Şiirler Yazıları

Ahmet Erhan, Akşam Güneşi

Hayatım temsili bir yenilgi gösterisidir Okulu seven çocuklara bıkkınlık getiren Yağmurda yalnız kalır, seyircisi yoktur Onun için yaşamak alelade bir lükstür Rüzgara karşı kalem oynatır hayatım Damla damla büyür beyninde bir gül Bir şiirdir ve hiç de kötü değildir Dizeleri birbirine iteleyerek geçer Sararmış bir devrimci fotoğrafıdır hayatım Genelevi bulamayan …

Selahattin Yolgiden, Gittiğim En Uzak Yer Sizdiniz

herkes bir sebepten ölür, sorun değil bu asıl sorun yalnızlığından kaçmaları bazılarının herkes birinin kalbindeki bir yeri açar dokunduğu zamana kadar bilinmeyen bir narı parçalayıp da her tanesine bir nar olduğunu anlatmak da neyin nesi ya da gittiğiniz her denizden aldığınız bir bardak su, deniz olduğunu bilir mi tek başına? …

Arif Nihat Asya’nın En Güzel Söylenişi Bu Olsa Gerek; Aff-ı Umumi

Kazayı, belayı, eceli; Habil’i, Kabil’i Melek olduğuna güç inandığım Azrail’i Affettim. Beddualarıyla dili; Sonu gelmeyecek masallarıyla Başı, ayağı, eli, Afettim. Açarken yapraklar, açarken güller Diyar diyar, belde belde, dağ dağ Gölgemin gölgesi kara haber, Seni de; Takdir, mukadderat, kader; Seni de affettim. Bahçemi beğenmeyen çiçekleri de, Soframı hor gören yemekleri …

Kazım Güler, Sergüzeşt

büyüyeceksin çocuk, sıkı giyin kalbini. öğreneceksin; sana atılmayan her ok önce sana saplandığında. anlayacaksın; kavmin yanlış yerlere göçtüğünde hiçbir yerin doğru olmadığını. -bu hançer fazla büyük, iyisi mi göğsümde dursun. canımın yarısını kaybettim; denizin mavisi, kuşun kanadı kırıldı. canımın yarasını kaybettim; bir dağ oluştu kaybetmişliğimden. en iyi uzaktan bakılır sana; …

Ahmet Ömer Yazıcıoğlu, Nesin Sen?

Martın bir armağanıyım şu yaşam evrenine. Belki de kapanmayan boşluklardan birisiyim. Otuz iki farklı yöntemle anlatılır otuz iki farklı dil ile Önemsiz! Belki de martılara atılan simitlerin, Dökülen susamlarında ki günah bekçisiyim. Yüksekten bakınca ufak bir ayrıntıyım, Ayrıntıya bakınca yüksek bir ünlem. Tarihlerin sıralandığı rakamlar arası çizgiyim, Ya da Dünyaya …

Aşık Behlül Ali, Geldim

Büsbütün şavkın da tutmuş alemi Parlıyor cemalin nur diye geldim Ağılı hançeri vurdum sineme Dertliyim hallerim sor diye geldim Görmesin gözlerim ezel ben ölem Sakınırım sana erişir alem Boyun usul boylu kaşların kalem Saçından iki tel ver diye geldim İçerimde yanar ateşin ördün Hergiz iflah etmez şu beni derdin Hey …

Yıldıray Karasu, Gök Bilim

Ben bir bulut değildim karanlıkta Yarına bir yumruktum belki düne bir düşmüş Dün düşmüştüm ben bugün değil Tükenmişti sanki tüm duymak istediklerim Ve eşdeğer değildim karanlıkla Hiç fark edilmemiş bir griydim Hiç terk edilmemiş mavileri özleyen. Tüm tuvaller beni bilmezdi Kelimelerimse bir bilinmezlik ordusuydu Ne varsa yorgun ve yitik Ne …

Ahmet Güntan, Beyaz Peugeot

güneşin altında radyo dinleyen çocuk sen bu dünyaya mı aitsin hayatın nasıl olduğu değil kimlerle olduğu önemli dersin göğe ara sıra başını kaldır bak öyleyse kendine ait bir yıldız bulabilir misin içinde hiç bir şey olmayan bir dünya özlüyorsun hadi bir kaç şeyi daha atsak boşluğa sevinir misin sevdikleriyle anlaşamayan …

Mustafa Akar, Planör

sana uçak alamıyorsam türkiye ekonomisi kötü gidiyor demektir. ama düşün ve unut hemen şimdi bisiklet ölüme inandırmaz insanı sana uçak almak da istemem motorların sesindeki aldatır bizi kekeleyen acil iniş çağrısı kesin kez devrimdir yanlış durakta inmiş iki eski dost olabiliriz buysa çok güzel odalara sığmazsak kardeşlik ne güne duruyor …

Ah Muhsin Ünlü, Resulullah’la Benim Aramdaki Farklar

Resulullah süper bir insandı, ben o kadar değilim. Resulullah yolda Ebu Bekir’i görse “Es Selamu Aleyküm Ya Sıddık” derdi, Ben yolda Ebu Bekir’i görsem tanımam. Resulullah asla yalan söylemezdi; ben annem ölürken hiç ağlamadım. Ben annem ölürken çok ağladım çünkü. Annem gırtlağından hırıltılar çıkarırken nasıl terliyordu, görmeliydiniz. Resulullah Azrail’i yolda …

Edip Cansever, Ne Gelir Elimizden İnsan Olmaktan Başka

Ne çıkar siz bizi anlamasanız da Evet, siz bizi anlamasanız da ne çıkar Eh, yani ne çıkar siz bizi anlamasanız da. Hiçbir şey! Kadınlar geçtiği o kadın kokusu anlarında Yıkanmış, mayhoş ve taranmış duygularıyla Dönüşür içimizde az menekşe, bir sarmaşık Menekşe, hadi neyse, mor deriz sarmaşıklara Mor deriz, mor bilinir …

Cahit Koytak, Münzevinin Aynaları

Ya olmasaydın, Tanrım, Ya olmasaydın! İnsanların en hakiri olduğumu düşünüp de Ruhumu oruçlarla, erdemlerle Kırbaçladığımda Bakışlarımdaki kibri aynada Yakaladığım zaman Utançtan yüzümü avuçlarımla Kime kapardım, Tanrım? Ya olmasaydın! İnsanların en kibirlisi olduğumu düşünüp de Onurları kırılmışların önünde Yere kapandığımda Varlığım bu küçümen tanrıların ayaklarıyla Bir kenara itildiği zaman Yakınmalarımı, sitemlerimi …

Gürsel Bektaş, Sesin Suya Karıştı

Gülmelerin çok giyinik biraz üstünü çıkar İçtiğim kahveye kokusu sinen kadın Sesin suya karıştı daha gelmedik daha Kan bozar rüyayı susmaman lazım Ucum bucağım görünmez seni duyunca Gel ve toparla beni, odalarımı, şiiri Gururumuz uzun aydınlıklı zamandır Dedim çünkü sana sırrım olsun istedim Biçimsiz yeniliğinde bulduğum sevinç Yüzünü öpeyim senin …