Beyazıt Bestami, Sevgili Salma

Sevgili Salma

Bu sana kırkıncı mektubumun ilk dördüncüsü, son dördünü de göreceğiz birlikte kısmetse.

Uzun zamandır sana yazmıyorum farkındayım, ama bunun için geçerli sebeplerim var inan. Örneğin daha yeni askerden geldim ve beş parasızdım, aşk ile askerlik üst üste binince zor oluyor inan.

Ama, askerde sık sık aklıma geldin Salma

Bu mektubuma ufak bir rica ile başlamak istiyorum, Senin bi sevgilin vardı, Antonyo Banderastan sonra benden önce olan, hani şu Yahudi olan. Biraz nüfuzlu biri galiba O. Salma ona söylesen de şu ordusu hayvanlıklarına bir son verse olmaz mı, çok üzülüyoruz biz burada.

Salma sen olmayınca aklımı başıma alıp bolca günaha giriyorum, ama Allah biliyor ya kalbim temiz. Sensiz ruhumda eksik bırakılmış çok yanım var,bunları tamamla demiyorum ama kırılmış taraflarını onarsan hiç fena olmaz hani.

Salma, bensiz oralarda başına bir iş gelecek diye çok korkuyorum. Aşık olman gibi yani

Ama bir yandan da senin ahretini düşününce içim ferahlıyor ve kendi kendime diyorum ki

Aşk oduna yanmayana insan, aşk için ölmeyene şehit mi denirmiş

Salma! Senin için bir şeyler yapmak istiyorum, yani kahramanın olabilmek için elimde yeterli argümanım yok, çok çaresizim lütfen yardımcı ol.

Ah Salma, sen iste bütün kornerler penaltı olsun, yürüyelim sahil boyu kâğıt helva alalım. Kağıdını ben yerim helvası senin olsun. Ya da boş ver tüm bunları evde oturup eski televizyonumuza bakalım. Kumanda çalışmazsa senin dizin incinmesin kafama vurursun.

Ya öylece sus ya da bir şeyler söyle. Hatta istiklal marşını oku ben ayağa kalkayım, ayağı kalkmışken sana bir bardak su getireyim.S en suyu iç kalan kısmı şerbet olsun diye buzlukta bekleteyim, çok soğuk olmasını düşünme. Adını söylerim yanında, ısınır her şey.

Ah Salma benim romantikliğimi sorguluyorlar. Baş başa yemekteyken elini yakan mumu cezalandırmak için mumu yemişsem bunun nesi garip Allah’ını seversen.

Ah Salma merkez üssü içimdeki depremin, sana geliyorum desen müzayedede satılır bütün saatler kıymete biner yüzümüzü ekşittiğimiz her şey.

Ey en menkul, ey makul kıymetlim hangi yaramı kaldırsam altından adın çıkıyor, bütün sahip olduklarımın altına dinamit döşedim o elinde tuttuğu kibritle aynı anda yüreğimi de çakmakta özgürsün.

Salma, gözleri sulak yerde yerde yetişmiş yarim. Burada olsan toki, gözlerini kentsel dönüşüm kapsamına alır diye çok korkuyorum. Sizin oralarda El Turco güvenilir esnaf demekmiş, benim sana olan aşkımı bilselerdi,esnaf değil aşık derlerdi.Ama sen yine de bana çok güvenme.

Salma! Sana bu mektubu yazarken İstanbul’un 45 günlük suyu kalmış, Tayyip cumhurbaşkanlığına hazırlanıyor, ruhumuzu hala paraya esir almak için uğraşılıyor ve Fenerbahçemiz yeni sezon hazırlıklarına başlamış olacak.

Burada her şey aynı, Tarık bedelliyi bekliyor, Kaan hala bir şampuan reklamında rol alıp parayı vuramadı, Berkan çay ocağını bırakıp kitap çıkardı ama hala bir bar kapısında –siz benim kim olduğumu biliyor musunuz diyemiyor, Bülent abi sözlüklere girdi Bülent Parlak tipi mutsuzlukla, H harfi ile başlayan bir arkadaş vardı neyse önemli değil. Faize, harama ve rüşvete çok inanırdı.

Yani Salma içimin toprak bütünlüğü için acilen buraya gelip devrim yapman şart, sahipsiz vatanın batması haksa,ya sensiz kalan benim Salma.

Beyazıt Keçeli, bkeceli@gmail.com, 0 507  641 80 33, Sarıyer

İZDİHAM
     

 

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: