Edebiyat Yazıları

Kurt Vonnegut Kılıbık mıydı?

Kurt Vonnegut ve 16 aydır evli olduğu eşi Jane ile 26 Ocak 1947’den itibaren geçerli olan bir sözleşme yapmış. Sözleşme, Dan Wakefield editörlüğündeki Kurt Vonnegut: Letters kitabında yer almakta. İşte Vonnegut ve eşinin sözleşmesi: “Ben, Kurt Vonnegut, aşağıdaki taahhüt listesine sadık kalacağıma yemin ederim: Karımla yaptığımız anlaşmaya göre, karım bundan …

Yunus Meşe, Geç Kalmış Bir Şapka

Adım Ali İhsan. Orada olduğunu biliyorum. Bu hikâyeyi sana anlatmam gerekiyor. Beni bil diye ismimle başladım. İsmimi bilmesen karşında bir hayalet varmış gibi olur. Anlatacağım hikâye de anlamsız kalır. Hikâye bittiğinde son cümleyle birlikte ben de ölürüm. Adım Ali İhsan. Var olan herhangi bir şeyin önü ya da ardı değilim, …

Mahmut Dilmaç, Sadık Hidayet’in Kör Baykuş kitabına dair notlar

Kör Baykuş Sadık Hidayet’in 1936’da Bombay’da yayımladığı başyapıtı, kendi deyişiyle “özenle hesaplanmış, net, bilinçli etkilerle dolu” ve “her sayfası bir partisyon gibi düzenlenmiş”. Romanın ilk baskısı Hindistan’da yapılmış ve İran’da satışı yasaklanmıştır. Yazarın kitapları birçok dile çevrilmiş ve çeşitli yazar ve edebiyatları etkilemiştir. Kör baykuş, Behçet Necatigil’in çevirisiyle Varlık Yayınları’ndan …

Umut Sarıkaya, Sakızım Düştü

‘Basarsan alırsın’lı ‘koşu yoluma at’lı klasik bir maçtı. Terden saçlarım birbirine yapışmış, boynumdaki kir çizgileri, güneşin altında başım zonklaya zonklaya oynuyordum. Takım olarak ise gerçekten rezil bir durumdaydık. O kadar kötü bi durumdaydık ki kalecimiz kendini bilmez bi şekilde sanki sol açık gibi topu alıp karşı takımın kalesine doğru artistik …

Tolstoy ile konuştuk!

Shakespeare’dan sonra dünya dillerine en çok tercümesi yapılan yazar. Uzun yıllar seyahat etmiş, tabiatı ve insanı incelemiş, çağını çok iyi gözlemlemiş bir yazar. Ama o sadece bir yazar değil; aynı zamanda hayatı, tabiatı, insanı ve kendini; okumaya, anlamaya, anlamlandırmaya çalışan, sürekli arayış içindeki bir seyyah. Çağının aristokrat sınıfının gösterişli yaşantısına …

Atakan Yavuz, Amasya: Bir Şehirden Daha Fazlası

“Benim şehrim içinden Yeşilırmak nehrinin aktığı geniş bir vadide kurulmuştur.“ Böyle başlıyor sözlerine dünyanın ilk coğrafyacısı, meşhur Strabon. Amasya’dan bahsediyor elbet. İsmini kadın savaşçılardan, elmasın dokunulmaz asaletinden, kralların vakarından alan Amasya’yı, doğduğu şehri anlatıyor Fetihlerin çıkış yeri, Anadolu’un Bağdat’ı, akıl ve hikmet sahiplerinin şehri ve padişahların köşkünden bahsediyor. Dar-ül Fütuh, …

Jane Jacobs, Büyük Amerikan Şehirlerinin Ölümü ve Yaşamı

Bu kitap mevcut şehir planlaması ve yeniden inşasına bir saldırı niteliği taşıyor. Ayrıca ve en önemlisi de, mimarlık ve şehir planlaması fakültelerinden tutun da, pazar ekleri ve kadın dergilerine kadar her yerde öğretilenden farklı, hatta onların tam tersi olan yeni şehir planlaması ve yeniden inşası ilkeleri ortaya atmayı deniyor. Benim …

Nurdal Durmuş, Bugün Cumartesi – 3

Elimde eski bir oyuncak: Pinokyo. “Yalan söyleyince burnu uzar” diyen yalancılarınki gibi burnu uzamıyor. Üstelik tahtadan… Bir ceset gibi duruyor avuçlarımda. Bir oyuncağa yakışmayacak kadar renksiz ve soyut. Bir çocuğu ağlatacak kadar ürkünç ve ruhsuz. Hangi çocuk Pinokyo’yu sever bilmem? Zaten çocukluğumu yaşamak istediğimde çok büyümüştüm. Bu yüzden ben sevemedim. …

İsmet Özel’in “Faydasız Yazılar” Kitabından Alıntılar

22)“Peygamberimiz (s.a.v.) bize bir tek yol göstermiştir. O cahilî toplumu ve o toplumun kurumlarını ıslah etmemiştir. İnsanlığa parçalanamaz bir kulluk tavrı önermiş, örneklerini göstermiştir. Asr-ı saadette, putperest kafası mümin kafasına “inkılâb etmiş” değildir. Yalnızca “iman” kendi hakimiyetini sarsılmaz bir biçimde kurmuştur. Altın bulunmuştur. Bakırdan elde edilmemiştir.” / syf.112 21)“Bilelim ki …

Hazreti Ali Cenkleri, Kan Kalesi Cengi

Said bin Ubad derler, Medine’nin Padişahı idi. Rasul-i Ekrem Medine’ye gelince Said bin Ubad, Rasul-i Ekrem’i gördü, önünde imana gelip Müslüman oldu. Rasul-i Ekrem, Said bin Ubad’a dua edip çok iltifat eyledi. Said bin Ubad da Padişahlığını Rasul-i Ekrem’e verdi. Said bin Ubad, Rasul-i Ekrem yanında güzide sahabe olmuş idi. …

Tarık Buğra, Oğlumuz

Oğlumuz Karım, güneş belirmeye başlayan pencerenin önünde oturuyordu. Bütün geceyi orada geçirmişti. “Sen hâlâ yatmayacak mısın?” dedim. Doğruldu. Kül rengi pencerenin önünde sadece bir gölgeden ibaretti. Fakat bu gölgede beraber geçirdiğimiz yirmi küsur yılın her gününden bir şey vardı. “Ezan okunuyor” diye mırıldandı. Sesi bana hüzün verdi. Odamız bu dünyada, …

Esra Köse, İlk Hayalkırıklığı

Hatice, (üç yaşında bir şeker) pencerenin kenarındaki koltuğa tırmanmış, dikkatle dışarıyı izliyordu. Dışarıda bir şey gördüğü belliydi. Sağa sola yatıyor, el kol hareketleri yapıp bir şeyler mırıldanıyordu. Anneannesi onun neye baktığını takip etti. Kapının önünde küçük , küçücük bir kedi yavrusu vardı. Anneanne ve Hatice, yan yana oturup küçük kediyi …

Âşık Paşa’yı tanımak dili bilmektir ve tarihi

Asıl adı Ali olan Âşık Paşa, 1272 yılında Kırşehir civarındaki Arapkir’de doğmuştur. Baba ve anne tarafı bakımından devrin hatırı sayılır ailelerine bağlıdır. Babası Muhlis Paşa, Baba İlyas’ın oğludur. Şeyh İlyas olarak da anılan Baba İlyas, Horasan’dan Anadolu’ya göç etmiştir. Mutasavvıf ve fazıl bir kimse olan Şeyh İlyas’ın müritlerinin çokluğu devrin hükümdarı II. Gıyaseddin …