Cahit Zarifoğlu Yazıları

Cahit Zarifoğlu, Kalsam

Kalsam, Sığdıramam Bu deli maviyi ihanet kokan soluğuna Metropollerin. Üşür gözlerimde yediveren tomurcuk, Yedi göğün yıldızları. Yüreğimde bir maral ağlar, Hangi suya eğilsem. Ellerimin Dikiş tutmazlığı Ellerine teyellenmişken, Bağlıydım hayata Ama şimdi Çözüldüm her anlamda. Tırnaklarım etimden ayrıldı çünkü. Çünkü beklenenden tez düştü ak’lar çocuk sakallarıma . Çünkü kırıldım saç …

Cahit Zarifoğlu, Kartal Ölüsü

Tabutunuz Pırıl pırıl çivileri ve talaş kokuyor Demek taze ölülerdensiniz hemşehrim Kan akıtılmadan Kesildi damarlarınızın sıcaklığı Söyleyin kim yokladı Bir ateş salmaya içinizi Şimdi doya doya seyredin gövdenizi Kalabalıklardan eli mızraklılardan Otomobillerden nüfus patlamasından Ve o koca denizlerin kirlenip ağrımasından   Cahit ZARİFOĞLU İZDİHAM

Cahit Zarifoğlu’nun Bir Değirmendir Bu Dünya Kitabından 20 Alıntı

1.  Güneş birden bire kara bulutun ucundan, baskıya karşı bir baş kaldırıyı hatırlatarak saçını çıkartıyor. Şimdi bakıyoruz ve tutunacağımız ipi, boyanacağımız boyayı ve alnımızı koyacağımız temiz yeryüzünü görüveriyoruz. Ve selam diyoruz. Âleme, mahlûka, yıldızlara, insanlara… ( sayfa 12) 2.  Televizyon bir şamardır. Kendi elimizle hanemizde kendi elimizle suratımıza inen büyük bir şamar. …

Cahit Zarifoğlu, Mavi Gök Orda mı?

mavi gök orda mı bakıyorsun kuşlar hazır sokak lambaları yanık unutulmuş bir kadıköy vapuru hınca hınç insan çok geçmeyecek martılar beyhude turlar atacak kıyılar lağım konserve kutuları mısır koçanlarısevgi aranabilir yine korkusuzca say koskoca kederlerini bir kuyu bulunabiliraklımdan çıkmıyorsun sen hala dizüstü bunca anıyı besleyerek sokaklarda avaz avaz konuşarak kendi …

Cahit Zarifoğlu Hakkında; Otuz iki tekmili birden

Seçkin bir kimse değilim  İsmimin baş harflerinde kimliğim  Bağışlanmamı dilerim  1. ‘Kafkasya’dan esen bir rüzgâr’ın Maraş’taki serinliğidir. Fransızca, Farsça, Arapça bilen; Nakşî tarikatına bağlı, Fuzuli’den gazeller okuyabilen; öğretmenlik, defterdarlıkta memurluk, hakimlik yapan; dört kez evlenen bir babanın oğludur. Evde, annesinin yanında hep ikinci bir kadın vardır.  Yalnızlığı ve sessizliği sevmesi …

Cahit Zarifoğlu, Sen Kuş Olur Gidersin Bir Trenle

Uzun bir geçmişimiz var Hiç yorulmadan En azından bir kere Eğlenceli beşik Ha biz varız Ha biz maskeli balo Saygıya durup üstün bir gecede Bir sır payı katlayıp Sade bir kahveden Keyifsiz bir detayın hükmüyle Ha biz yokuz Ha biz seferde Ya bu kez ölenleri görmeliysek Ya sen kuş olup …

Cahit Zarifoğlu, Savaştığımız Günler Kendimizle

Başın çok yükseklerde eğil selvi boylu Eğil bir kez nasıl bir şeysin göreyim Nasıl liman çocukları zalim Nağra atarlar gecenin koynuna Daha başkaları da var Tabiatlarını mayalarını açıklayan Ya sen selvi boylu nesisin Ya ben neyiyim körlüğün Eğil hakkımızla Birlikte bağıralım içine esirliğin Ben hırsız olayım kendi malıma ha! Ben …

Cahit Zarifoğlu, Onun İçin

  Dün kalabalıkta Sevmekten yorulmaktayım. Yalpalyan bir sarhoş var Şimşek vuruyor onu bir çırpıda Seçip vuruyor Fırtına çevreği de buluyor emiyor Yılışık nemli bir şehvetle arzulanıyor Bahar ayartıyor onu Köprüde insanlardan yükselen buhar Camların çiğneyip salonlara kustuğu sıcaklık Sevmek yapışkan insan teri İnsan kılı memesi kokarak Kollarını eklemlerini yalıyor seni …

Cahit Zarifoglu, Afganistan Çağıltısı

Bütün azalarını harbe çağır Sofran açılsın elin şehit ballarından alsın Saraylar damlar yeniden kurulsun Ağaçlar içinden akan nehre Dalçık günde bin kere ve gecelerde Omuzbaşlarını denetleyen defterlerden yalnız sağdaki kalsın Kalem yazsın yazsın Küheylan bir aşık ol Öyle yalvar ki ellerim zahmet balyalasın Kaslar şehit dalgaları ve haykıran kan Başlasın …