanlarında da övgü dolu açıklamalar yapmaktan …

Charles P. Baudelaire, Saçlar

Ey dalga dalga omza kadar uzanan yele! Ey bukleler! İhmalle yüklü güzel kokular! Bu akşam loş odamı bu saçlarda uyuyan Hatıralarla -Ne haz! Ne gayş!-doldurmak için Onları havada bir mendil gibi sallasam! Gevşeklik veren Asya ve yakıcı Afrika, Bütün bir uzak âlem, kayıp, nerdeyse ölmüş, Ey kokular ormanı, yaşar derinliğinde! …

Charles Baudelaire, İçe Kapanış

Derdim: yeter, sakin ol, dinlen biraz artık; Akşam olsa diyordun, işte oldu akşam, Siyah örtülere sardı şehri karanlık; Kimine huzur iner gökten, kimine gam. Bırak, şehrin iğrenç kalabalığı gitsin, Yesin kamçısını hazzın sefil cümbüşte; Toplasın acı meyvesini nedametin Sen gel, derdim, ver elini bana, gel şöyle. Bak göğün balkonlarından, geçmiş …