Birnokta 147’den mısraları Fatma Şengil Süzer seçti

yalan yok, çoğunca
kendimize kaçarken yakalanırız aşk’a
çözümlenemez birer sır bellerler bizi
Bünyamin Durali
(Birnokta, 147)

bir kış geçti üzerimizden
adını bile bilmediğim
o gece geçti üzerimizden
çoktan yitmiş
o ekmek bıçağı geçti aramızdan
Suavi Kemal Yazgıç
(Birnokta, 147)

Şiirler arası bir pansiyonda,
Her ranza çift katlı bir musallaymış.
Hüzün, yatılıymış ciğerlerimde
Elime ses bulaşmış
Ulaş Konuk
(Birnokta, 147)

Sulardan geçer gibi, sevdiğim, ince sözüm
Bana çıkar buz tutmuş yolların mesafesi
Tanınırım çekemediğim yalnızlıkların acemiliğinden
Bu duruş bu bedene iyi durur bilirim
Hadi dönelim, en az benim kadar ister herkes bunu
Dünya beklesin, kum saati beklesin, deniz biraz daha
Ölümden bunu istemek ne kadar çılgınca oysa
Mustafa Uçurum
(Birnokta, 147)

Çok pişmanım bu dünyayı dudaklarından öptüğüme
Hangi kuytuda öğüreyim sen söyle
Dua et
Melekler üflesin üzerime

Hiç bakma sağına soluna
Beni bir kat aşağıya koymuşlar
Yalnızlıkla ihtişamın arasına
Duasız bırakma

Erken kalkanla erken evlenen aldanmazmış
Ben ikisinde de yanlış yapsam olur mu
Şiirle kaplasam eski defterlerimi
Kalbi kararmışlar için uyarı olsam ekran altlarında
Azıcık komiklik yapsam
Kukla oynatsam
Uslu uslu yatsam bundan sonra
Koç başlarıyla vurmasam kapanmış kapılara
Çıkar mı benden bir edimlik dua
Aylaklığı bıraktım
Uzanıyorum bak kuşluk vaktinin yanına
Tuncay Günaydın
(Birnokta, 147)

Gönül göğümüzde bir beyaz bulut
…..

Kulağı duyana gözü görene
Susurak anlatır bakarak sorar
Adres defterini gözden geçirir
Yerinde duranı tutup silkeler
Karşıya geçeni siler defterden
Tayyib Atmaca
(Birnokta, 147)

yürüyorum,
bitimsiz yenilgilerle yürüyorum.
kafeste çırpınan ümide hüzünle bakarak,
çileye çile katarak yürüyorum.
Arif Dülger
(Birnokta, 147)

Bilirim cirmi kadar yer yakar yoksulluğun öfkesi
Tasım yok tarağım var, başım ağır ve yekten
Giderim bir ırmak boyu özgürlük saçılır peşimden
Metin Tonbul
(Birnokta, 147)

bir kadın evlerde yaşlanıyor
sahanlık diplerinde ağlayan kızlarıyla
bir çingene atının yelesiyle yüzyılı yorumluyor
aydınlar geçiyor tramvaylar otobüsler
bedenden kurtulmuşluğun haykırışı gibi çay
ve kaşıklarda ortadoğu sesleri
Ali Yasin Güzey
(Birnokta, 147)

Fatma Şengil Süzer hazırladı. Allah razı olsun emeklerinden.
İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın