Yazarlar Yazıları

Gerbrand Bakker, Yukarıda Ses Yok

Pederi yukarı attım. Önce onu bir sandalyeye koyup yatağı söktüm. Üzeri daha yalanıp temizlenmemiş birkaç dakikalık buzağı gibi oturup durdu o sandalyede, sarsak bir kafa ve bir yere sabitlenemeyen gözlerle. Battaniyeleri, çarşafları, döşek yüzünü çekip aldım; döşekle yatağı duvara yasladım; vidalarını söküp yatağın baş ve ayakuçlarını yan yüzlerden ayırdım. Mümkün …

Edward W. Said, Yersiz Yurtsuz

Yersiz Yurtsuz, büyük ölçüde yitik ya da unutulmuş bir dünyanın çetelesi. Bundan birkaç yıl önce, hekimlerin koyduğu tanıya bakılırsa ölümcül olan hastalığımı öğrendiğimde, doğduğum, çocukluk yıllarımı geçirdiğim Arap dünyasında ve ortaokula, liseye, üniversiteye gittiğim Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşadığım hayatın öznel bir muhasebesini ardımda bırakmanın ne derece önem taşıdığı birden kafama …

Bülent Parlak, Ne Kadar Geç Kalsak da Kıyamete Yetişeceğiz

Kaç zamandır kimsenin ayırdına varamadığı bir bıkkınlık içindeyim. Elini güneşe siper etmiş tütün satan adamların mesaisine yalvarması gibi güne bitsin diye dilekçe yazıyorum. Bildiğinizi tahmin etmiyorum; ömrünü aşkta ve yoksullukta kaybedenler suça bulaşmadan uslanmazlar. Bu şehrin neresindeyiz? Benden daha küçük bir vapurun güvertesinde yolculuk ederken bu soruyla uyandım. Kalabalığına kendisi …

İbrahim Varelci, Atakan Yavuz’un İyiler Asla Özür Dilemez kitabını değerlendirdi

İYİLERİN ÖZÜR DİLEMEDİĞİ BİR DÜNYAYA AÇIK MEKTUP   Deneme yazıları zaman zaman eleştiri, makale, köşe yazısı, anı gibi türlere yaklaşır. İnsanı en çok çarpan denemeler ise şiire yakın olanlardır. Şiire, yani insana. İnsanı merkezine almayan her yazı yapaydır, koftur, kurudur, cansızdır, hareketsizdir. Çünkü harfleri bir araya getiren aşktır. Kelimeler gönül …

Louis-Ferdinand Céline: Değer taşıyan tek hikâye, bedelini ödediğinizdir

Louis-Ferdinand Céline yirminci yüzyıl Fransız edebiyatının önde gelen yenilikçilerinden. Öfkeli ve dağınık üslubuyla dürüstlük, güzellik ve her türlü değerden yoksun dünyaları kasvetli bir hava içinde betimlemede usta bir yazar. Umutsuzluk, ahlak dışılık, şiddet ve pornografik öğelerle dolu yapıtlarında dünyaya ve insanlara duyduğu öfkesi her satırda hissedilir. Bir ara benimsediği Yahudi …

Yunus Meşe, İki Saatlik Sessizlik

Siyah perdeyi araladım hafiften. Göle doğru uzayan sokağa baktım. Sokak lambaları yandı birden. Elinde poşetler olan adamlar geçiyor ara ara. Aceleci kadınlar, çocuklarının ellerinden tutmuş anneler… Ağır ağır tırmanıyorlar yokuşu, kayboluyorlar sonra. Biraz sonrası göl. Perdeyi kapattım. Odam karanlığa büründü yine. Eşyaların görünümü değişti. Kül tablasındaki izmaritler odaya ağır bir …

Mustafa Akar, Planör

sana uçak alamıyorsam türkiye ekonomisi kötü gidiyor demektir. ama düşün ve unut hemen şimdi bisiklet ölüme inandırmaz insanı sana uçak almak da istemem motorların sesindeki aldatır bizi kekeleyen acil iniş çağrısı kesin kez devrimdir yanlış durakta inmiş iki eski dost olabiliriz buysa çok güzel odalara sığmazsak kardeşlik ne güne duruyor …

Ah Muhsin Ünlü, Resulullah’la Benim Aramdaki Farklar

Resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim. Resulullah yolda Ebu Bekir’i görse “Es Selamu Aleyküm Ya Sıddık” derdi, Ben yolda Ebu Bekir’i görsem tanımam. Resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım. Ben annem ölürken çok ağladım çünkü. Annem gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz. Resulullah Azrail’i yolda …

Edip Cansever, Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka

Ne çıkar siz bizi anlamasanız da Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da. Hiçbir şey! Kadınlar geçtiği o kadın kokusu anlarında Yıkanmış, mayhoş ve taranmış duygularıyla Dönüşür içimizde az menekşe, bir sarmaşık Menekşe, hadi neyse, mor deriz sarmaşıklara Mor deriz, mor bilinir …

Hayatımızı Mahveden Kadınlar Nasıl Bir Kitap?

İbrahim Varelci değerlendirdi.  İnsanlar ikiye ayrılır: Bir kadın tarafından hayatı mahvedilen erkekler ve bir erkeğin hayatını mahveden kadınlar. İlk bakışta bu iddia çok acımasız gibi görünebilir. Aslında kitabın esprisi de burada. Kitapta başlı başına kadınlığın mahvedici rolü ele alınmamış; fakat bir kadın eğer isterse bir erkeğin hayatını nasıl mahvedebileceğini, hatta …

Hermann Hesse, Doğu Yolculuğu

“Kemandan mı? Ben aslında Kral Davud’u düşünmüştüm.” “Nasıl? Kral Davud’u mu düşünmüştünüz? Onun bununla ne ilgisi var?” “O da müzisyendi. Çok gençken Kral Saul’a müzik çalardı, kimi zaman onun moralini müzikle düzeltirdi. Sonra kendisi kral oldu, türlü türlü kaprisleri ve eziyetleri olan büyük, kaygılı bir kral. Başında bir taç taşıdı …

Burak Salih Selçuk, Beni Kendinde Ara

Tüm kalabalıklar içinde yalnızlık nasıldır. Acı, ağır, kötü, katı. Anlaşılmamak. Anlatamamak. Duyuramamak. Gece olanca seyrinde gündüze doğru yol alırken bir nebze olsun anlaşılabildiğimi düşünüyorum. Dışarıda kar yağıyor. Sis. Gecenin bu vaktinde alt yoldan bir adam geçiyor. Bembeyaz kar örtüsünün üstüne hunharca basıp ilerliyor. Derin çukurlar açıyor yerde. 44 numara ayakkabılarının …

Erdem Öztaşa, İnsan: bir kahkaha ya da acı verici bir utanç

Rüzgâr ısırıyordu suratımı soğukla beraber ve ben yürümeye çalışıyordum. Aklımda hep aynı nakarat… O nakaratın ortasında bir çizik hep… Ve yollar hep karmakarışık, insanlar bulanık, gökyüzü biraz daha karanlık ve yağmur yerine taş yağıyor sanki… Öyle yakıyor canımı… Ama yağmurdan ziyade kalbime yağan ateş yakıyordu canımı… Önümde bir karanlık yol …