Şiirler Yazıları

Pablo Neruda, Güz Çiçeklerinden Nazım’a Çelenk

Niçin öldün Nâzım? Ne yaparız şimdi biz şarkılarından yoksun? Nerde buluruz başka bir pınar ki onda bizi karşıladığın gülümseme olsun? Seninki gibi ateşle su karışık acıyla sevinç dolu, gerçeğe çağıran bakışı nerde bulalım? Kardeşim, öyle derin duygular, düşünceler yarattın ki bende, denizden esen acı rüzgâr kapacak olsa bunları bulut gibi, …

Hilal Karahan, Yürüyüş

neredeyse geceydi, yürüdü yüzünü yaşlı ev. gücünü küçümsemişti yorgunluktan, yolun kuytusunda kudurmuş otlar. her şehre aynı sokaktan girerdi yabancılar. henüz saçını sarıyorken deniz, bu hırlayan, hıncahınç gökyüzü müydü ayın damarlarını suya sallayan? yüzeyde bırakıp yağlı algıları, boz-bulanık, zamanın ve mekanın bu eriyiğinden sapsız bir acıydı dibe çöken, yapayalnız… hâlâ vakit …

Melike Kılıç, Yakınma

Çok kavi sınanıyoruz Açılır kapanır, dağılır toplanır, gider gelir sedyelere kuşlar karışınca. Beyaz odalardan yeşilliğe özenmenin mahcubiyeti Senin olmayan hayretini hatırlatıyor bana Yarım kalışını, şaşırma lüksünün elinden alınışını Ki sen deyince apayrı bir utanışa açılıyor pencere; Kuşlar sustu. Sensiz yalnız kalan herkesi bir başına bıraktın Bir başka bahçe gösterdin onlara …

Yahya Kemal Beyatlı; Mehlika Sultan

Mehlikâ Sultan’a âşık yedi genç Gece şehrin kapısından çıktı: Mehlikâ Sultan’a âşık yedi genç Kara sevdalı birer âşıktı. Bir hayalet gibi dünya güzeli Girdiğinden beri rü’yalarına; Hepsi meshûr, o muammâ güzeli Gittiler görmeye Kaf dağlarına. Hepsi, sırtında aba, günlerce Gittiler içleri hicranla dolu; Her günün ufkunu sardıkça gece Dediler: ”Belki …

Abdulkadir Budak, Hayatta Ben En Çok Annemi Sevdim

Can Yücel`e nazire Ona göre baştan beri iflâh olmaz biriydim Babam korkuydu bana, annem yürek serinliği En sevdiği oğluydum -bana hep öyle gelirdi- Uzun avcı öykülerini ilk ondan dinlemiştim Hayatta ben en çok annemi sevdim Sözümona büyümüştüm, ekmek getirirdim eve Annem öldü, düşüyorum, koptu salıncağın ipi Anahtarsız bir kilide benzediğim …

Konstantinos Kavafis, Barbarları Beklerken

Neyi bekliyoruz böyle toplanmış pazar yerine? Bugün barbarlar geliyormuş buraya. Neden hiç kıpırtı yok senatoda? Senatörler neden yasa yapmadan oturuyorlar? Çünkü barbarlar geliyormuş bugün. Senatörler neden yasa yapsınlar? Barbarlar geldi mi bir kez, yasaları onlar yapacaklar. Neden böyle erken kalkmış imparatorumuz, şehrin en büyük kapısında neden kurulmuş tahtına, başında tacı, …

Karacaoğlan, Ben Güzele Güzel Demem

Ben güzele güzel demem Güzel benim olmayınca Muhannetin kahrın çekmem Gel deyip de gelmeyince Gelirim amma döverler Bizi bu ilden kovarlar Güzel olanı severler Ben ölürüm görmeyince Var ol yürü var ol yürü Kara bağrın yere sürü Döğün döğün ağla bari Benim gönlüm olmayınca Senin çağın geçer olur Bu dünyalar …

Wislawa Szymborska, Hiçbir şey olmuyor iki kez

hiçbir şey olmuyor iki kez ve olmayacak da. Bu nedenle işte deneyimsiz doğmuşuz ve rutinsiz öleceğiz. yinelenmeyecek tek bir gün bile, birbirine benzer iki gece yok. Ne aynı olan iki öpücük, ne de gözlere bakan aynı bakışlar. dün, hani birisi adını söylediğinde yanımda yüksek sesle, bir gül düşmüştü sanki açık …

Osman Özbahçe, Adını Kapamadım Eğri Cümleden

Ben yürüdükçe ardımdan bir eğri cümle Kahkahayı patlatır bir eğri cümle Sağ işaret parmağının öğretmeni olup bir eğri cümle Sallar sallandıkça kendini durduramaz bir de Durmaz çünkü durduramaz hiçbir şeyi de bir eğri cümle Başımın kestiği havayı Ve durdurup trafik bozan bir kahkahayı Bir şey bu benim yürüyüşüm Amansız olmaktan …

Anna Ahmatova, Bilmiyorum, Yaşamakta mısın Öldün mü?

Bilmiyorum, yaşamakta mısın, öldün mü? Dünyada bir yerlerde bulabilir miyim seni Yoksa, akşamın yaslı karanlığında Bir ölüyü mü düşünmeli.. Her şey senin için: Gün boyunca dualarım, Uyuşturan ateşi uykusuz gecelerin; Şiirlerimin beyaz sürüsü, Ve mavi yangını gözlerimin.. Hiç kimse daha yakın olmadı bana, Hiç kimse böylesine üzmedi beni, Acıya salıp …

Sezai Karakoç, Balkon

Çocuk düşerse ölür çünkü balkon Ölümün cesur körfezidir evlerde Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların Anneler anneler elleri balkonların demirinde İçimde ve evlerde balkon Bir tabut kadar yer tutar Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen Şezlongunuza uzanın ölü Gelecek zamanlarda Ölüleri balkonlara gömecekler İnsan rahat etmeyecek Öldükten sonra da Bana sormayın böyle nereye …

Fatma Şengil Süzer, Ey Kelimem, Sevgilim, Beni Savun

İyi geceler efendim, geldim ve gittim Kimseye bir şey demeyecektim Bir kesik açılmış bir kütükte Kelebekler fışkırmış gibi bir şey oldu, konuştum Ey kelimem, sevgilim, beni savun. Bunlar etiketlerim, biletlerim, yolcuyum Bir adımı bir adıma Bir ismi bir isme ekliyorum Bunlar da kazınmış saçlar Ayna önünde gencecik ellerce kazınmışlar Diplerindeki …

Cahit Koytak’ın Zarifoğlu’na İthaf Ettiği Şiir; “Orada Ağaçlar Nice Ve Çiçekler Nasıl?”

Cahit Zarifoğlu’na Ormanın yüreğinde bir pınarsın Bülbüllerin hüzünle Tanrıyı övdüğü yerde İççeken borazanların. Udların Ve pars diyorsun – uyuyakalmış parsın Nergisin Ermiş erimiş timsahın Rüzgâr münzevi ıslığını getiriyor sadece Münzevi titrek derin Adsız bir şüphe gibi hayata karşı Müptedi imanını sınayan Yârenlerin Sen uyku tutmayan yolcusu güvertelerin Çatıkatlarının ve steplerin …