Edebiyat Yazıları

Esra Okutan, Nesil Kokusu

Anahtarı her çevirişinde içerideki koku biraz daha hissediliyor; kapı açılınca keskinleşiyordu. Girişteki karanlık, açılan kapı ile biraz olsun aydınlanmıştı. Odanın küçük bir penceresi olmasına rağmen, açılan o kapı kadar aydınlatmıyordu içeriyi. Günün her saatinde o kapı hep açık kalmalıydı. Kapanırsa ayıptı. Sabah ezanıyla açılır, herkes uyuyunca kapanır ve bu döngü …

İstanbul Öykü Festivali’ne Hazır

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür Daire Başkanlığı ve Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) İstanbul Şubesi işbirliği ile bu yıl ilki düzenlenecek ‘İstanbul Öykü Festivali’ 15-16 Mart’ta Kızlarağası Medresesi’nde gerçekleşecek. Enine Boyuna Öykü Festival kapsamında; alanında uzman isimlerin katılacağı oturumlar, okumalar, atölyeler, sergi ve imza etkinlikleri gerçekleşecek. Festivalin onur konuğu ise gazeteci, …

İsmet Özel, Yazmak Nedir? Veya Bir Sevgili Ne İşe Yarar? (3)

Allah bizi bir erkek ve bir dişiden yarattı. Bu kelâmı söze “önce namazdan soracaklar” diye başlamışken yazışımın serencamı içine ne münasebetle dâhil ettim? Bunu bana letafeti elden bırakmayışım yaptırdı. Yaptığım araya lâf sokuşturmak değil, kaçınılmaz ve zaruri bir müdahaledir. Zihin ortamının eleştirisi söz konusu olunca yabancılaştırma efektinin yerini hiçbir şey …

Esra Tarakçı, Alper Tunga Öldü mü?

Benim tanıdığım Alper ölü doğdu. Ebleh insanlar yaptıkları aptallıkların ortaya çıkmasını engellemek için tarafların ya da bilirkişilerin birbirleriyle görüşmelerine engel olurlar. Böylece yapıkları hataları örttüklerini sanırlar. İşin kötü tarafı başarırlar da. Lakin zararı birebir alanların gözünde…….. hakaret etmemek için konulan noktalar silsilesi. Duygularını yoğun yaşayanlar anlık travmatik kararlar alır mı? …

Derya Yazgıç; Bir İstanbul Beyefendisi: Haldun Taner

Türk tiyatrosu denilince akla gelen ilk isimlerden biridir Haldun Taner. “Haldun Taner Tiyatrosu” ekolünü oluşturmuş ve Türkiye’de kabare tiyatrosunun temelini atmıştır. Fakat yaşamı boyunca sadece tiyatro oyunu yazmamıştır. Öyküleri, makaleleri, fıkraları, radyo skeçleri ve gezi notlarıyla hafızalarımıza kazınmıştır. Bu yazımda ben de dilim döndüğünce Haldun Taner’i sizlere anlatmak istedim. Keyifli …

William Faulkner, Ayı Kitabından Bir Bölüm

Bir adamla bir köpek de vardı bu seferinde. Koca Ben’i, yani ayıyı sayarsak iki hayvan ve iki adam, Boon Hogganbeck’i sayarsak, ve Sam Fathers’da akan kanın birazı da onda vardı, Boon’daki bu kanın daha bayağılaşmışından bile olsa ve yalnız Sam ve Koca Ben ve melez köpek Lion lekesiz ve bozulmazdı. …

İvan Sergeyeviç Turgenyev, Babalar ve Oğullar

1859 yılının 20 Mayıs günü, sırtında tozlu bir palto, ayağında damalı kumaştan bir pantolon, kırk yaşlarında bir beyefendi, … Şosesi’nin üzerindeki yolcu hanının alçak eşiğine şapkasını almadan çıkarak, yanakları dolgun, çenesinde beyazımtırak tüycükler bulunan, küçük gözleri donuk donuk bakan genç uşağına döndü: “E, Pyotr! Görünürlerde yok mu daha?” diye sordu. …

Güray Süngü’nün Kitaplarından 21 Alıntı

Güray Süngü, 1976 yılında İstanbul’da doğdu. Birçok dergide yazıları yayınladı ama en güzellerini İzdiham’da. Düş Kesiği adlı romanıyla 2010 Oğuz Atay Roman Ödülü’ne, Kış Bahçesi adlı romanıyla 2011 Türkiye Yazarlar Birliği Roman Ödülü’ne layık görüldü. 2014 yılında Deli Gömleği ve Hiçbir şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi kitaplarındaki öyküleri nedeniyle Necip Fazıl …

Kim?

Binlerce yıl öteden bir masal getirdim, dedi adam, kadının yorgun ve asırlardır ona dönmeyen yüzüne bakarak. Tepkisizliğe inat üzeri yıldız kaplı çuvalı karıştırmaya başladı ve eline ilk geleni çıkardı. Ya bu? Okyanusta batmış bir geminin pusulası, senin için onu korsanlardan çaldım, dedi. Bir boşluğu, üzerine güneş vuran mermer edasıyla izleyen …

Cafer Modarres Sadeghi, Ben Sabaha Kadar Uyanığım

Babam ve sayısını hatırlamadığım, içlerinden sadece birini tanıdığım –Golçin, ilkokul dördüncü sınıf öğretmenim– birkaç genç adamla İsfahan’ın Zayenderud* nehrinde yüzüyorduk. Geceydi, dolunay vardı ve gökyüzü bulutsuzdu. Suda sadece biz vardık. Suyun içinde de dışında da başka kimse yoktu. Siyosepol** çok uzakta değildi; ay ışığıyla pırıl pırıldı. Ortalık aydınlık sayılırdı. Su …