Edebiyat Yazıları

Yu Hua, Kanını Satan Adam

O akşam ailecek yatakta uzanırlarken Xu Sanguan şöyle dedi oğullarına: “Aklınızdan en çok geçen şeyin ne olduğunu biliyorum. Yemek yemek, pilav yemek istiyorsunuz, yağda kızarmış şeyler yemek istiyorsunuz, balık yemek, et yemek istiyorsunuz. Bugün benim doğumgünüm ya, şans sizin yüzünüze de güldü bugün, şeker bile yediniz, ama hâlâ aç olduğunuzu …

Hugh Thomas, Kazanacaksınız ama İnandıramayacaksınız

Irk Şenliği’nin yapıldığı 12 Ekim 1936 günü, Salamanca Üniversitesinin konferans salonunda büyük bir tören düzenlenir. Salamanca Piskoposu Dr. Plá y Daniel’in de hazır bulunduğu törenin konukları arasında Franco’nun karısı ve General Millán Astray da vardır. Törene, Salamanca Üniversitesi Rektörü Miguel de Unamuno başkanlık etmektedir. Başlangıçtaki formalitelerin ardından kürsüye çıkan General …

Nursema Şeyma Oflaz, Biraz Zaman

Onun için geldi ve geçti diyorlar. Bu sözde biraz dargınlık var elbette biraz sitem. Sadece diyorlar alıp oradan oraya attığı yetmezmiş gibi bir de saçlarımızdan tutup sevda yağmurlarında sürüklüyor bizleri. Yıkanıyoruz elbette dedi. Biraz biraz açıyor rengimiz. Onun mevsimi gibi, beyaz çiçekli bir sonbahara açıyoruz. Yazık ki bile bile döküleceğimizi yılmadan …

Ecem Aktaş, Rüya

Önerilen müzik: Beirut- Ederlezi Kapının sesini duydum, deprem oluyormuşçasına yatağımdan fırlayıp kapıya koştum. Minicikti ayaklarım, annem terliksiz olduklarını görüp üzülmesin diye daha da hızlandım. Odamdan salona açılan ilk yokuşa vardığımda başımı göğe kaldırdım. İri iriydi ve henüz deşilmemişti gözlerim. Makyaj yorgunlukları taşımasına da daha yıllar vardı. Masalsız uyuduğum gecelerin içli, masum …

Azize Kaya, Lavanta Tarlasındaki Kumru

Müthiş bir baş ağrısıyla uyandı. Gözlerini açtı. Etrafa baktı. Perdeleri kapalı camdan içeriye gün ışığı sızıyordu. Nerede olduğunu anlayamadı. Ahşap tavanlı taş duvarlı olduğuna bakılırsa bir çiftlik evindeydi. İki kapılı bir dolap, küçük bir yemek masası ve şömineyle ne kadar da şirindi. Kenarları işlemeli, yumuşak ve sabun kokan bir yorgan …

Esra Okutan, Aynasız Yaşayamamış Bir Ruh ”Giovanni Papini”

Bunca sene aynalara yanlış bakmışım. Otuz yıldır gördüğüm şey, bir biçim, şekil; kaşlarımın, gözlerimin yüzüme oranı ve aslında suretimdeki orantısızlıktı. ”Aynaya çok bakma, aynanın ardına düşersin” dese de büyükler, ben yine bakmaya devam ettim. Bu bakmalarımı kibir zannedenler de oldu. Hayır, güzel olduğumdan değildi . Ben, ”ötekim”i keşfetmiştim. Onunla tanışmaktaydım. …

Mehmet Sabri Genç-Bir Asrın Şahidi: Mitat Enç

Mitat Enç yeri doldurulamaz, mümtaz bir şahsiyettir. Bir bilim adamı, bir edebiyatçı, kendisini vatanının iyiliği için vakfetmiş biri. 1909 yılında Gaziantep’te dünyaya gelmiştir. Dünyadaki belli başlı şehirler o mümtaz şahsiyetleri sayesinde şehirdir ya da medinedir ya da medeniyettir. Eğer Oscar Wilde olmasaydı Dublin olmazdı. Mozart olmasaydı Salzburg olmazdı. Ahmet Hamdi …

Memet Fuat, Çağdaş Türk Şiiri Antolojisi

Çağdaş Türk şiirine kesin bir başlangıç noktası göstermek gerekir mi? Değişik dünya görüşlerine bağlı eleştirmenler siyasal kaygılarla, kendilerini kuşaklar arasındaki çekişmelere kaptıran eleştirmenler ise bireysel kaygılarla, çağdaş Türk şiirini başlatan şair olarak Haşim’i, Yahya Kemal’i, Nâzım Hikmet’i, ya da Orhan Veli’yi anarlar. Daha gerilere, Nedim’e, Şeyh Galip’e kadar gidenler de …

Antonio Gramsci, Edebiyatta Eleştirinin Ölçüleri

Sanatın, «istenen» ve öne sürülen siyasal bir propaganda değil de, sadece sanat oluşu düşüncesi, kendi çağlarım yansıtan ve belli siyasal akımları güçlendirmeye yardım eden belli kültürel akımların meydana gelişini engeller mi acaba? Sanmıyorum, hattâ böyle bir düşüncenin sorunu daha kökten terimlerle ortaya koyduğuna ve bu terimlerin daha etkili, daha kesin …

Halid Metin, Ölümü

Ufak bir salonda oturarak dondurma yiyorlar. Bu esnada birbirlerinin akıllarından geçenleri hiçbir zaman bilemeyecekler ve bunu akıllarından geçirmiyorlar. Dillerini bu kadar çok göstermeleri tuhaflarına gitmiyor. Ellerinde hafifçe sert bir şeyin içinde tuttukları eriyik bir şeyi ciddiyetle yalıyorlar. Kaç kişiden bahsediyoruz? Üç. Dondurmaları bitince bir şey konuşmadan kalktılar. Dondurmacıya paralarının bir …