İbrahim Varelci Yazıları

İbrahim Varelci, Eda Tezcan’ın Masumiyet Daima adlı hikâye kitabını değerlendirdi

Hikâye denildiğinde insanın içine ilk düşen duygu samimiyet oluyor. Samimiyeti var eden duygu da masumiyettir elbette. Unutulmaz hikâyelerin odak noktasına bakıldığında bunu hemen görebiliyoruz. Bir yazar, sert bir hikâye yazarak da samimi olabiliyor, bir aşk masalı yazarak da. Burada konunun önemini elbette göz ardı edemeyiz; ama hikâyede ne anlattığınızı biraz …

İbrahim Varelci, Senem Gezeroğlu’yla Postmodern Edebiyat hakkında konuştu

  Öykülerde mesaj verme kaygısına nasıl yaklaşıyorsunuz. Edebi bir metin, roman veya öykü mesaj vermeli midir? Sadece öykü için değil edebi metinlerin hepsi için diyeyim. Evet, her edebi metnin anlattığı bir şey vardır. Bu, onun “ne”sini oluşturur, derdini yani. Yazarın bunu okura sunma biçimi de “nasıl”ıdır. Ve bence önemli olan …

İbrahim Varelci, Atakan Yavuz’un İyiler Asla Özür Dilemez kitabını değerlendirdi

İYİLERİN ÖZÜR DİLEMEDİĞİ BİR DÜNYAYA AÇIK MEKTUP   Deneme yazıları zaman zaman eleştiri, makale, köşe yazısı, anı gibi türlere yaklaşır. İnsanı en çok çarpan denemeler ise şiire yakın olanlardır. Şiire, yani insana. İnsanı merkezine almayan her yazı yapaydır, koftur, kurudur, cansızdır, hareketsizdir. Çünkü harfleri bir araya getiren aşktır. Kelimeler gönül …

İbrahim Varelci, Güray Süngü ve A. Ertuğrul’un Hazırladığı Korkut Ata Ne Söyledi kitabını değerlendirdi

KORKUT ATA O GÜN NE SÖYLEDİ, BİZ BUGÜN NE ANLADIK? Dede Korkut Hikâyeleri, Oğuz Türklerinin yaşamını bütün yönleri ile ele alan, sembollerin diliyle konuşan büyük bir değerler bütününü oluşturur. Bu hikâyeler, şimdilerde unutulmaya yüz tutmuş ve bu yüzden tekrar hatırlamamız gereken kültürel değerlerden bahsediyor. Tam da kültürel erozyonun açığa çıktığı …

İbrahim Varelci, Şeref Bilse’in Yalnız Şiir Kitabı

ŞAİRİN YALNIZLIĞI  Neyi anlattığınıza biraz da nasıl anlattığınız karar verir. Üstelik şiir adına konuşuyorsanız ve söyledikleriniz, şiirin adımlarını takip edemiyorsa laf kalabalığından öteye geçemiyor. Bu haliyle şiir eleştirisi salt teknik açıdan mümkün olabiliyor. Peki, şiire nesnel bir eleştiri getirmek mümkün müdür? Aslına bakılırsa eleştiri politik bir kavramdır. Eleştiride esas konu, …

İbrahim Varelci, Dilek Kartal’ın son kitabı “Çifte Açmaz” hakkında yazdı

  HAKİKATİN ŞİİRSELLİĞİ VE ÇİFTE AÇMAZ Hayatından memnun olanlar şiir okumaz. Onların ne şiirden alacakları bir şey vardır, ne de şiir onlara bir şey verebilir. Çünkü onların, hayatla olan bağı ontolojik olarak kopmuştur. Bir insanın hayatından tam olarak memnun olması, onun duygu dünyasının kapalı olmasına işarettir. O, bakıyordur ama göremiyordur. …

İbrahim Varelci, Serkan Türk Şiiri ve Uzun Ruhlu Bir Cüce

Şiirin insanların üzerinde bıraktığı etki, o şiirin gücünü ortaya koyar. Şiirdeki etki, eğer varsa, ona karşı konulamaz. Birkaç mısra bile insanı şiire çeker ve artık o kişi, şiirin içindedir ve şiirin ritmine göre soluk alıp veriyordur. Kelime oyunlarına pek başvurmadan, okuru imge bombardımanına tutmadan, şiirini olabilecek en saf haline dönüştürüp, …

İbrahim Varelci, İnsan Yürümeden Varmak İsteyendir

  Adımlar ilerlerken gidilecek yer yaklaşmıyorsa, varıldıktan sonra  “olunacak”  bir yer kalmamış demektir. Yollar hep çıkmaza mı sürüklüyor bizi? Hakiki bir yolcu mu değiliz, yoksa yollar mı tükendi? Vaz mı geçtik artık her şeyden, kendimizden, sevgiden, aşktan? Neden bu kadar dermansız kaldık? Kendimize karşı bile elimiz kolumuz bağlı bir haldeyiz. Oysa …

İbrahim Varelci, İnsanın Baharı Yoktur Sonbaharı Vardır

Her şey ölür. Bazı şeyler olmadan ölür. Ölünce olunur, olmadan önce ölünürse yazık olur. Zaman, sürekli ölüş halindedir, zannedildiği gibi oluş halinde değil. Yavaş yavaş bir ölüme maruz kalır ya insan, bu yüzden yaşadığını zanneder. Yaşamak bir zannetme biçimidir; belirli bir zaman diliminde varoluşu hissetmek, hepsi bu. İnsan, ölümü sadece …

İbrahim Varelci, Kaçış

karanlığa yumdum gözlerimi nefesini kolay işitirim diye yalnızlığın bağladım kendimi mahzun bir çocuğun uçurtmasına sonra oturdum dünyanın düzelmesini bekledim oysa rüzgârlı havalarda saçların başına belaydı rimelin akmasındı tamamdı bu iş, yağmurdan da nefret ederdin stiletto ve bilimum platform topuklu ayakkabılar şimdi beni dinler misiniz ben şehir dışına çıkıyorum, kendimin de …