Edebiyat Yazıları

Abdussamed Bilgili, Kitaplarla Taşınmak ya da Sığamamak Duygusunun Bir Tasvir Girişimi

Bir yerden bir yere bir şekilde bazı şeyleri geride bırakarak götürdüğün bazı şeylerle birlikte değişerek (eksilerek mi demeliyim) gitmeye taşınmak diyoruz. Öyle veya böyle her taşınma içinde bazı heyecanlarla gerçekleşiyor. Bazı şeyler umarak taşınıyorsunuz. Sonrasında geride bıraktıklarınızın da sizinle geldiği oluyor. Gittiğiniz yerde sizi karşılamasını umduğunuz duygular da bazen sizi …

Can Trajedik, Tüm Delilleri Çürümüş Birinin Delili Kendisidir

  “Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir tür hata olmalı.” (Schopenhauer) Bugün, modern insan nasıldır? Sorusuna verilecek en dürüst cevap şöyle olmalıdır: “Modern insan mutlu insandır.” Ya da başka bir deyişle, …

Fyodor Dostoyevski, Yeraltından Notlar

Neden sizlere, “Baylar, değerli okuyucularım” diye hitap ettiğimi bilmiyorum. Yazacağım itiraflar ne yayımlanabilir, ne de birilerine okutulabilir. En azından ben, kendimde böyle bir cesaret görmüyorum ya da buna gerek duymuyorum. Fakat içimde karşı koyulamayacak bir istek var; ben de buna uymaya karar verdim. Mesele şu: Her insanın, herkese söyleyemeyeceği, sadece …

Sevgili kardeşim, ne yöne doğru gidiyorsunuz?

Siz bedel istiyorsunuz kardeşim. Sizden olmayanı kabul etmiyorsunuz. Sizden olmayana iş vermiyorsunuz. Sizden olmayınca asla görmüyorsunuz. Sizden olmayana kulağınız, gözünüz kapalı kardeşim. Yalnız sizin sesiniz ve şiiriniz var sanıyorsunuz. Hüsrana uğramaktan korkmuyorsunuz. Siz hesap yapıyorsunuz kardeşim. Gösteriş ve güç tutkunusunuz. Yol kurmayı değil yolunu bulmayı seviyorsunuz. Fani olduğunuzu unutuyorsunuz. Sizin …

Halil Cibran’dan Seçtiklerimiz

Her gün kendini yenilemeyen aşk, alışkanlık olur, zamanla köleliğe döner. Arkadaşını her koşulda anlamazsan, onu hiçbir koşulda anlayamazsın. Sen körsün,ben sağır ve dilsizim, elini ver ki anlaşabilelim. Kuş tüyünde uyuyanların düşleri, toprakta uyuyanlarınkinden daha güzel olmadığı için, hayatın adaletine güvenirim? Bana sessizliği ver ki, geceye cesaret edebileyim. Ruhum ve bedenim …

Nurdal Durmuş, Uyanınca Görülen Rüyalar Üzerine

Bekliyoruz! Mütemadiyen beklemekle geçiyor hayat. Birisini, ölümü, kıyameti, iyi olmayı ya da herhangi bir şeyi. … ama gelmiyor/sun ve geçmiyor!   Kırgınız! Bekle, gitme, yapma, etme, sabret, durma, sonra, sırası değil, başka zaman, üzülme, ağlama, bekleme, boş ver, bakarız, belki, diyenler yüzündendir kahrımız. Kirli hesaplar, kirli hayatlar, doymak bilmez iştah …

Dede Korkut’tan Bir Hikâye

Bir gün Kam Gan oğlu Han Bayındır yerinden kalkmıştı. Şami otağını yer yüzüne diktirmişti Alaca gölgeliği gök yüzüne yükselmişti. Bin yerde ipek halıcığı döşenmişti. Hanlar hanı Bayındır yılda bir kerre ziyafet verip Oğuz beylerini misafir ederdi. Gene ziyafet tertip edip attan aygır, deveden erkek deve, koyundan koç kestirmişti. Bir yere …

Albert Camus, Bir Alman Dosta Mektuplar II

Daha önce yazdım size ve kesin olarak konuştum, Beş yıllık bir ayrılıktan sonra, niçin daha güçlü olduğumuzu söyledim. Haklı olup olmadığımızı aramak için dolambaçlı bir yola saptık, hak kaygısı bizi geciktirdi, sevdiğimiz her şeyi uzlaştırmak çılgınlığına düştük, dedim. Ama bunlar üzerine yeniden dönmeye değer. Daha önce de söyledim size, biz …

Ali Şeriati, İnsan Niçin Efsane Üretir?

İnsanın hep yaptığı ve daima da yapacağı, -hatta şimdi bu­günün maddeci insanı ve öteki hayata inanmayan mantıkçı fi­lozofları bile yapmaktadır- işlerden biri, örneklikleri, güzellik­leri ve olması gerektiği halde olmayan dünyayı yaratmaktır. Tasavvuru ve tahayyülü dahi mevcut değilken bunu nasıl ya­pacaktır? İnsanın bu âlemde hissettiği yoksunluğu gidermeye yönelik çabalarından biri efsane …

Theodor W. Adorno, Kitle Hilesi Olarak Aydınlanma

Nesnel olarak nitelenen dinin desteğinin yitimi, kapitalizm öncesi kalıntıların feshi olan sosyolojik teori, teknolojik ve sosyal farklılaşma ya da uzmanlaşmayla birlikte kültürel bir kaosa öncülük ederek her gün yanlışlanıyor; üstelik şimdi aynı etkiyi herşey üzerinde yaratıyor. Filmler, radyo ve dergiler her parçada ve bütünde hep aynı kalan bir sistem oluşturuyor! …

Michael Wood, Geç Dönem Üslubu Önsözünden

Samuel Beckett sert ve karmaşık bir ironiyle, “Ölüm bir günümüzü boş tutmamızı istememiştir bizden,”(1) derken, ölümün çat kapı geldiğini ve bir şeylerle meşgul olduğumuz bir sırada da pat diye ölebileceğimizi ima eder. Ama ölümün bizi beklediği zamanlar da olur ve bu bekleyişin son derece farkında olmak da mümkündür. Böyle durumlarda, …

Gökhan Özcan, Kapsama Alanının İçinde

İnsanları kitleler halinde öldüren, şehirleri baştan başa tarumar eden bombalar icat ettiler, yetmedi. Onları yakan, zehirleyen, dumanla boğan ve daha kim bilir neler yapan yeni bombalar icat ettiler. Aşağıda çoluk çocuk var demeden, hasta yaşlı var demeden, o ölüm kusan bombaları insafsızca, acımasızca, vahşice şehirlerin üstüne bıraktılar. Onların yüksek teknoloji …

Gregor Samsa’yı Tanıyor musun Ramazan Abi?

Kuşların kanadının altındaki, bir damardan insanların “çevreyi ne kadar kirlettiğini bilimsel olarak kanıtlamak” için kan alıyoruz, hepsinden de tek özür dileyip salıyoruz. “Özür dilerim Hüüü” , Hü Hz.Süleyman’ın kuşu Hüdhüd ki kendisi Hz.Süleman’ın da dostu. Kuşların dilinden anladığından, kuşlarla konuşuyor Hz.Süleman. Bize de dostluk etsinler diye helalleşiyoruz saldıklarımızla. Hüdhüdlerin mekanı …