Yazarlar Yazıları

Zeynep Kahraman Füzün, Güneş Doğmak Üzereydi

Çok zor bir geceydi. Yaşadığım zor geceler çoktur ama bu geceyi nasıl anlatacağımı bilemiyorum. Öyle zordu ki, yaşadığı ızdıraptan kurtulmak isteyen ruhumun bedenimi terk edeceğini bile düşündüm. Başımı hissetmiyordum artık. Ellerimi, kollarımı, bacaklarımı bile hissetmiyordum. Kalbimin olduğu yerde sonsuz bir boşluk vardı. İşte onu bütün hücrelerimle hissediyordum. Beynimin bütün kıvrımları …

Erdem Bayazıt, Yok Gibi Yaşamak

Boğuk bir bakışın oluyor seninBir girdap derinliğinde kayboluyor gibiyimYok gibi yaşamak bu kalkıp kurtulmak gibi kalabalıktanDurma bana türkü söyle Anadolu olsunSusuz dudak gibi çatlak olsunKaranfil gibi olsun kara çiçek gibi solgun yüzünDurmadan akıyor kalbim ayaklarına bana karanlık bakmaAğıyorum bir karanlık karayel saçlarınaÇekme ülkemden nar yangını gözleriniBeni bu kentten kurtar beni …

Bilim Açıkladı: Unutmak, Hatırlamaktan Daha Zor

Austin Teksas Üniversitesi araştırmacıları, nörolojik görüntüleme yöntemini kullanarak, bir şeyi unutma eyleminin hatırlama eyleminden daha çok zihinsel efor ve beyin gücü gerektirdiğini keşfettiler. Neuroscience dergisinde yayımlanmış olan bu bulgular, istenmeyen bir anıyı veya tecrübeyi unutmanın daha çok dikkat gerektirdiğini gösteriyor. Bu şaşırtıcı sonuç, odak noktasını istenmeyen anıdan uzaklaştırma ve anının geri …

Ufuk Akbal, Hayata Orijinal Zorluğunu İade Eden Bir Roman

Viyana doğumlu, oyun yazarı ve romancı Robert Seethaler’in 2016 The Man Booker International finalistleri arasına giren romanı Bütün Bir Ömür için özel bir tanımlama geliştirilecekse o da “hayata orijinal zorluğunu iade eden bir roman” olmalı. İstanbul son çeyrek yüzyılın en soğuk günlerini bir türlü geride bırakamıyor. Bazen kar, çoğu zaman …

Uygar Atasoy, Köz Yanılması

Zeynep Kahraman Füzün, Köz Yanılması, İzdiham Kitap Şiirleri, öykü seslendirmeleri, dergiler ve gazeteler için yaptığı söyleşilerden tanıdığımız Zeynep Kahraman Füzün’ün ilk öykü kitabı Köz Yanılması, dikkatimizi dağıtabilecek birçok faktörün bulunduğu yeni medya çağında hemen tüketebileceğimiz kısa ve küçürek öykülerden oluşuyor. Çarpıcı sonları ve bu sonlara okuyucuyu adım adım hazırlayan kurguları ile hayatın içinden öyküler sımsıkı sarıyor bizleri.  Acı, …

Metin Altıok, Aykırı Sevda Sözleri

Sevdiğim, tabutum, ak kefenim; Derin ve dar mezar çukurum benim. Yeni bir kalıba dök, beni arıt bir potada. Geçmişim saklı ama geleceğim ortada. Kabahatinden daha büyüktür özürü; Yüreğimin aşık olmaktan ötürü. Sen vazgeçilmez kötü bir alışkanlıksın, Cinnete ve ölüme karşı bir esrarsın. En büyük yanlış bir kadına bağlanmaktır; Gerçek aşk …

Bülent Parlak, Ali Koç Kaç Kişiyi Keriz Sanıyor?

Rıdvan Dilmen’in posteri, kerpiçten yapılmış evimizin badanalı duvarlarına asılmış ilk posterdi. Asan da bendim. Köyde yaşayanlar poster asmazdı duvarlarına. Duvarlarda sadece büyüklerimizin -varsa- siyah-beyaz fotoğrafları olurdu. Evimiz kerpiçten yapılmıştı ve bana o zamanlar kocaman gelen bir salonu vardı. Yıllar sonra küçülen her şey gibi salonumuz da sonradan küçüldü. Salonun tam …

Ece Ayhan, Çapalı Karşı

Kollarında eski balık dövmeleri teodor kasap perhiz ahali içmez ay türkçe rakı çıkmıştır kapalı ve geniş muhlis sabahattin’den ayşe opereti ne güzel bir hiç Üç yıllar var ki minyatürlere mahkûm teodor’un o eski balık dövmeleri ay osmanlılaşmış abi tüfekçi olmuş ve korkunç taş gülmekler muhlis’te gibi merdivenli bir sokaklar uzatmış …

Hermeneutiğin Tarihçesi

“Hermeneutik” bildirme, haber verme, çeviri yapma, açıklama ve açımlama (hermeneuein) sanatıdır (tekhne). Adını Yunan mitolojisindeki tanrı Hermes’ten alır. Hermes, tanrısal buyrukları ölümlülerin diline çeviren tanrıdır. Hermes’in bu işi, hermeneutik etkinliğin doğasını belirler niteliktedir: “Hermeneutik etkinlik, bir başka dünyaya ait anlam bağlamını, o an içinde yaşanılan dünyaya aktarma etkinliğidir” (Gadamer 1995: …

Beyazıt Bestami Keçeli, Biraz Kum, Biraz Defne

Ömer Muhtar’a Şaşkınım! Herkesin bildiği sırrı ilk defa duydum. Çoğu bitse bile azı kalmayan şeylerin, her gün biraz daha geçmeyen günlerin anısına; incitmeyi başaramamış, acemi kelimelerin saklandığı yerde, yaptığı iyilikten bahsederken geriye yaslanan, eline henüz kötülük yapma fırsatı geçmeyen sabırlı iyilerin arasında bir eşiğe tünedim. Omzuma çarpanların gülümseyen özürlerini saymazsak …