Şiirler Yazıları

Ahmet Erhan, Bir Baba İçin

Odamın ışığı yanıyor bütün gece Ellerimi dizlerime koyup, ikibüklüm bir olağandışılık arayarak Gördüğüm, duyduğum her şeyde Öylece oturuyorum: Güneş parmaklarını sürünceye dek Koyu bir karanlığa Bulanmış pencereme.. Bir gece kelebeği Dolanıyor lambanın çevresinde Usuldan bir rüzgar esiyor Yaşlı incir ağacının dallarına yürüyen Sütün sesini duyabiliyorum Deniz az uzakta İç geciriyor …

Beyazıt Bestami Keçeli, İsa’dan Sonra 6

Babama Hangi dilde seni sevsem sabah inkılap olur boynum vurulur şehrin orta yerinde çarmıha bulaşır ellerim İsa’nın ellerinde Nemrut dağında çürümeye terkedilen tanrılar gibi çaresiz, çatlak,yalnız. bayramlarda hatırlanan, aynı delikten çok defa ısırılmış kirli, nasırlı, çirkin, kan davasında kalemi kırılan Ellerin. Sirenler yaklaşıyor git gide, saklanacak yerimiz yok. Ellerini saçlarıma …

Atakan Yavuz, Eski Vinç Parçaları İçin Tersine Mühendislik

Ben daha iyi yenileyim diye Hafriyat kamyonları dolaşıyor şehirde Noterler daha geç kapanıyor Karaköy köprüsü uçmayı çoktan unutmuş Reji’den dönerken bizim mahalleye Ayşe’nin allıksız yanakları Ben daha iyi yenileyim diye Ayşe’yle ben, kuşlu peşkirle siliyoruz anıları Bizi çirkin buluyor turna boyunlu vinçler Ben daha iyi yenileyim diye Kaldırımlar giderek daralıyor …

Rıfat Eroğlu, Meta Nikâhı

ahir zaman imamı aldığı reytingle muktedir ve ben beklerken dualarla gelmeni tutukluğunu dilediğim hayatın âtılı olmayı istemem etiketin yarısını bulamadım henüz meşrubat kutusunda adını gökten düşen üç elmayı hesaba dahil edemedim daha ekonomi tuttum çünkü ayakta babamın borcunu ödeyerek nerde bir menkulüm varsa orda ona şirk koştu bir banka yazmıyordu …

Eyyüp Akyüz, Cilalı Kalp Devri

bıraksalar, gözleri önünde dünyanın aşka duracak kadınlar imzasız senetler gibi yetim bir ömrün kapısını aralayıp usulca önce ilan, sonra aşk budur artık yürürlükteki kanun eskir diye yaşanmayan gıcır gıcır gıcırdayan bir hayat bir gizli evraktı kalp sahibinden başkasına açılmaz şimdi cilalı kalp devridir yaşadığımız şimdi reklamlara bakıyoruz aynalar kırık herkes …

Ahmet Telli, Yenildik

                                  Yenildik; Şimdi kim bilebilir zakkumun O kekre tadını bizim kadar Tenimize sinmiş sülfür kokusunu Soluğumuzdaki cıvayı kim duyar İntikamcıydı bilim, sezgimizse Gölgesi sulara vuran bir ceylan Neyi yaşamışsak ömrümüz diye Derimize yazdı o …

Nazım Hikmet Ran, Tahirle Zühre Meselesi

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil, bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte yani yürekte. Meselâ bir barikatta dövüşerek meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken meselâ denerken damarlarında bir serumu ölmek ayıp olur mu? Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da hattâ sevda …

Onur Bayrak, Bak Buradayım Baba

burada her dünyanın en ucunda zayıf bir tiksintiyim kalkıp gitsem bile bir serüven yok ki bağrına içli bir sessizlikle bassın beni burada yasal kötülükler kavrarken her şeyin iç yüzünü bu pisliğe bu pislİkle gömülmek sonra beyaza boyanmış bir mezarda nasıl duruyorsan öyle durmak baba uzun otlar yanık otlar bir hayat …

Behçet Necatigil, Nilüfer

Ben oraya koymuştum, almışlar, Arasına sıkışık saatlerin. Çıkarır bakardım kimseler yokken; Beni bana gösterecek aynamdı, almışlar. Kışken ilkyaz, sularımda açardı; Buzlu dağlar gerisine kaçıracak ne vardı? Eski defterlerde sararırmış yaprak. Beni bana gösterecek anlamdı, almışlar. Bir ışıktı yanardı gecelerde; Akşam, çiçekler uykuya yattı, Sardı karşı kıyıları karanlık- Beni bana gösterecek …

Cengizhan Genç, Beni Çağıran

Ayaklarımızı bağlayıp iplere Kendi kendimizi astık çocukluğumuzdan Yakup ve ben -yakın arkadaş değiliz- Tahtadan kuşlar yontar,üflerdim uçsunlar diye Yakup kurbağaları dinler, ben karanlığı severdim Etrafımızı çevirirdi yetişkin bakışları Çeşit çeşit ateşler görürdük, çeşit çeşit balkonlar Yakup Yakup olarak kalmak isterdi Ben Yusuf olmak Kendimi kuyulara atardım Kalbimi emanete bırakmış adamlar …

Dilek Kartal, Panik Atak

doktorum panik atak diyor ensemdeki iğnelere ter bezlerim avuçlarıma saldırıyor hadi bunları zannediyorum, hadi diyelim hiçbiri yok bir küçük zanaks, günde bir defa ativan hadi diyelim hepsi peki bu 16. kat bu çok uluslu şirket yataklık da mı etmiyor ingiliz aksanlı türklere lütfen şaka olsun dedirten sıklıkla bölüm 52 çekim …

Abdüssamed Bilgili, İç Derin Bir Sıkıntı

mutluluk orada bir yerde miydi ben mi görmedim gündüz sefasının bir adı da kahkaha çiçeği kahvenin telvesinde ev özlemi kalırmış ne oluyorsa perdeler kapandıktan sonra bir karınca bir yudumu omuzladıktan ilk defa omzunu öptüğüm zaman niyeyse peygamberin mührü geldi aklıma seni görünce ayın aldığı yeni hal beni irkitmez çünkü yalnızlığımla …

Ahmed Arif, Karanfil Sokağı

Tekmil ufuklar kışladı Dört yön,onaltı rüzgar Ve yedi iklim beş kıta Kar altındadır. Kavuşmak ilmindeyiz bütün fasıllar Ray, asfalt, şose, makadam Benim sarp yolum, patikam Toros, Anti-toros ve asi Fırat Tütün, pamuk, buğday ovaları,çeltikler Vatanım boylu boyunca Kar altındadır. Döğüşenler de var bu havalarda El, ayak buz kesmiş, yürek cehennem …