Cahit Revaha Kutsal, Bir Yemin Bir Yırtık

Bir yemin bozuldu
Böylece şehrin abileri bağlandı yakamıza
Külüstür özlemlerle
Son çağrıya el veren adamın
Hiçbir hakikat çıkmadı karşısına
Tükenmişti yağmur
Seni gördüm başladı
Seni gördüğümde bozuldu bir yemin.
Koşup harlanmış yüreğimi denize atmam gerek
Limelenmiş türkümüzü işçilere paylaştırmam
Bir yemin bozuldu
Ben acıyı babamdan miras almış değilim
Yemin bozuldu ona bir şey de sunamam artık
Ama büyüdüğümü anlasın diye
Her akşam bir çiçek yerleştirirdim
Tüfeğinin bir yerine.

Göğsümde açtığın bir yırtıkla dolaşıyorum sokakları
Tırnaklarımı kanatarak terk ederken yatağımı isyan
Aklımda oluşunu sorgulamam gerek
Elle sayılamayacak kadar çoğumuş kederlerin
Onlara bulaşmaktan korkuyorum
Çünkü bir benim sanıyorum terk edilmekten onurlu
Bir ben yırtığını kutsamayan

Biliyorum bu deşilmiş ilgiden seni kurtarmalıyım
Pişmanlık çarptırmalıyım günahlarımıza
Aklımıza cinsel sorular bulaştıkça utanmalıyım
Ama yırtığımdan içeri inkar giriyor sen yoksun
Tıkırtılarla geliyor cinnetim
Büyümüyor gölgem ışıktan uzaklaştıkça
Kalkıp geceye söylenerek
Aynalara koşuyorum yırtığın hesabını sormak için

Oysa bir adam
Yırtıklarla oynaşan
Bir kuyu ağzı kadar yere sahip değilken
Gördüğü derinliği kuyuya yoran
Şimdi neyin hesabını sorabilir?

Acıyı duyabilmek için gecelerce uğraşmadım mı?
“bir bilinmezsin” diye haykırdım dünyaya
Önümde yenilgileriyle bana sataşan günler
Göğsümde yırtık
Düşlerimden sigara sarıp içtim.
Düştüm
Ama ölmeyi düşlemedim
Düşebileceğim yerler var daha

Bir çocuğun gözleriyle lanetliyorsun bizi
Bunu açığa çıkan korkuların için yapıyorsun
Belki bir dize katamayabilirsin türkümüze
Hiç yoksa yağmurlanmış saçlarını
Seyredebileceğimiz bir yere sal.
Tükendi zannettiklerimin bir ucunda yaşam
Diğerinin gölgesine ellerin yaslanırdı
Keşke her sabah şaşırarak bakmasaydım yazgıma
Şimdi yeminler
Ellerinden uçuruma açılan kemirilmiş kapı.

 

Cahit Revaha Kutsal
İZDİHAM

 

      İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın