Bülent Parlak, Trapezin Elleri

Müminler kardeştir
İşte bu yüzden öldürürler birbirlerini
İşte bu yüzden dağların başına resim olan keklikleri
Bekleyip bir ağacın gölgesine yatarak
Vururlar ve kan hiçbir şeydir onlar için.
Şehirden köylere eskimiş diye gönderilen elbiselerin
Kederini de bilmezler
Çünkü modadır unutmak.
Parmağını prize şaşkınlıkla sokan çocuklara
Ceza verirler otobanlarda ateş aldıkları levhaları unutup.
Şiir yazar ve sadece korkudan şarkı söylerler
Oysa mercedesi olanın umudu artık kalmamıştır.
Zorbalaşırlar, sevişmekten gövdelerinde yer kalmayınca
Ve enteresan bir aşktır tekrar koca evine dönmek
İhanetin gözleri yataktan beri yoktur

Müminler kardeştir
İşte bu yüzden öldürürler birbirlerini
İşte bu yüzden tütüncü dükkânlarında trapezi över
Ama uzatmazlar kimseye ellerini.
Savaş günleri olmasa bile ekmek kuyruklarında torpil ararlar
Birkaç adım önde olmak için… Dalgınlık iyi bir bahanedir
Çağ atlarlar ama bilmezler
Acıya dokunmadan düşmenin bir önemi olmadığını.
Bütün düşünceleri kazanmak üzerinedir
Aşkta kaybetmeyi borsada kaybetmeye tercih ederler

Müminler kardeştir
İşte bu yüzden öldürürler birbirlerini
İşte bu yüzden çıkardıkları yasalara uygun birer ecnebi olur
Adliyede; bir hastaya yalandan bakan hastabakıcı gibi
Müvekkiline ilgi gösteren avukatlardan kanunlarda yırtık isterler.
Çünkü hiçbir mısranın sevgilisi olamamışlardır.
Devletin koridorlarına sığınıp pencereden baktığı boşluk olmasa
Varlığı anlaşılmayacak olan hademenin ölümünü
Kütükte açılacak bir kişilik kontenjan olarak algılarlar
Onlara göre yoksulluk kışla başlar, yazla biter
Ama bilmezler
Yaşamak varlığın kanıtı değildir

 

 

 

 

Bülent Parlak, Ricakeş 

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın