Bülent Ayyıldız Sorularımızı Cevapladı

1988 Bulgaristan doğumlu.

Biraz uçma biliyor.

Kalabalıklar içindeki yalnız adamla irtibata geçmek istiyor.

Doktora tezini bitirirse roman yazmayı bırakabilir. 

Bize dışarıdan nasıl göründüğünüzü anlatır mısınız, insanlar sizi nasıl biri olarak tanıyor? 

Şöyle; inatçı ve kûl, yarı zamanlı batılı bir entelektüel.

 

Hayatınızda ne oldu da yazar olmalıyım dediniz? 

Öyle bir şey demedim.

 

Eserlerinizden birinin yazılış hikâyesini dinlemek isteriz? 

“Afyonu Patlamamış Kabakçı Selim”i yazmadan önce, aksakallı bir tip gördüm Üsküdar’da. Geldi benden şarap parası istedi. Parayı verince de tuttuğun altın olsun, afyonum patlamamıştı dedi. Deyimi yanlış kullandı farkındayım.

 

Öykünüz bittiğinde ilk kime okutuyorsunuz?

Cezaevinde bir arkadaşım var. Ona okuturdum. İyi dalga geçerdi. Artık okutamıyorum.

 

Bir metni yazmaya başlarken olmazsa olmazlarınız nelerdir? 

Kızılderili geleneğinden gelen “rüya avcısı” diye elişi bir malzeme var. Kitabını yazdıydı Stephen King. O başucumda olmazsa yazamam.

 

Bir öykünüzün nasıl ortaya çıktığını anlatabilir misiniz? 

Sabah beşte kalkıp yarım saat koşarım. Koşamadığım zamanlar, Kampüsteki havuzda yüzerim. O esnada bir fikir gelir aklıma. Bir görüntü de olabilir bu. Sonra günün ilk kahvesini içerken olay örgüsü oluşmaya başlar ve ben ofisteysem, baba yadigârı daktilomun başına geçerim. Bir sayfa dolana kadar yazarım. Sonra yazdıklarımı bilgisayara aktarırken öykü biraz demlendiğinden sonunu da yazarım.

 

Edebiyatla yolunuz kesişmeseydi şu anda ne ile meşgul olurdunuz?

Yönetmenlik.

 

Yazarken size kılavuzluk eden şey hayat mı, okuduklarınız mı?

İzlediklerim.

 

Sizi okumaya hangi metninizden başlamalıyız? 

“İnsan Ne ile Şaşar” diye bir tiyatro eserim var. Bence en samimi eserim.

 

Öykü nereden geldi, nereye gidiyor? 

Bilinç dışından geldi ve bilinç akışına yöneldi ve bilinçsizce bir yerlere gidiyor.

 

Sizi hayal kırıklığına uğratan yazar kim?

Bülent Ayyıldız.

 

En son yarım bıraktığınız kitap? 

Elif Şafak, Baba ve Piç

 

Gece insanı mısınız, gündüz insanı mı? 

Gece

 

Kalem mi, klavye mi?

Daktilo

 

Geçmiş mi, gelecek mi?

Şimdi

 

Yazarlık mı, okurluk mu? 

Artık eskisi gibi yazmayan bir okurun hazzını yaşayamam.

 

Pop mu, rock mı?

Heavy Metal.

 

Fantastik mi, romantik mi?

Epik.

 

Netflix mi, YouTube mu? 

Netflix.

Zeynep Kahraman Füzün

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın