Şiirler Yazıları

Sabahattin Ali, Kızkaçıran

Dağlar dik, çeşmeler kuru, Yarimin benzi çok sarı; Ölüm var, dönülmez geri; Yürü yağız atım, yürü. Dağlar geçilmiyor kardan; Aman yok candarmalardan. Ayrılamadım bu yardan; Yürü yağız atım, yürü. Yarim bu gece yoruldu, Kaçırdığıma darıldı; Bak, daha sıkı sarıldı; Yürü yağız atım, yürü. Nasıl titriyor korkudan: Kaldırdım onu uykudan; Sesler …

Sinan Karadeniz, Gülünce

Gülünce sanki dünyayı topluyorsun yüzüne İnci inci diziliyor gökyüzü, yeryüzü, deniz ve ağaçlar Bahar rüzgârı toplanıyor ve kopuveriyor saç uçlarından Gülünce dünyayı tamamlıyorsun, boy veriyor bahçelerde sana doğru otlar Gün ışığı, güzellik buluyor yüzüne yansırken İncelip gölgeye veriyor yanağında kendini Ufuk oluyor gözlerin en uzakları birleştiren Kuşlar sen gülünce, takalar, …

Hulki Aktunç, Şiir Nasıl Diretir

Biz bu dünyaya çok sert çakıldık baba.Fakat mıhlara pas vuran suyuzdur da. Göz, gözyaşıyla alınmış bütün mevzilerinden kaçıp caysa da, huydur, biz oralardayız. Yaralıyız yağmur cümle yaralarımızı bağışlar sağaltırsa da. Suyuz. Kim bilir kaç mevsim kaç fırtına yolumuzu yanıltır. Biraz ve derin. Sonra güncelerimizi dönülmez zamanlarla sarartan o garip devrim, …

Gülten Akın, Kestim Kara Saçlarımı

Uzaktı dön yakındı dön çevreydi dön Yasaktı yasaydı töreydi dön İçinde dışında yanında değilim İçim ayıp dışım geçim sol yanım sevgi Bu nasıl yaşamaydı dön Onlarsız olmazdı, taşımam gerekti, kullanmam gerekti Tutsak ve kibirli -ne gülünç- Gözleri gittikçe iri gittikçe çekilmez İçimde gittikçe bunaltı gittikçe bunaltı Gittim geldim kara saçlarımı …

İzzet Yaşar, Kanama

ölüm onun tek suçudur şimdi sevgi aranızda yarısı söylenmiş bir söz sen tamamlayacaksın unutma dudakların ılık bir tadı özlüyorsa akşam serinliğinde sesi boğazımda acı bir yudum cömerttir gözyaşına ülkemizin dağları uykunun kanla bölündüğü akşam onun avcundan dökülenleri sen paylaşacaksın dostlarınla derin kuyularda soğurken sular onu haklı kılacak budur biraz da …

Blaga Dimitrova, Kadın Olmak

Kadın olmak acı verir, Bir genç kız olduğunuzda, acı verir, Bir sevgili olduğunuzda, acı verir, Bir anne olduğunuzda, acı verir, Ama yeryüzündeki bütün acıların en dayanılmazı, Bir kadının, bir gün biteceğini Bilmeden çekmesidir Bütün bu acıları. Blaga Dimitrova İZDİHAM

Metin Altıok, Bir Acıya Kiracı

Sen ey kendiyle yetinen! Fosforun yeri gece, Ne yapar gecesiz ateşböceği? Belki anlamsız ve delice Kumrunun inanılmaz yuvası Bir direğin tepesinde. Ama boşluktur biraz da bir kuşu biçimleyen, Bence böyle, seni bilemem. Sen ey kendiyle yetinen! Ne derlerse desinler Su eğimine gidecek. Sen şaraba banılmış ekmek! Deltasıyız bütün sözlerin ve …

Murat Menteş, Deplasmanda Plasebo

Allah’ım kaderimde anarşi ve protesto antidepresanlar ve içi boş bir gardırop ne de çok yer kaplıyor mesela Al Pacino yardımın gerekiyor Kadıköy’deyim stop. Allah’ım kaderim bu sentimental ambargo: Alternatif referans potansiyel salvo yok, sadece klostrofobi, hicran türbülans ve şok; cariyeler çekilmiş yeraltına cumburlop. Allah’ım kaderimi sen yazdın sen bilirsin kalbim …

İhsan Deniz, Yaz Kalbiyle Gelir

Yaz kalbiyle gelir aramıza. Çocukça bir nazla hızlanan suskun ve acemi dudaklara.. Yağmuru ve bulutu tutar, gölü efsunlar, soğuk bir bahçe tadı bırakır gözlerin kilitlendiği bîçare dakikalara. O kalp üşüten haz, her sabah rûha değen netameli sıyrık; ürpertir dili ve dilin içinde yırtılan kasveti.. Bütün gece bir mahzen sızısıyla mayalanan …

Ahmet Hâşim, O Belde

Denizlerden Esen bu ince hevâ saçlarınla eğlensin. Bilsen Melâl-i hasret ü gurbetle ufk-i şâma bakan Bu gözlerinle, bu hüznünle sen ne dilbersin! Ne sen, Ne ben, Ne de hüsnünde toplanan bu mesâ, Ne de âlâm-i fikre bir mersâ Olan bu mâi deniz, Melâli anlamayan nesle âşinâ değiliz. Sana yalnız bir …

İlhan Berk, Eşik

“Çok oldu, bir akşam beni sıkıverdi etin türküsü Ön kapıdan bir adım attım doğru o karanlık O kalemler, defterler, yalnızlıklar Edibe’nin koyduğu Bir karanlık iyi günler diyor iyi günler durup baktık Bütün o şehirler biraz önce yangından çıkmıştı sanki O uyumalarını uyanmalarını ben bir güzel yaptım Şimdi kimse dünyada senleyin …

Ahmet Erhan, Bir Baba İçin

Odamın ışığı yanıyor bütün gece Ellerimi dizlerime koyup, ikibüklüm bir olağandışılık arayarak Gördüğüm, duyduğum her şeyde Öylece oturuyorum: Güneş parmaklarını sürünceye dek Koyu bir karanlığa Bulanmış pencereme.. Bir gece kelebeği Dolanıyor lambanın çevresinde Usuldan bir rüzgar esiyor Yaşlı incir ağacının dallarına yürüyen Sütün sesini duyabiliyorum Deniz az uzakta İç geciriyor …

Beyazıt Bestami Keçeli, İsa’dan Sonra 6

Babama Hangi dilde seni sevsem sabah inkılap olur boynum vurulur şehrin orta yerinde çarmıha bulaşır ellerim İsa’nın ellerinde Nemrut dağında çürümeye terkedilen tanrılar gibi çaresiz, çatlak,yalnız. bayramlarda hatırlanan, aynı delikten çok defa ısırılmış kirli, nasırlı, çirkin, kan davasında kalemi kırılan Ellerin. Sirenler yaklaşıyor git gide, saklanacak yerimiz yok. Ellerini saçlarıma …