Şiirler Yazıları

Kazak Abdal, Ormanda Büyüyen Adam Azgını

Ormanda büyüyen adam azgını Çarşıda pazarda insan beğenmez Medrese kaçkını softa bozgunu Selâm vermek için kesen beğenmez Âlemi ta’n eder yanına varsam Seni yanıltır bir mesele sorsan Bir cim çıkmaz eğer karnını yarsan Câmiye gelir de erkân beğenmez Elin kapısında kul kardaş olan Burnu sümüklü hem gözü yaş olan Bayramdan …

Ece Ayhan, Usta İşi

1.Fakir kuş hiç unutmaz, kitapların yakıldığı yıldı Kırk kapıdan birden devletle girdiğini gördük Başsız bir at ve içindeki solgun süslü binicisinin Dervişlere göre parçalanmış ölüm doğudan dönüyordur Onun için ki acı bir suyla üçe bölünmüştür bir kent 2.Fakir kuş hiç unutmaz, ustaları ölmüş oğlan çocukları Denizden çıkınca birbirlerinin saçlarını tararlardı …

Nur İpek Önder, Apoptozis

sonrası boğazımı yırtan çığlık gibi bir ekim ölüm üstüne düğüm düğüm üstüne düğüm attığım nefesime takılan tek isim olmayı kendine yediremeden gittiği vakit avucumda bir buz parçasından şuleye döndüğü vakit o vakit ki ben şehrin sırtından eksik olmayan kasvetiydim iki el silah sesi, iki el ilah esiydim siz ne kadar …

Nurullah Kuzu, Dağınık Kara

kara kara huylandım da kuyulandım hayata su topladım durmadan, taş attım kendime boşluklar vardı, sessizlik ve birkaç damla mürekkep dağıldı kara ben aslında dağınık bir kederdim, dalgın bir kusur soyumun mirası, alnımdaki oyuktan oyma gövdem ruhumun ücra yeriymiş, kanayan bir ülkeymiş insan. o ilk talan o ilk yağma o ilk …

Muhammet Çelik, Artislik Akıyor Paçalarımızdan

benim bir mağaram var sarkıtları sizsiniz dikitleri biz ve akşam olduğunda bir bütündür orda kalplerimiz yutarak birbirini tanrının diktiği elbiseleri yırtarak yıkılır kocaman bir uğultu olur girer çıkarız dünyaya sıkışan pencerelerimizden girer çıkarız züleyhanın baktığı kuyulara ter kokularıyız birbirimizin, biliriz kimin soluğu kimin boğazında parmak uçlarıyla birlikte dudakların da ateşlendiği …

Mahmud Derviş, Yabancıyı Tanımıyorum

yabancıyı tanımıyorum ve de yaşadığı güzel günlerini bir cenaze gördüm ve yürüdüm tabutun arkasından başımı öne eğerek, saygıyla diğerleri gibi. bir neden bulamadım sormak için kimdir bu yabancı nasıl öldü, nerede yaşadı zira nedenleri çoktur ölmenin bunlardan biri de yaşamak sancısı kendime sordum: bizi mi görüyor yoksa hiçbir şey görmeyip …

Ali Seyyah, Çolak Ressam

nehri tedirgin geçiyordun koşarak gergin ağlarla bana tedirgin örgülü saçların sığmadı ellerime bu eğri avuçlarla seni nasıl tutayım ben çolak bir ressamım, iyi türkü söylerim iyi de ne kelime kırık döküktür evim dudağından bellidir bir çölü soracağın öyleyse suya kanma bu bahçeye varmadan buluttan çit öremem boğar bahçelerimi uçurtma bilmem …

Yunus Emre, Sen Canından Geçmeden

Sen canından geçmeden, canan arzu kılarsın, Belden zünnur kesmeden, iman arzu kılarsın. Men arefe nefsehu, dersin illa değilsin, Melaikten yukarı, seyran arzu kılarsın. Tıflı nareste gibi, eteğin at edinip. Ele çevgan almadan, meydan arzu kılarsın. Bilemedin sen seni, sedefte ne cevhersin, Mısıra sultan iken, Kenan arzu kılarsın. O ezel aleminde …

Arzu Özdemir, Gazel

Varlık içinde toyluk, yokluk içinde soyluk buldum Fani dünyada kendimi bir çaresiz konuk buldum Garip olur aşka tutulan, gözünden kandır akan Gün gece ahlanan, âşığın içini oyuk buldum Feleğin çarkı döndükçe hesaplar görülür tek tek Bu ne biçim çelişkidir her hileyi bozuk buldum Büyük derdin sahibi büyük dermanın mazharıdır Fakirlikten …

Rıdvan Gecü, Vice Versa

bir anket defterinde soruldu: -şair olmasaydınız ne olurdunuz- iltifatları için teşekkür edip, kendi yoluma gidecektim. çenemi tutamıyorum dünyaya bir şey olmaya gelmedim, etiketlere itikatsızım bir ağacın büyümesindeki sırrı da henüz çözebilmiş değilim. uğraşıyorum yirmi üçümdeyken geçirdiğim gereğinden fazla yaşamışlık hissimden söz edecektim; teşhisi koyunca iyileştim. hastalıklar böyledir batak oynarken bütün …