Ahmet Hamdi Tanpınar Yazıları

Ahmet Hamdi Tanpınar’ın kitaplarında olmayan iki metin

Estetik, Suut Kemalettin Bey, 1933, Devlet Matbaası Bizde estetik pek az ehemmiyet verilmiş bir marifet şubesidir. (Güzel)le alâkamızı kesmek için çalıştığımız şu son senelerden sarfınazar, bu hususta bazı iddialar taşıdığımız zamanlarda dahi güzellik âlemi bizi cezbetmemiştir. Bunu söylerken Talimi Edebiyat’tan başlıyan bir kaç tecrübeyi unutmuş değilim. Fakat bu kitapların aşikâr …

Ahmet Hamdi Tanpınar, Annem İçin

Bir günümüz bile sensiz geçmezken Şimdi mezarına hasretiz anne Issız bir mezarlık, kimsesiz bir yer Gölgesinde ulu, loş bir mâbedin Bir yığın toprakla bir parça mermer Sırrıyla haşr olmuş orda ebedin. Bir yığın toprakla bir parça mermer, Üstünde yazılı yaşınla, adın; Baş ucunda matem renkli serviler Hüznüyle titreşir sanki hayatın. …

Ahmet Hamdi Tanpınar, İnsan ve Cemiyet

Diyalektik, insanı tarife çalıştı. Meşhur tüysüz ve iki ayaklı hayvan safsatasından siyasî, mantıkî veya sadece teessürî mahlûk düsturlarına kadar bir yığın tarif, “insan bir tezatlar mecmuasıdır”, “insan bir âhenktir” tarzında epeyce müphem, hattâ bazan karanlıkta yapılmış bir el işareti gibi mânâsız izahlar hepimizin hatırındadır. Pascal’ ın insan hakkında verdiği “düşünen …

Zeynep Kerman, Tanpınar’ın Mektuplarında Irkçılık

Bundan yıllar evvel çevirmenler arasında şöyle bir tartışma geçtiğini hatırlıyorum: Bazı çevirmenler siyah ya da siyahi yerine “zenci” yazdıklarını (yazabileceklerini), çünkü bizde ırkçılık olmadığı için “zenci”nin kötü anlamlar içermediğini iddia ediyorlardı. Tartışmanın hassas noktası şuydu: Türkiye’de ırkçılık olsa bile siyahlara karşı bir ırkçılık yoktu. Irkçılık olmadığı için değil, siyah olmadığı …

Ahmet Hamdi Tanpınar, Huzur

BİRİNCİ BÖLÜM İHSAN Mümtaz, ağabeyi dediği amcasının oğlu İhsan’ın hastalandığından beri doğru dürüst sokağa çıkmamıştı. Doktor çağırmak, eczaneye reçete götürüp ilaç getirmek, komşunun evinden telefon etmek gibi şeyler bir tarafa bırakılırsa, bu haftayı hemen hemen ya hastanın başı ucunda, yahut da kendi odasında, kitap okuyarak, düşünerek, yeğenlerini avutmağa çalışarak geçirmişti. …

Ahmet Hamdi Tanpınar, Ne İçindeyim Zamanın

Ne içindeyim zamanın, Ne de büsbütün dışında; Yekpare, geniş bir anın Parçalanmaz akışında. Bir garip rüya rengiyle Uyuşmuş gibi her şekil, Rüzgarda uçan tüy bile Benim kadar hafif değil. Başım sükutu öğüten Uçsuz bucaksız değirmen; İçim muradına ermiş Abasız, postsuz bir derviş. Kökü bende bir sarmaşık Olmuş dünya sezmekteyim, Mavi, …